Sanal İlişkiler

0
mambo
Geçenler de uzun zamandır görüşmediğim bir arkadaşımla karşılaştım yolda birbirimizi yaklaşık 2-3 senedir görmüyoruz. Fakat işin ilginç tarafı ikimiz de birbirimizin ne yapıp ne ettiğinden haberdarız. Oturduk konuştuk, uzun süredir görüşmememize karşın mail ve cep telefonu yoluyla bunu hallettiğimizin farkına vardık.

Akşam eve gidince düşündüm, sanırım teknoloji ilerledikçe ilişkiler de gittikçe sanal yaşanacak. Teknoloji insanları birbirine yaklaştırması gerekirken uzaklaştırıyor mu?

Belkide biz (ya da sadece ben) teknolojiyi yanlış mı kullanıyoruz? İlişkilerimizi arkadaşlıklarımızı sadece dijital yolu kullanarak idare etmek daha mı kolay geliyor? Belki bilgisayar ve de cep telefonunun arkasına saklanarak yüz yüze konuşmanın stresini bize hissetirmediği için bu yolu kullanıyoruzdur. Bilemiyorum.

Görüşler

0
felidae
Vay arkadaşım benim. demek kafanı arkadaşlık, sanallık, sevgi vs.. gibi konularada ayırmaya başladın. sana tamamen katılıyorum, herşeyimiz sanallaştı. nerdeyse sanal olarak o şeyi de yapacaz. (teoride mümkün Pratikte imkansız) ama sen gerçeklerin adamısn ne uğraşırsın ki sanallarla. benden sana tavsiye git uyu. başına güneş geçmiş senin...
0
anonim
Son cümleyi çok tuttum ...
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

Üç hikâye

roktas

"Bugün size hayatımdan üç hikâye anlatmak istiyorum. Hepsi bu kadar. Daha ilginç bir şey yok. Sadece üç hikâye." Bu sözler Apple CEO'su Steve Jobs'ın Stanford mezunlarına hitaben yaptığı konuşmanın girişinden alınma. Kurduğu şirketten kovulan, sonra tekrar geri dönen, kısa bir dönem için olsa bile hakkında konulan pankreas kanseri teşhisiyle ölümle burun buruna gelen bir insan. Konuşma bir bütün olarak bilgece değerlendirmelerle dolu, (hızlı ve pek muhtemelen hatalı bir çeviriyle) mealen kısa kısa aktaralım...

Sana dokunan yılandan bana ne (eğer para kazanmıyorsam!)

sundance

(Merak edenler için:bu yazının burada yer almasının sebebi hepimizin insan olması.)

Bugün Katrina fırtınası ile ilgili okuduğum bir makale beni bir şeyler yazmaya zorladı. Dünyanın ne kadar boktan bir yer olmaya doğru ilerlediği ve "tuzu kuru olma" deyiminin gerçekte ne anlama geldiği ve "onun başına geldiyse haketmiştir bir şekilde" dedikten sonra buna mantıklı sebepler bulmanın ne kadar da kolay olduğu gibi şeyler öğretti.

Makalenin ismi "Üzüntü yok: Neden Katrina kurbanlarına fazla yardım etmemeliyiz?" İçeriğe gelince; basit bir özeti şu şekilde olabilir:

Afganistan Internet`i yasakladı!

sundance

Reuters`in 13 Temmuz'da verdiği habere göre Afganistan Internet erişimini ülke çapında yasaklamış.

Kadınlara, çocuklara, müziğe, basına, kısacası yaşama ait hemen her şeye karşı gayet hoşgörülü! olan bir hükümetin nasıl olup da böyle sert bir karar aldığı :)), dahası on yıllarca süren savaşın ortada hem bilgisayar hem de elektriğe sahip çok az bina bıraktığı Afganistan`da böyle bir karara neden gerek duyulduğu uluslararası çevrelerce şaşkınlıkla karşılanmış.

Gülümseyin, dünyanın bir yerinde birileri bizim yerimize somurtuyor çünkü...

Gerçek hayat!!!

sundance

Pazartesi günü işe geldiniz, bilgisayarınızı açtınız, sabah kahvenizi yudumlarken, haberleri deşiyorsunuz ve karşınıza yine bir SecondLife haberi çıktı. Yok şu olmuş, yok bu olmuş, SecondLife'da ilk defa şu durumla karşılaşılmış vs.

Sizin de içinden "Yahu gidin de kendinize bir hayat edinin" demek geliyor mu? İşte karşınızda 6,5 milyar üyesi ile GetAFirstLife

En büyük alan adı yolsuzluğu!

sundance

Sansürlenmiş reklamlarıyla meşhur GoDaddy.com'un kurucusu ve sahibi Bob Parsons blogunda, son zamanlarda Internet'in en sinir bozucu fenomenlerinden birine Domain Kiting'e değiniyor.

Sanırım hepimiz birara, belli bir konuda arama yaparken, saçmasapan doldurulmuş, tek amacı hit almak olan, arama siteleri görüntüsünde sitelerle karşılaşmaşmış, nerden düştüm ben buraya diye düşünmüşüzdür.

Bob Parsons blogunda bir nevi Web spami olan bu fenomeni anlatıyor ve bunun Internet'e nasıl zarar verdiğinden bahsediyor.