Kısıt Koşul Programlama

0
FZ
Roman Barták'ın "On-line Guide to Constraint Programming" (Kısıt Koşul Programlamaya Giriş) kılavuzu farklı bir yazılım geliştirme paradigması için öenmli bir kılavuz niteliğinde.

Kısıt koşul programlama, kabaca istenen çözümün sağlaması gereken şartların (kısıt koşulların) sunulduğu ve çözümün adım adım tarif edilmediği programlama şekli olarak tanımlanabilir.

Kısıt koşul programlama gitgide popülaritesini artırmaya başladı, Mozart Programming System gibi somut uygulamalar pek çok problemin çözümünde kullanılıyor. NP-zor problemler, yapay zekâ, mantık, elektronik, bilgisayar grafikleri gibi konularda çalışan yazılımcıların kısıt koşul programlama konusunda bilgi sahibi olmalarında fayda var.

Kaynak: Computer Science Daily News

İlgili Yazılar

UNIX´ten Nefret Etmenin Kitabı

tongucyumruk

Ortalıkta M$, DOS, XP, UNIX, Linux vs... gibi kelimelerin olmadığı eski devirlede insanlar Lisp Machine'ler, ITS, TOPS gibi sistemler kullanırdı. O günlerde işletim sistemlerinin görselliği, ikonları vs... pek te önem arzetmezdi çünkü çoğu insan CRT monitörler yerine TeleType'lar (meşhur tty) yoluyla bilgisayarla iletişim kurarlardı. Zamanla sunucu tarafında UNIX ağırlığını koyarken bir yandan da masaüstü diye bir piyasa ortaya çıkmış ve IBM/PC ile Macintosh bu piyasada at koşturur oldular...

Visual Studio Zihninizi Çürütür Mü?

FZ

Yaklaşık 30 yıldır program yazan ve Microsoft Windows programlama kitapları ile saygı duyulan isimler arasında yer alan Charles Petzold'un son makalelerinden Does Visual Studio Rot the Mind? Ruminations on the Psychology and Aesthetics of Coding son zamanlarda okuduğum en güzel yazılardan biri.

Petzold, kullanılan araçların insan düşüncesini inceden inceye nasıl şekillendirdiğine dair mükemmel örnekler vermekle kalmıyor, aynı zamanda konuyu tarihsel bir bakışla da değerlendirip çarpıcı tespitlerde bulunuyor. Sadece Microsoft kullananların, sadece C++ ya da C# kodlayanların değil, GNU/Linux, Java ve VS.NET haricinde IDEler kullananların da okumasında fayda olan bir yazı.

Her Nesil Kendi Filozofunu Yaratır

barbaros

Richard Stallman'ın kitabı için Stanford Hukuk Fakültesi Hukuk Profesörü Lawrence Lessig tarafından yazılan giriş bölümü...

Her nesil kendi filozofunu yaratır-bir yazar, ya da zamanın görüntüsünü yakalayan bir sanatçı. Kimi zaman bu filozoflar böyle tanımlanır; çoğu zaman bu tespitin doğrulanması nesiller alan bir zamanda gerçekleşir. Tanımlansın ya da tanımlanmasın, tarih ideallerini konuşan insanlar tarafından şekillenir. Belki bir şiirin fısıltısında, belki de politik bir hareketin haykırışlarında.

Bizim neslimizin de bir filozofu var. O bir sanatçı ya da profesyonel bir yazar değil. O, bir programcı.

Var mı yazmak isteyen?

sundance

Internet'in viral etkisi ile yayılması sonucu forum ve blog yazarlarının artmasının, yazan ve düşünen insan sayısını arttırdığını düşünüyorum.

Arkadaşlarla olan sohbetlerde her geçen gün biraz daha fazla kişinin "yahu bir fırsat bulsam da şu kafamdakileri bir yazıya döksem" dediğini, hatta birçoğunun bunu "derli toplu düşünme aracı" olarak gördüğünü farkettim.

Böyle düşünenler için, bir süredir devam eden bir kampanya var, herne kadar Amerika'da olsa da, (Internet her yerde değil mi?) Milli Roman Yazma Ayı, insanları bir aylık bir süre içinde bir roman yazmaya teşvik ediyor.

Yeni Programcılara Müjde - bilgidata.com

anonim

Temel teknikler, bilgi ve en önemlisi tecrübe paylaşımı için Türkçe bir site başlattık. www.bilgidata.com sitesinden yazılım proje yonetimi, tasarım yöntemleri, teknoloji püf noktaları hakkında yazılarımız var. Konular Java, ANT, Tomcat, Oracle, SQL, Extreme Programming hakkında. Programcıların beğeneceğini umuyorum.