İlgili Yazılar

Compaq kabuk değiştiriyor, Intel palazlanıyor

larweda

Efsanevi Alpha mikroişlemci mimarisinin üreticisi Compaq "Big Q", 2004 yılı itibariyle tüm Tru64 Unix, OpenVMS ve NonStop işletim sistemli sunucu ürünlerini Intel Itanium tabanlı olarak sunacağını, 2004 yılına kadar da elindeki Alpha mimari teknolojisini ve işgücünü Intel`e devredeceğini açıkladı. Bu sayede Compaq artık mikroişlemci tasarlamaktan vazgeçip tamamen sunucu ve servis pazarına yönelirken Intel de rakipleri AMD ve Transmeta`ya karşı 64-bitlik Itanium mimarisinin gelişimini hızlandırarak büyük bir avantaj sağlamış oluyor. Öte yandan da yıllardır süregelen Intel - Microsoft evliliğine de yeni bir kuma geliyor. Hem de genç taze bir gelin yerine tecrübeli ve oturaklı bir ortak bu.

Konu hakkında The Inquirer`ın haberi, Compaq ve Intel`in duyuruları.

Bir araç takip cihazının anatomisi

auselen

Geçtiğimiz günlerden birinde karşılaştığım arvento firmasının araç takip cihazının içini açma şansını yakalayınca - gördüklerimi sizinle paylaşmak istedim.

Her çocuğa bir dizüstü

cbc

Daha önce bahsettiğimiz laptop sonunda hazır. Prototipini görüp incelemiş birinin hazırladığı bu yazıdan cihaz üzerinde Red Hat çalışacağını, Squeak ve Logo barındıracağını öğrenebilirsiniz.

Ayrıca bu cihazı satın almak mümkün olmayacak, sadece öğrencilere dağıtılmak şartı ile piyasaya verilecek.

Kaynak: /.

Menuetos: Assembler programcısının rüyası

sundance

Eski güzel Amiga zamanlarında Seka ve türevleri vardı. Birsürü coder 68000 işlemcinin inceliklerini tapınırcasına bu programlarla keşfetmeye çalışırdık. O zamanlar MasterSeka gibi bir IDE mucize gibi geliyordu bize.

Zaman geçti, birileri Menuetos adında bir işletim sistemi yaptılar. Ne için ? Assembler programlamak için bir IDE olarak :) Hem de ne IDE... Herşeyden önce Menuetos bir real time OS yani ihtiyaca cevap vermek için minimum işlem yapıp, minimum tepki süresine sahip, deyim yerindeyse zero-fat bir işletim sistemi. Hem de bir tek 1.44 diske sığıyor. Fazla söze ne hacet...

Hacker: Canı sıkılan bilgisayarcı

sundance

Sanırım 1990-91`de, Commodore Dergisi`nin bize tahsis ettiği Dungeon adını verdiğimiz bir bodrum katında, Melih bana en son yaptığı Commodore 64 hackini gösteriyordu. C-64`ün sadece siyah beyaz olan 320x200`lük ekran modunda, 120x200`lük bir alan içinde 16 renk gösterebilen bir ekran moduydu bu.

O zamandan beri düşünürüm, bir insanı hacker olmaya nasıl başlar...(burada hacker, sıkça kullanıldığının tersine, sistem kıran, cracker anlamında değil, sistemleri kurcalayan, tembellik yapabilmenin yollarını bulabilmek için geceli gündüzlü çalışan bilgisayar hastası anlamında kullanılmaktadır :)