MS Windows´tan GNU/Linux´a Geçenlere `Rusya´dan Sevgilerle´

0
FZ
Daha önce FM bünyesinde bazı çalışmalarımız olmuştu hangi amaç için hangi programı kullanalım falan gibisinden. Son aldığımız haberlere göre ise bir grup Rus bilgisayarcı oturmuşlar ve mükemmel bir sayfa hazırlamışlar. Eğer siz de doğru yolu bulup Windows ortamlarından Linux´a geçmeyi düşünüyor ve fakat `yaw hani Windows ortamında video editing için şunu kullanıyordum, FTP istemcisi olarak bunu, editör olarak falancayı, IP telephony için filancayı, acep bunların GNU/Linux muadilleri, kalburüstü alternatifleri nedir, ne değildir?´ gibi cümleler kuruyorsanız hemen şu güzel sayfaya bakıyorsunuz ve huzura eriyorsunuz.

Tüm özgür yazılım kullanıcılarına Rusya´dan sevgilerle ;-)

Görüşler

0
cbc
bu linki bu sabah gentoo mail listelerinden birinde gormustum.. yoksa sayin fz bey debiandan ayrilmayi mi planliyor :)
0
FZ
Seni hayal kırıklığına uğratmak istemezdim ama cevabım şöyle: İşim olmaz! ;-)
0
BBK
Artik belirtilen link çalismiyor ama bu sitede guncel ve kapsamli bir liste bulunmakta.
Sevgiler
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

Çıldırmak Ya Da Depresyona Girmek: Ailecek

FZ

Üç farklı coğrafyadan gelen üç düşünür, üç bilim insanı. Üçünün de farklı sözcüklerle yazdıkları ama ortak konuya değindikleri bir yazı. Böylesine bir kesişimi not etmemek buraya haksızlık olurdu.

Gündüz Vassaf'ın 6 Ocak 2008, Pazar günkü yazısından bir bölümle başlayalım "21. yüzyılda çıldıranlar, çıldırmayanlar":

"Mesleğimden vazgeçmemde Hacettepe Üniversitesi Hastanesi psikiyatri polikliniğinin bekleme odasının duvarında asılı yazınının mutlaka etkisi olmuştur.

'Dünyayı değiştirmeye çalışacağına kendini değiştirmeye bak.' Nerdeyse tüm dünyada gençliğin ayaklandığı yıllardı. Düzene karşı gelen '68 kuşağının, sınırsız, savaşsız dünya özlemini belki en iyi John Lennon'un 'Imagine' adlı şarkısı özetliyordu. Sonuçta '68 kuşağı yaşlandı, düzenle bütünleşti. 'Olgunlaştı,' 'gerçekçi' oldu. 21. yüzyılın yeni kuşakları insanı çıldırtan bir dünyaya doğuyorlar. Teröre karşı verildiği söylenen savaş çıldıranları daha da çıldırtıyor. Türümüzün tarihinde zengin yoksul uçurumu bu kadar aşılmaz olmamış, zenginler servetlerini bu kadar fütursuzca sergilememiş, servet, şöhret uğruna değer yargılarımız bu denli altüst edilmemiş, ahlak bu denli umursanmamıştı.

Web Sitelerini Dinliyorum Gözüm Kapalı (ya da FM nasıl tınlıyor)

FZ

Web sitenizin nasıl tınladığını merak ettiniz mi? Pekiyi ya sinestezi diye bir şeyden haberiniz var mı? Görüntüler ses, sesler tad olarak algılanabilir mi, Beethoven'ın bir senfonisi size "tuzlu" gelebilir mi?

fazlamesai.net nasıl tınlıyor diye merak ettim, böyle tınlıyormuş. Benim günlük ise böyle tınlarken, cazci.com, pek de cazvari gelmiyor kulağa! ;-)

fazlamesai.net'e soralım: Nereye gidiyoruz?

some_plus

Bu siteyi takip edenlerin çoğu tahminen bilişim camiasından. Herkes, her sabah kalkıyor, bazısı okula, bazısı işe gidiyor. Şahsen gözlemlediğim birşey var, o da bu camiadan bir çok kişinin güne uykusuz olarak başlıyor olması.

Benim düşüncem bunun sebebinin bitmek bilmeyen bilişim deliliği olması.

İstanbul'dan Bill Hilf Geçti

redogre

Open-source iş modeli (The Economist)

larweda

Kısa bir süre önce Economist'te yayınlanan bu makale, her ne kadar camiada gerekli / gereksiz tartışmalar yaratmış olsa da açık kaynak felsefesinin gelişimine, geldiği noktaya ve kısıtlamalarına güzel (ama tarafsız olmayan) bir özet ortaya koymuş. Apache'nin, Mysql'in iş yapış modelleri, Firefox'un development süreci, wikipedia'nın hikayesi ve sıkıntıları, biyoteknoloji alanında iş yapan CAMBIA'nın open-source kavramını nasıl kullandığı ve tüm bu örneklerin artıları - eksileri üzerine güzel bir makale ortaya çıkmış, okuyalım, tartışalım. (makale maalesef ingilizce)