My-SQL VS Oracle

0
ganzo66
My-SQL, anlatmaya ne gerek, Oracle, bunuda anlatmaya gerek yok herhalde. Linux ve open source herdem güzel ortamlar. Biliyor muydunuz ki Oracle'ın şu sıralar en çok çekindiği veritabanı My-SQL... Oracle 8i'den başlayarak Linux ortamına kendini yerleştirmeye çalışıyor. Ama daha dün dünyaya gelmiş olan My-SQL Oracle'ın dizlerini titretiyor.
Bir yandan Caldera ile anlaşma yaparak, bir yandan da 9i ile ortamın sıcaklığını arttırarak ve son olarak development açısından Oracle bedava dağıtarak My-SQL'i sıkıştırmaya çalışıyor. Bence nafile; My-SQL'in hitap ettiği ortam, PHP ile bütünleşmesi, kullanım kolaylıkları ve tabiiki daha az bug'ı ile herhangi bir şey olması mümkün değil.
Aslında burada amaç, "open source ruhunu" open source ruhuna yakın görünerek yıkmaya çalışmaktır. Yapılmaya çalışan işin tek bir adı vardır, "Rabbena hep bana"...

İlgili Yazılar

Micheal Moore: Filmlerimi Bedavaya Çekip İzleyin Sorun Değil

FZ

Meşhur yönetmen Micheal Moore son filmi 9/11 ile ilgili olarak konuştu ve filminin Internet´ten bedavaya çekilip izlenmesini doğal karşıladğını belirtti.

Moore´a göre insanların filmini Internet´ten indirip izlemelerinde ve arkadaşları ile paylaşmalarında herhangi bir sorun yok, filmini ne kadar çok insan izlerse o kadar iyi ve telif hakları yasasının büyük bir kısmı da saçma sapan. Moore, tek bir yerde itirazı olacağını söylüyor: Benim filmim üzerinden bu yöntemle kâr edemezsiniz, eğer edecekseniz bunu ayrıca konuşmamız gerekir, bunun dışında sorun yok.

Yönetmenle birlikte çalışmış olan Lions Gate şirketi de buna karşı itiraz etmiyor durumda. Moore´a göre bilgi, sanat ve fikir paylaşımı serbest olmalı ve özgürce gerçekleştirilmeli. Bir başka sıradışı ve önemli yönetmen olan Tarantino´nun da Moore´un bu tavrını bazı bakımlardan desteklediği biliniyor.

Editörün Notu: Söz sinemadan açılmışken üstad Marlon Brando´yu yani sinemanın "Baba"sını da kısa süre önce kaybettik. Anısı sinemaseverlerin kalbinde daima yaşayacaktır.

Google Code Jam 2003

FZ

Sıradışı programlama yeteneklerine mi sahipsiniz? Birkaç satırlık kod ile bilgisayara göbek attırabilir misiniz? Kodunuzun didik didik edileceğini bildiğiniz halde gayet güzel program yazabilir misiniz? O halde yeteneklerinizin hakkı ile ödüllendirileceği bir etkinlik için ısınma turlarına başlayın.

Google, dünyanın bilgi işlem yapısını yeniden yazacak yazılımcı avına çıktı. Google Code Jam 2003 yarışmasında bu tür programcıları bulmayı amaçlıyor. Bunu bir tür bol ödüllü bir iş görüşmesi olarak düşünün. İşe alınmasanız bile sırf katıldığınız için büyük bir para ödülü kazanma şansınız var.

Yarışma 18 yaşın üstündeki tüm Java, C++, C# veya VB.NET programcılarına açık. Bakalım kimin parmakları klavye üzerinde daha hızlı ve akıllıca dans edecek.

