FM Linux - Bölüm 2

0
SHiBuMi
Geçen haftaki hararetli FM Linux tartışmasında ortaya saçılanları derleyip toparlamak ve bir düzene sokmak için aşağıdaki listeyi oluşturdum. Gelen yorumları derledim ve objektif kalmaya çalıştım. İşte son durum:
a)Çok amaçlı Linux dağıtımı (server, multimedia, development vb.)
  • Taban:
    • SuSE, Mandrake ya da Slackware tabanlı sistem
    • Kernel üzerine sıfırdan hazırlanmış sistem
  • %100 Türkçe görüntüleme ve yazdırma desteği
  • Bütün hizmetlerin ve ayarların web tabanlı sistem üzerinden yönetimi
  • FM ekibi tarafından yaratılmış uygulamalara sahip
  • Gelişmiş Samba desteği (örn: Muhasebe uygulamalarının Samba üzerinden çalıştırılması)
  • Wine desteği (?)

b) Sunucu amaçlı dağıtım
  • Kernelin üzerine sıfırdan kurulacak
  • Web tabanlı yönetim her türlü ayarı yapabilir olacak
  • Bütün sunucuları içerecek (Web, DNS, NNTP, IMAP vs.)
  • Güvenlik düzeyi standart bir sunucu için optimum düzeyde olacak


  • Son durum gösteriyor ki proje bu iki yoldan birinden gitmek durumunda. Benim şahsi görüşüm, ne yapılırsa yapılsın, ortaya çıkan değerin dünyanın herhangi yerindeki bir insan tarafından gönül rahatlığıyla alınıp kullanılabilir olması.

İlgili Yazılar

fazlamesai.net neden sevilir?

FZ

Evet, 1 yıldan uzunca bir süredir yayın yapan bu site benim tarafımdan neden sevilir ve de takdir edilir? İşte ilk aklıma gelen sebepler :

Hamburgerimden Spyware Çıktı

butch

İnternet Kafede Güvenlik

redogre

Pardus

redogre

MS Windows kullananlar daha mı özgürlükçü? Programcılar çok mu korkak?

FZ

Bir durum saptaması: Etrafımdaki bilgisayarcıların bir kısmı hayatlarının %99'unu MS Windows üzerinde, çoğunlukla kapalı kodlu sistemler kullanarak ve yazılım geliştirerek geçiriyorlar. Bir kısmı ise tamamen açık kodlu GNU/Linux sistemleri üzerinde yine açık kodlu araçlar ile programlar geliştirerek hayatlarını kazanıyorlar. Kapalı kodlu ve birtakım firmaların fikri mülkiyetinde olan sistemleri kullanan ve etrafımda bulunan bilgisayarcıların önemli bir kısmının son yıllarda şu tür cümleler kurduğunu duyuyorum: