My-SQL VS Oracle

0
ganzo66
My-SQL, anlatmaya ne gerek, Oracle, bunuda anlatmaya gerek yok herhalde. Linux ve open source herdem güzel ortamlar. Biliyor muydunuz ki Oracle'ın şu sıralar en çok çekindiği veritabanı My-SQL... Oracle 8i'den başlayarak Linux ortamına kendini yerleştirmeye çalışıyor. Ama daha dün dünyaya gelmiş olan My-SQL Oracle'ın dizlerini titretiyor.
Bir yandan Caldera ile anlaşma yaparak, bir yandan da 9i ile ortamın sıcaklığını arttırarak ve son olarak development açısından Oracle bedava dağıtarak My-SQL'i sıkıştırmaya çalışıyor. Bence nafile; My-SQL'in hitap ettiği ortam, PHP ile bütünleşmesi, kullanım kolaylıkları ve tabiiki daha az bug'ı ile herhangi bir şey olması mümkün değil.
Aslında burada amaç, "open source ruhunu" open source ruhuna yakın görünerek yıkmaya çalışmaktır. Yapılmaya çalışan işin tek bir adı vardır, "Rabbena hep bana"...

İlgili Yazılar

İşbirliği Teorisi: Hile Yapmanın Zararları Üstüne

malkocoglu

Ünlü bilim adamı Darwin, bir insan özelliğinin eğer avantaj sağlayan bir özellik ise bir nesilden ötekine geçeceği fikrini öne sürmüştü. Fakat Darwin, gene kendi teorisi olan en güçlünün hayatta kalacağı kuralını çiğnemeden, ilk insanların hayatla mücadelede niye ilk kez işbirliği yapmaya karar verdiklerini bir türlü açıklayamamıştı. Geçen hafta ortaya çıkan bir matematikçi gurubunun teorileri, bu sorunun nihai olarak çözmeye aday gözüküyor.

Sanal İmza Yasası Meclis’ten Geçti

aRda_

ntvmsnbc.com haber sitesine yer alan habere göre, elektronik imzanın hukuki ve teknik yapısını, elektronik imzayla ilgili işlemlerle elektronik sertifika hizmet sağlayıcılarının faaliyetlerini düzenleyen Elektronik İmza Yasa Tasarısı TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi.

Elektronik imza yasa tasarısı, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi. Yasayla güvenli elektronik imza elle atılan imzayla aynı hukuki sonucu doğuracak. Yasada elektronik imzanın tanımı yapılarak hukuki ve teknik kullanımı düzenleniyor. Güvenli elektronik imzayla oluşturulan elektronik veriler, senet hükmünde olacak.

Kaynak: www.ntv.com.tr/news/252838.asp

Kablosuz İstiklal

FZ

Internet sokağa taşındı İstiklal Caddesi kablosuz internete kavuştu.

İGDAŞ´ın öncülüğünde, Koç.net ve Cisco´nun teknolojik desteğiyle gerçekleştirilen projeyle Beyoğlu´nda internete artık kablosuz bağlanmak mümkün olacak. Projeyle, İstiklal Caddesi boyunca açık alanlardan, kafelerden ya da herhangi bir başka noktadan, mobil cihazlar, dizüstü bilgisayarlar veya PDA'lar ile isteyen herkes internete kablosuz olarak bağlanabilecek.

Türkiye´deki ilk kablosuz internet cadde uygulaması olan proje, New York, Londra ve Paris´in ardından dünyada dördüncü uygulama olacak. İstiklal Caddesi´nde hayata geçirilen uygulama ile İstanbul kenti çağdaş ve dijital bir metropol olma yolunda önemli bir adım daha atmış oluyor. Projeyle, Taksim başlangıcından Galatasaray Lisesi'ne kadar olan bölümünde oluşturulan Kablosuz Bağlantı Noktaları sayesinde İstiklal Caddesi, kablosuz internet erişim alanı haline getirildi. Böylece, cadde boyunca herhangi bir noktadan veya herhangi bir kafeden internete kablosuz bağlanmak mümkün hale geldi.

Pil teknolojilerinde devrim mi?

elrond

Motorola pil endüstrisinde büyük bir devrim sayılabilecek yeni teknlojisinin başarılı tanıtımını yaptı.
Metan gazı kullanarak pil hücrelerinden üretilen yeni piller cep telefonlarında ay mertebesinde kullanma süresi sağlıyor. Bu teknolojide önemli endişelerden biri ısı problemi idi. Tanıtımlarda Motorola'nın bu problemi aştığı gözlenmiş. Hücrelerdeki Metan kimyasal reaksyonlar sonucunda oksijen, ısı ve elektrik enerjisi açığa çıkarıyor. Bu enerji direkt kullanılabileceği gibi Motorola'nın case'inde olduğu gibi telefona elektrik sağlayan diğer pilleri şarj etmek içinde kullanılabiliniyor.

Katillerin Beyinleri Farklı mı?

anonim

hurriyetim.com: "Bilim adamlarının araştırmaları, pek çok seri katilin beyninin normal insanların beyinlerinden farklı olduğunu gösteriyor. Beyin tomografilerini karşılaştıran uzmanlar, katillerin beyinlerinin ön kısmında anormallik olduğunu belirtiyor."
"1990'larda New York`ta yapılan araştırmada cinayet suçu işlediği kanıtlanmış 25 kişinin beyin haritalarını çıkaran uzmanlar, normal insanlarda beynin en aktif bölümü olan ön kısmın (frontal lob) katillerde neredeyse hareketsiz olduğunu tespit etti.

ABD`de 17 fahişeyi öldüren ve yakalandığında onları neden öldürdüğü hakkında hiçbir fikri olmadığını söyleyen seri katil Joel Rifkin'in beyninin de ciddi şekilde hasarlı olduğu biliniyor.