Nokia 770: GNU/Linux + GNOME + Debian

0
roktas
Sihirli bir birleşim :-) Telekomünikasyon devi Nokia®'nın[1] yeni niche'i: Nokia 770. Bu cihaz bir İnternet Tableti: İnternet'te dolaşabiliyor, epostalarınızı okuyor, PDF başta olmak üzere çeşitli dosyalara bakabiliyorsunuz (evet, Flash® v6 desteği de mevcut).
Donanım özellikleri kabaca şöyle: 800x480 çözünürlüklü, 65,000 renk dokunmatik ekran; kablosuz Ethernet ve Bluetooth desteği, ARM tabanlı TI 1710 OMAP işlemci, 64 MB DDR/128 MB dahili flash bellek, USB desteği.

Donanım bir yana, bu cihazı ayırt edici kılan en önemli özellik başlıkta belirtilen sihirli yazılım üçlüsü: Debian ARM paketleriyle yüklü, 2.6 GNU/Linux çekirdeğiyle çalışan bir gömülü cihazla karşı karşıyayız. GNOME tabanlı grafik arayüzün yanısıra aynı cepheden tanıdık aktörler de sahnede, çoklu ortam desteği GStreamer üzerinden geliyor. Bu sihirli üçlü (GNU/Linux + GNOME + Debian) hakkında ve daha fazlası için birkaç belge: 1, 2, 3.

[1] Linux'la hemşehri bir marka da diyebilirdik. Patentlere dikkat ;-)

Editörün Notu: Aletin web tarayıcısının SVG-lite desteği de var iyi mi, off off! :)

Görüşler

0
sleytr
230gr'lık bu külçenin içine gsm/gprs modülü ile bir de microdrive koysalarmış çok daha hoş olurdu. rs yerine normal mmc, usb klavye/fare desteğide fena olmazdı tabii.
Ama nede olsa bu bir Nokia ürünü, all in one bir cihaz bekleyeceğim son firma!


bu arada tarayıcı Opera 8 olmasın sakın ;)
0
darkhunter
Peki ya java handikapı?
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

Game Boy Advance üzerinde UNIX

anonim

Köşedeki bakkaldan bir zaman makinası satın alıp 1970'lere bir yolculuk yaptığınızı düşünün. Orada üzerinde UNIX R5 çalşan 20mhz, 32bit işlemcili, 240x160 çözünürlükte renkli LCD ekrana sahip bilgisayarınızdan bahsettiğinizde büyük olasılıkla hiçkimse size inanmayacaktır, ne de olsa hiç kimse o kadar zengin olamaz. Fakat sanıyorum en büyük şoku bu bilgisayarı cebinizden çıkarttığınızda yaşayacaklardır.

Işıklı klavye - süper bir icat!!

larweda

Karanlıkta bilgisayarın başında oturmayı seviyor ve klavyenin tuşlarını görmekte zorluk çekiyorsanız, (ki aslında gece kıpkırmızı gözlerle bilgisayar başında oturmak gibi bir huyunuz varsa kesin 3-5 parmak daktilo yazmaya başlamışınızdır :-) Twenty-First Century Technologies adlı bir şirket ışıklandırmalı bir klavye üretmiş. Tuş takımının altına sıra sıra LED'ler dizip, tuşları şeffaf yapınca klavye de ışıklı oluyor. Nasıl göründüğünü merak edenler için adres burada.

Mac CUBE özel bir makina mı?

anonim

Apple'ın daha doğrusu Steve Jobs'un "Next" zamanında içinde kalan bir diğer ukte ise Cube idi.

Cube bir tasarım harikası olarak lanse edildi. Gerçi halen tasarım konusunda bir firma ile mahkemelikler. Herneyse bir Apple PowerMac Cube aldığınız zaman makinaya herhangi bir kart takamıyorsunuz çünkü yer yok. :)
HDD upgrade'i yapmanız, yani yeni bir HDD takmanız gerektiğinde siz yada ürünü aldığınız Apple bayii bile bu işlemi yapamıyor. Türkiye'deki dağıtıcıda yapamıyor. Yapılır ama yapıldığı an garanti dışı kalıyor. Bu işlem için Cube'un Amerika'ya Apple'a gitmesi gerekiyor. Tabii ki sistemde hardware arıza olduğunda da. :) Almak bir dert almamak bir ukte. :)
inanmazsanız:http://www.apple.com/powermaccube

Türkiye İşlemcisini Tasarlıyor

FZ

Türkiye, son 25 yılda bilişim sektöründeki gelişmeler karşısında genel olarak "tüketici" konumunda kalmıştır. Aslen üniversitelerimiz ve diğer teknik okullarımız, bu süreci gerektiği gibi hem bilimsel hem de sanayi anlamında takip etmiş olmakla birlikte toplum, sadece teknolojiyi kullanan, bunun eğitimini alan ve veren konumda olmuştur. Teknolojik eğitimde, bir nebze olsun daha yaratıcı olabilmek adına ve doğrudan bilgisayar tasarımının kullanıcılar, teknik elemanlar ve mühendisler tarafından daha yakın irdelenmesi amacı ile bu yarışma düzenlemiştir. Türkiye'nin işlemcisini tasarım sürecinde insanların sayısal devrelere, bilgisayar organizasyonu ve mimarisine, işlemcilere daha ilgili olabilmeleri ve daha iyi bir eğitim amaçlanmıştır.

Her yüzeyden ses almak

tongucyumruk

Gittiğimiz heryede hoparlör olmayabilir. Bu yüzden genelde birileriyle aynı anda şarkı dinleyeceğimizde kulaklıkları paylaşma yöntemini uygularız. Peki bu işin diğer alternatifi nedir? Gittiğimiz heryere yanımızda bir hoparlör taşıyarak antiergonomik şekillerde dinleme durumundan kurtulabiliriz ama buda bayağı bir hamallık gerektirir sanırım.

Olympia adlı teknoloji firması bu derdimizi duymuş olacakki Soundbug adlı mouse boyutunda bir ürün geliştirmiş ve CeBIT'te bunun ilk demosunu yapmış. Ürünü herhangi bir düz yüzeye yerleştiriyorsunuz ve yerleştirdiğiniz düz yüzey bir anda hoparlör gibi ses çıkartmaya başlıyor. Aleti inceleyen ZDNet'teki amcalar ses kalitesini oldukça etkileyici bulmuşlar.

Konuyla ilgili ZDNet'te çıkan haber