İstanbul Bilgi Üniversitesi Bilgisayar Bilimleri bölümünün düzenli ve halka açık seminerleri yeni öğretim dönemi ile birlikte başladı. 24 Şubat 2005, Salı, 17:00'da Dolapdere kampüsünde düzenlenecek ilk seminerin konuğu DDİ (Doğal Dil İşleme) konusunda dünya çapındaki isimlerden biri olan
Prof. Dr. Kemal Oflazer.
Seminer özeti: Yazılı içeriğe erişmek ve bu içeriği anlamak öğrenmenin en temel yöntemlerinden biridir ve daha çok uzun bir süre, öğrenme ve özellikle ileri düzeyde bilgi edinme için en önemli ortam olmaya devam edecektir. Buna karşılık, özellikle dilden ve içerikten dolayı karşılaşılacak türlü çeşitli zorlukları (bilinmeyen sözcükler, hatırlanmayan kişiler, karmaşık tümceler, anlamaya yardım edecek yazı dışı bilgilerin eksikliği, vb.) aşacak olanakların olmadığı bir durumda, oldukça "lezzetsiz ve kuru" bir ortam olan yazı, öğrenmeyi de çok motive edecek bir ortam değildir. Örneğin İngilizce bir yazıyı okuyan bir kişi, anlamadığı bir sözcük veya karmaşık bir tümce yapısı ile karşılaştığında, elinin altında kendisine anında yardımcı olabilecek bir yardımcı olmadığı için genellikle (anlamadan) okumaya devam
eder.
Öncelikle Doruk Hoca'ya, Devrim Hoca'ya, Köylü Hoca'ya ve her seminerde gördüğüm halde hala ismini öğrenememiş olduğum Hanımefendiye/* bu da bizim ayıbımız*/ teşekkürlerimiz sunarım. Yine uğraşıp didinmişler; salonu hazırlayıp, sistemleri kurup, kolaları bardaklara dizmişler/* ben kola sevmem, mideye zarar ama sevenide pek çok meretin*/ . Artık bu konuda ne söylesek boş. Sağolun, elinize, yüreğinize sağlık.
Serdar Usta "spam" anlattı, nasıl korunulacağını, bu meretin aslında ne olduğunu izah edince, anladım ki bu SPAm denen meret benim kaderim. Kurtuluş yolu yok gibi. Çeşitli variyasyonlar ile bu mereti bir miktar engellemek mümkün gözükmekle beraber, ticari kuruluşlarda bu işin önünü almak/*en azından bizim açımızdan*/ pek mümkün görünmemekte.
Ama artık içim rahat, hiç olmazsa bu SPAmleri engellemek için boş yere vakit harcamıyorum. Aman bu gerekli bir ilan, aman bu spam diye e-posta ayıklama işini de bıraktım. Hakketen, bu SPAmın ne olduğunu bilmek insana baya bi' vakit kazandırıyor. MAdem ki bizim açımızdan bu spamlar kaçınılmaz, biz de zevk almaya bakarız. Her şeyi de kendimize dert etmenin bir alemi yok ama di mi?
Saygılarımla,
YALÇIN KOLUKISA
spamleri ile mutlu ve mesut yaşamaya başlamış olan adam