Ulusal Yüksek Başarımlı Hesaplama Merkezi Yaz Okulu

0
FZ
Ulusal Yüksek Başarımlı Hesaplama Merkezi (UYBHM) projesi kapsamında, bilim ve mühendislik alanlarında çalışan ve öncelikle hesaplamalı yöntemleri dağıtık bellekli ve çok işlemcili mimarilerde kullanma deneyimi kazanmak isteyen araştırmacılara yönelik olarak, 15 Haziran - 26 Haziran 2009 tarihleri arasında, yüksek başarımlı hesaplama ve paralel programlama alanlarında iki paralel oturumla on iş günü sürecek bir yaz okulu planlanmıştır.
Yaz okulu kontenjanı her oturum için 30 kişi ile sınırlı olup, İstanbul Teknik Üniversitesi Ayazağa Yerleşke'sinde organize edilecektir. İlgilenen araştırmacıların http://workshop.uybhm.itu.edu.tr bağlantısından yaz okulu içeriğine ulaşıp, başvuru formunu doldurabilirler.

Planlanan yaz okulu öğretim üyeleri, doktora sonrası araştırmacılar, yüksek lisans ve doktora öğrencileri başta olmak üzere tüm kamu ve özel sektör araştırmacılarına açıktır.

Saygılarımla,
Prof. Dr. M. Serdar Çelebi
UYBHM Projesi Yürütücüsü
http://www.uybhm.itu.edu.tr

Görüşler

0
FZ
"... paralel programlama alanlarında iki paralel ..." ifadesi de güzelmiş :) Bilgisayarları paralel olarak programlamak isteyen insanların birbirlerine paralel odalarda oturup paralel seanslarda çalışmalari filan :)
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

Bilgisayarlı Eğitime Destek Kampanyası

xelon

NTVMSNBC'nin anasayfasında bulunan "Ülkemizin geleceğine sahip çıkalım" linkini tıkladığınız takdirde Türkiye içerisindeki herhangi bir okula kampanyaya katılan sponsorlardan biri sizin adınıza bağışta bulunuyor. Gelen sayfada ise bağışın hangi okula ve hangi sponsor tarafından olduğu belirtiliyor. Ne kadar çok tıklarsanız o kadar çok bağış gerçekleştiriliyor.

Ayrıca kredi kartı ile bağış yapmak için yada kampanya ile ilgili bilgi almak için www.bilgisayarliegitimedestek.org adresine girebilirsiniz.

Amerika yanıyor, Internet ayakta!

larweda

Dün Birleşik Devletlerde meydana gelen terörist olaylar, hem Amerika hayatını ve ekonomisini, hem de Dünya gündemini ve ekonomisini derinden sarstı. Olaylar olurken ve olduktan sonra Amerikadaki sabit ve mobil iletişim şirketleri atyapı kısıtlamalarından tamamen yetersiz kaldılar. Ama internet`i hayatının içinde yaşayan amerika, ciddi bir iletişim aracı olarak e-mail'i kullanmaya devam etti. Ben Amerika'daki haber almak istediğim bütün arkadaşlarıma sadece e-mail ile ulaşabildim. E-mail'e fazla yüklenilmesi de Hotmail, Yahoo gibi yüksek miktarda e-mail servisi veren sunucuların fazla yüklenmesine ve servis verememesine sebep oldu.

Fazla Yaklaşma Gözün Bozulur...

musshani

İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Hayati Tolun, bilgisayarın gözleri bozmadığını belirterek, "Ancak kişilerde daha önceden var olan göz sorunları, yoğun bilgisayar kullanıldığında ortaya çıkar" dedi.

Bilgisayarda bir insan yüzü ne kadar gerçekçi çizilebilir?

redogre

Cevabı burada! Driver 4 oyunu için hazırlanmış bir karakter çizimi.

Müjde! Bilişimin arsa derdi çözülüyor...

bm

Biz burada Larry Wall'un davranışından felsefi manalar çıkartmaya, hem Malkoçoğlu rumuzu kullanıp hem beynelmilel seviyede kaliteli yazılar yazarak Türk'ün Türk kalarak sadece batılının sanılan oyunu oynabileceğini göstermeye ve bu nevi pek çok faydalı iş yapmaya çalışırken öbür taraftan birileri devletimizin aklına bilişimle ilgili birşeyler sokuyor. Buradaki habere göre Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun "Uygun yerde bedelsiz arsa tahsis etmeye ve Bakanlar Kurulu kararıyla enerji ve vergi muafiyeti gibi teşvikleri vermeye söz veriyoruz" demiş. Vergi muafiyetini anladım ama arsa ve enerji nereden çıktı? "Bilişim şirketlerinin toplanarak bir sanayi bölgesi kurmaları" teşvik edilecekmiş. Bana mı öyle geliyor yoksa "sanayi bölgeciliği" diye bir rant işi mi var Türkiye'de?

Internet yavaş, pahalı ve kesiliyor; ilginç donanım buraya getirilmiyor, iyi teknik kitap bulamıyoruz filan diye şikayet edildiğini duydum ama doğru dürüst iş yaptığını düşündüğüm bilişimcilerden "ah ah keşke bütün şirketler yanyana olsa" diye bir şey hiç duymadım. Pardon düzeltiyorum, hiçbir bilişimciden duymadım bunu. "Ne güzel ofis bilmemne maliyeti olmadan evimizden çalışabiliyoruz" yahut "net sağolsun bir sürü bilgili insanla dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar etkileşebiliyoruz" diyen çok bilişimci tanıyorum tabii. Bunun sebebi galiba benimle konuşan bilişimcilerle devletimizin aklına bu fikirleri sokan bilişimcilerin farklı olmaları.

Sizin aklınız eriyor mu "ithal veya yerli bilişim profesöründen gelir vergisi almayacağım", "telekom işini dehal halledeceğim", "bilişimde şirketleşmek artık 5 dakika", "Türk gençleri evde oturup annelerine çay yaptırıken ABD'nın yüksek katma değerli bilişim sektörününde yer almalı" gibi şeyler demek varken, "arsa tahsis edeceğim", "teşviği insana değil bölgeye vereceğim, siz bölgeye gelin", yani bir yerde efektif olarak "Türkler Türkler'le yakın durup hep Türkler'le konuşsunlar ki Türkiye dışında hiçbir yerde doğru olmayan doğrular üretelim" denmesine? Kimler bu insanların aklına bunları sokuyorlar Allah aşkına? Ben mi çok huysuz veya cahilim yoksa hakikaten ters bir perspektif mi bu?