QUAKE II bilen mimar aranıyor.

0
parsifal
Bırak Oyun Oynamayı da çizimini yap evladım.
Bilgisayar destekli çizim yapan her mimarlık öğrencisi hayatında kaç kez duymuştur acaba bu sözü annesinden veya babasından... Esasında bilgisayar başında oturan her öğrenci çoğu kez bu gibi uyarılar almıştır. Ama mimarlık öğrencilerine gün doğdu. Quake II artık tasarımlarda da kullanılmaya başlanmış.
İngiltere'de Cambridge universitesi ve Microsoft'un işbirliği ile proje sunumları Quake'de canlanacak.

İşin temelinde "müşteriye projeyi en iyi şekilde anlatabilmek" var. Proje tamamiyle çözülmüş, mükemmel bir proje olsa bile müşteriye anlatamadıktan sonra ...

Bırakın müşteriyi öğrenciyken proje hocalarınıza bile tam ifade edemediğiniz o kadar çok nokta olurki bazen (genelde zaman yetişmez de ondan) "Ulen" dersiniz, "Şöle DARK CITY de olduğu gibi iki düşünce gücü yapsamda yokdan maket bi anda oluşsa masanın üstünde"

Üç boyutlu ifade bile yetmez bazen. Hiç düşünülmedik bir yerden görmek isterler projeyi bir anda ve tek cevap vardır o anda: "Kem küm, ehem,..."

Projeyi QUAKE'de çiziyorsunuz artık. CD'yi de yakıp atıyorsunuz jürinin veya müşterinin önüne bitiyor. Karşı taraf QUAKE oynamayı öğrenmek zorunda artık. O da kendi problemleri artık.

Şu anda hala fantazi tadında gözükse de, yakın zaman içinde gerçekleşek bir sunum tekniği gibi gözüküyor QUAKE.

Her şey hoş güzel de, oyunda ne düşman var ne de patlatacak her hangi bir nesne. Hatta müşteri (!) binanın tepesinden yere çakılmasın diye korkuluk bile yapmışlar. Ama asansörü beklerken ezilme tehlikesi hala varmış.

"Oyun oynamıyorum ki, proje çalışıyorum anne. Yarın görüşmem var."

İlgili Yazılar

Bir Satranç Ustasının Bilgisayarı

FZ

Büyük Usta (GM) John Nunn daha ciddi satranç çalışabilmek için eski sistemini yenilemeye karar veriyor ve çift 2.8 GHz Xeon mikroişlemcili, 1 GB ana hafızalı bir bilgisayar kurmaya karar veriyor.

Efsanevi Fritz satranç yazılımı üzerinden iki sistemi kıyaslayan Nunn yeni sistemin, beklediği performansın altında bir performans verdiğini belirtiyor ve bunu da yeni işlemcilerin satrançta çok kullanılan tamsayı hesaplamaları için yeterince optimize edilmemiş oluşlarına bağlıyor.

COLOBOT

FZ

Yepyeni bir 3 boyutlu, gerçek zamanlı strateji ve macera oyunu COLOBOT eminim en oyun meraklılarını olduğu kadar programcıların ve nesneye yönelik programlamayı öğretmeye çalışanların da ilgisini çekecektir.

Dünyadan havalanıp gezegenden gezegene, maceradan maceraya koşarken, grafikleri oldukça tatlı ve eğlenceli olan bu oyunda ister bütün hareketlerinizi ve araçlarınızı (taşıyıcılar, ateşleyiciler, radarlar, vs.) manuel olarak klavye ve mouse ile kontrol edin isterseniz de bunları nesneye yönelik bir programlama dili ile programlayın ve çayınızı yudumlamaya doğru emin adımlarla ilerlerken içinizden "program işler el öğünür" diye geçirin ;-)

Seri katil mi? Yoksa bilgisayar programcısı mı?

darkhunter

Burada eğlenceli bir flash var. Resmini gördüğünüz kişinin bir seri katil mi, yoksa bir programcı mı olduğunu tahmin etmeye çalışıyorsunuz. İnanın kişileri tanımayanlar için zor bir tahmin :) Kaynak : FM Forum

22 aylık Wii oyuncusu!

sundance

Muhtemelen herkes Nintendo'nun Wii ile, bilgisayar oyun dünyasını genelde erkeklerin ilgisini çeker bir yer olmaktan çıkarttığı, dahası arayüzlerini küçük çocukların bile kullanabileceği hale getirdiği konusunda hemfikir.

Bu öngörünün ne kadar etkin olduğu bu videoda daha da iyi gözükmekte. Daha iki yaşını bile doldurmamış bu çocuk, makul seviyede (birçoğumuzun ebeveyinlerinden daha iyi) tenis oynamakta ve belki de daha önemlisi aradaki gereksiz bulduğu videoları geçebilmekte.

Eski dostlar Donkey Kong ve Mario Bros!

larweda

Belirli bir yaşın üzerindekiler bilir, eskiden (daha PC`lerden önceki Amiga`dan önceki Commodore 64`,den önceki Spectrum ZX`den önceki Amstrad`dan önceki Atari XL`den de önce) bilgisayar namına görebildiğimiz şeyler Nintendo`nun ve Casio`nun Game&Watch`ları (O zaman Türkiyeye sadece bu markalar geliyomuş demek ki, bi de Tomy vardı ama onu sadece annesi babası yurtdışına gidenlerin olurdu) idi. Bu bahsettiklerim, bugünün palm`ları vs`leri boyutunda sadece oyun için tasarlanmış, LCD ekranlı cebe sığan basit oyun makineleriydi. Bugün oynadığımız birçok Arcade, Shoot-em-up tarzı oyunların tamamının babaları da bu oyunlardı. Şimdi bu aletlerin PC için simülatörleri var, hem de ööle dandik simülasyonlar değil, bire bir aynı görüntüye sahip ufak programcıklar bunlar. Sesleri bile inanılmaz basit olmuş, inanılmaz nostalji oldum, hayatımın birkaç senesi birden buram buram gözümün önüne geldi, eğer neden bahsettiğim hakkında ufak da olsa bir fikriniz varsa, mutlaka ama mutlaka bi göz atın, hatta psikopata bağlayın: madrigal.retrogames.com
Ne günlerdi beee..