Kişisel Firewall Sisteminiz Dışarı Çıkışları Kontrol Eder Mi?

0
FZ
Internete uzun süreli bağlı olarak kalıp da ZoneAlarm, Tiny Personal Firewall, Sygate Personal Firewall, BlackICE gibi güvenlik yazılımı kullanmayanınız pek yoktur herhalde.

Gittikçe gelişen güvenlik metodolojileri kullanan bu yazılımlar sadece bilgisayarınıza giren (inbound) değil aynı zamanda bilgisayarınızdan çıkan verileri de (outbound) kontrol etmeye çalışıyorlar ki kişisel bilgileriniz, birtakım dosyalarınız, vs. sizin haberiniz olmadan birilerinin sistemine gönderilmesin.
Buraya kadar iyi güzel de acaba bu dışarı çıkan veri kontrolü (outbound traffic control) ne kadar sağlam bir kontrol? Maalesef o kadar sağlam değil çünkü Robin Keir adlı programcı arkadaşımızın geliştirmiş olduğu 13 K büyüklüğündeki FireHole adlı yazılım gayet sinsi bir şekilde, sizin ruhunuz dahi duymadan nasıl birtakım bilgilerin sizin bilgisayarınızdan başka bir bilgisayara aktarılabileceğini gösteriyor.

Robin arkadışımız bunun için SetWindowsHookEx isimli Win32 API fonksiyonunu bir DLL dosyasının içine yerleştiriyor ve bu dosyanın mesela Internet Explorer ile aynı hafıza bölgesinde çalışmasını sağlayarak kişisel FireWall sisteminizin güvenlik kontrollerini aşabiliyor.

Robin Keir söz konusu programı bir tür demo olarak geliştirmiş ve benzer tekniklerden faydalanacak bir Trojan yazılımının çok daha sinsi olabileceği konusunda bizi uyarıyor.

İlgili Yazılar

DDoS Saldırıları ve Korunma Yolları Eğitimi

anonim

DDOS saldırıları Internet dünyasının en eski ve en etkili saldırılarıdır. DDOS saldırılarına karşı kesin bir reçete olamayacağı için bu tip saldırılarlar karşı karşıya kalmadan konu hakkındadetaylı bilgi sahibi olmak en büyük silahtır.

Konu hakkında bilgi sahibi olmadan alınacak DDOS koruma ürünleri ayrı bir DOS’a (servis kesintisi) sebep olabilmektedir.

Cep Telefonları ve Şifreleme Algoritmaları

FZ

GSM sistemi ile çalışan cep telefonlarının veri iletişim güvenliği ile ilgili olarak son günlerde pek çok gazete haberi ile karşılaşmış ve belki de bir kısmını okumuşsunuzdur. Benim burada dikkati çekmek istediğim ise öyle komplo teorileri ya da işte hangi GSM iletişim şirketi kimin telefonunu ne kadar dinlemiş falan değil.

Daha teknik bir konu ile ilgili birkaç belge adresi vermek istiyorum. Cep telefonlarında iki taraflı iletişim şifrelemesi için hemen hemen tüm dünyada yaygın olarak A5 (A5/1 ve A5/2) algoritmaları kullanılıyor. Peki bu algoritmalar ne kadar güvenli ?

Gizli anahtarlarınızı gizleyemezsiniz!

tongucyumruk

İngiliz ulusal güvenlik ajansı Home Office, 2000 yılında çıkan RIPA adlı yasanın üçüncü bölümündeki bugüne kadar kullanmaya başlamadğı hakkını kullanmak yönünde hazırlıklara başladı. Sözkonusu yasanın üçüncü bölümü İngiliz polisine ihtiyaç duyması halinde kişilerin açık anahtar tabanlı şifreleme uygulamalarında kullanılan gizli anahtarını isteme hakkını tanıyor. Gizli anahtarını teslim etmeyi reddedenler içinse hapis cezası öngörülüyor.

Parmak İzinize Güvenmeyin!

FZ

Yani teorik olarak güvenin tabii, iki kişinin aynı parmak izine sahip olması çok ama çok düşük olasılık ama konumuz şu ki Japon şifre uzmanı Tsutomu Matsumoto herhangi bir elektronik hobi dükkanında bulunabilen malzemeleri ve bilgisayarını kullanarak endüstride yaygın olarak kullanılan 11 parmak izi biyometrik güvenlik donanımını kandırmayı başarmış!

Bu vesile ile ve NEC'in geliştirdiği süperbilgisayarı da hatırlatarak "abi Japonlar yapmış" geyiğine son verilmesi, bunun bir geyik değil düpedüz gerçek olduğunun kabul edilmesi kampanyası başlatıyorum! :)

Darik´s Boot and Nuke İle Makinanızı Uçurun!

FZ

Şirketinizde 50 tane eski makina var ve bunları satışa çıkardınız. Gayet güzel. Peki ya personelinizin kullanmış olduğu bu makinalardaki eski bilgiler? Formatlamış olmanız yeterli mi? Internet'te küçük bir araştırma size birkaç kez formatlanmış ve farklı işletim sistemleri yüklenmiş makinalardan bile pek çok verinin sökülüp alınabileceğini gösterecektir. Daha birkaç ay önce bir açık artırmada elden çıkarılan pek çok bilgisayardaki eski bilgiler, parolalar, kişisel ve özel bilgilerin kolayca elde edilebileceği görülmüştü. GNU/Linux camiası bunun için pratik ve hızlı bir çözüm geliştirmiş: DBAN