BİLGİ’DE ALAN TURING GÜNLERİ, “KLASİK ve KUANTUM HESAPLAMA”

butch

İstanbul Bilgi Üniversitesi Bilgisayar Bilimleri Bölümü, üç yıldır düzenlediği Alan Turing Günleri başlıklı etkinliği bu sene 29-30 Mayıs tarihlerinde Dolapdere Kampüsü’nde gerçekleştirecek. II. Dünya Savaşı’nda Almanya’nın şifrelerini çözen ve matematikle savaş kazanan adam olarak da tanınan İngiliz matematikçi ve şifrebilimci Alan Turing adına düzenlenen etkinlik, yerli ve yabancı bilim adamlarını bir araya getirecek.

Müjde! Bilişimin arsa derdi çözülüyor...

bm

Biz burada Larry Wall'un davranışından felsefi manalar çıkartmaya, hem Malkoçoğlu rumuzu kullanıp hem beynelmilel seviyede kaliteli yazılar yazarak Türk'ün Türk kalarak sadece batılının sanılan oyunu oynabileceğini göstermeye ve bu nevi pek çok faydalı iş yapmaya çalışırken öbür taraftan birileri devletimizin aklına bilişimle ilgili birşeyler sokuyor. Buradaki habere göre Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun "Uygun yerde bedelsiz arsa tahsis etmeye ve Bakanlar Kurulu kararıyla enerji ve vergi muafiyeti gibi teşvikleri vermeye söz veriyoruz" demiş. Vergi muafiyetini anladım ama arsa ve enerji nereden çıktı? "Bilişim şirketlerinin toplanarak bir sanayi bölgesi kurmaları" teşvik edilecekmiş. Bana mı öyle geliyor yoksa "sanayi bölgeciliği" diye bir rant işi mi var Türkiye'de?

Internet yavaş, pahalı ve kesiliyor; ilginç donanım buraya getirilmiyor, iyi teknik kitap bulamıyoruz filan diye şikayet edildiğini duydum ama doğru dürüst iş yaptığını düşündüğüm bilişimcilerden "ah ah keşke bütün şirketler yanyana olsa" diye bir şey hiç duymadım. Pardon düzeltiyorum, hiçbir bilişimciden duymadım bunu. "Ne güzel ofis bilmemne maliyeti olmadan evimizden çalışabiliyoruz" yahut "net sağolsun bir sürü bilgili insanla dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar etkileşebiliyoruz" diyen çok bilişimci tanıyorum tabii. Bunun sebebi galiba benimle konuşan bilişimcilerle devletimizin aklına bu fikirleri sokan bilişimcilerin farklı olmaları.

Sizin aklınız eriyor mu "ithal veya yerli bilişim profesöründen gelir vergisi almayacağım", "telekom işini dehal halledeceğim", "bilişimde şirketleşmek artık 5 dakika", "Türk gençleri evde oturup annelerine çay yaptırıken ABD'nın yüksek katma değerli bilişim sektörününde yer almalı" gibi şeyler demek varken, "arsa tahsis edeceğim", "teşviği insana değil bölgeye vereceğim, siz bölgeye gelin", yani bir yerde efektif olarak "Türkler Türkler'le yakın durup hep Türkler'le konuşsunlar ki Türkiye dışında hiçbir yerde doğru olmayan doğrular üretelim" denmesine? Kimler bu insanların aklına bunları sokuyorlar Allah aşkına? Ben mi çok huysuz veya cahilim yoksa hakikaten ters bir perspektif mi bu?

LSB 3.1 geliyor!

larweda

FSG (Free Standards Group)'un yaptığı açıklamaya göre, Nisan sonunda yapılacak Linux Desktop Summit'te LSB 3.1 tamamlanmış halde yayınlanacak. Aralarında Red Hat, Novell gibi dağıtımların ve AMD, IBM, CA, Dell, Hp, Intel gibi firmaların desteklediği FSB, Linux masaüstünün standart ve birbiriyle uyumlu ve çalışabilir yapmak için çalışmalarına devam ediyor.
Eweek haberi
Newsvine haberi