Semacode: Sanal dünya gerçek dünyanın hizmetinde

0
FZ
Semacode 2 boyutlu ve URL bilgisi taşıyabilen bir barkod. Basit bir yazılım kullanarak herhangi bir nesnenin üzerine yazılmış ya da yapıştırılmış bu minik, kare görüntüyü cep telefonunuzun kamerası ile okutur okutmaz hemen ilgili web sitesine zıplayabiliyor ve konuyla ilgili bilgilere erişebiliyorsunuz. Sistem açık ve genişletilebilir, herkes kolayca semacode tasarlayıp yazıcıdan çıktısını alabilir.

Peki ne işe mi yarıyor? Söz gelimi büyük bir gece kulübünün duvarına o anda çalmakta olan şarkının semacode barkodunu yansıtabilirsiniz ve böylece insanlar telefonlarını o görüntüye tutarak anında şarkı ile ilgili detayların bulunduğu web sayfasına erişebilirler. Veya marketteki bir ürünün üzerindeki iki boyutlu barkoda telefonunuzu tutar tutmaz o ürünle ilgili detaylara, kullanıcı yorumlarına falan erişebilirsiniz. Ya da bir toplantıda yaka kartınıza sadece minik bir barkod basarak insanların sizin vCard´ınıza ya da diğer istediğiniz bilgilerinize kolayca erişmesini sağlayabilirsiniz. Uygulama alanı olarak sadece hayalgücünüz ile sınırlısınız.

Detaylar ve örnek uygulamalar için: http://semacode.org/

Görüşler

0
sleytr
bir an için bu barkodu vücuda dövme olarak yaptırmanın gençler arasında trend haline geleceğini, daha uzak bir gelecektede mecburiyet haline gelmesi olasılığını düşündüm. ürperdim!
0
FZ
Valla kafayı böyle ürpertici şeylere yormak yerine daha eğlenceli ve yaratıcı şeylere yorsak nasıl olur diyorum, bir yanı ile çok hoşuma gitti benim bu semacode fikri ;-)

Akabinde yazarın okuduğu bir makaleye zıpladım, şu anda ise evdeki hemen her türlü taşınabilir eşyaya birer ``dosya ismi´´ verip yani bunlar RFID ile işaretleyip sonra da bilgisayarımla sürekli iletişim halinde olacak bir tür Lego Mindstorm robotuna, ``kahverengi kupamı getir, sonra mavi tükenmez kalemimi getir ve bir de en kalın çizgisiz defterimi´´ demeyi düşünüyorum ;-)
0
sleytr
tüm gün yerinden hiç kıpırdamadan sadece beynini çalıştırıp göbeğini büyütmek fikri güzel görünüyor aslında.
ama, bir dakika. . .
evet, evet bu benim zaten hergün yaptığım şey :) sanırım o yüzden güzel göründü. ama bari çayımızı kendimiz alalım :)

0
FZ
Hayır hayır! Bu benim yaptığım şey! Benden bahsediyorsun! :-P
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

Herşeye rağmen Pozitif HAZİRAN sayısını çıkarttı!!!

adonis

Pozitif e-dergi tüm olumsuzluklara rağmen tam 230 sayfa bir dergi daha çıkarttı. Bakmak isteyenler için adres: http://www.pozitifpc.com

Yine 50 sayfaya yakın bir GNU/Linux içeriğine sahip.

Pi sayısının 1 trilyon 400 milyarıncı basamağı kaç?

conan

Hürriyet gazetesinde okuduğum bu habere göre Tokyo üniversitesinden Yasuma Kanada ve ekibi 5 yıl vererek yarattıkları bir programla 400 saatte pi sayısını 1 trilyon 400 milyar yakınlıkla hesaplamayı başarmışlar. Kendilerine ait yaklaşık 20 yıllık rekoru da kırmışlar.

Gazeteye göre bu hesabı yapmak o kadar da önemli değilmiş. Çünkü astronomlar bile bu kadar sayıyı kullanmazlarmış :P Pi`nin tanımı da var gazetede, okuyalım :)

Yeni ve Tek Dünya Şampiyonu: V.Kramnik

sefalet

Yirmi yıla yakın zamandır satranç dünyası iki ayrı kuruluş ile temsil ediliyordu.Birden fazla dünya satranç şampiyonunun ortalarda gezdiği bu süreçte, Klasik Satranç Dünya şampiyonu ve FIDE Dünya Şampiyonu vardı.

IBM'in Playstation 3 işlemcisi Cell ile Son Marifeti

spiderman

Cell Broadband Engine yani Playstation 3'ün kalbi diyebileceğimiz işlemciyi IBM yeni kullanım alanlarına sürmeye devam ediyor. Fakat bu defa Motorstorm ya da Oblivion gibi oyunları oynatmak için değil.

Wikipedia dünya basınını kandırdı!

FZ

Oscar ödüllü Fransız besteci Maurice Jarre, geçen Martta ölümünden sonra bazı uluslararası büyük gazetelerde çıkan anma yazılarına göre, "Öldüğümde hala kafamda çalan son bir vals olacak" demişti.

Ancak gazeteler bu şık cümleyi, internete bağlanabilen herkesin, istediğini yazıp, düzeltip, ekleyebildiği açık ansiklopedi Wikipedia’dan almışlardı.

Guardian, Independent gibi ünlü gazeteler ile BBC Music Magazine ve Daily Mail gazetesinin internet siteleri, yayımladıkları anma yazılarına koydukları bu cümleyi, internete bilgi kaynağı olarak güvenmenin ne kadar yanlış olduğunu göstermek isteyen İrlandalı bir öğrenci uydurmuştu.