FM Linux - Bölüm 2

0
SHiBuMi
Geçen haftaki hararetli FM Linux tartışmasında ortaya saçılanları derleyip toparlamak ve bir düzene sokmak için aşağıdaki listeyi oluşturdum. Gelen yorumları derledim ve objektif kalmaya çalıştım. İşte son durum:
a)Çok amaçlı Linux dağıtımı (server, multimedia, development vb.)
  • Taban:
    • SuSE, Mandrake ya da Slackware tabanlı sistem
    • Kernel üzerine sıfırdan hazırlanmış sistem
  • %100 Türkçe görüntüleme ve yazdırma desteği
  • Bütün hizmetlerin ve ayarların web tabanlı sistem üzerinden yönetimi
  • FM ekibi tarafından yaratılmış uygulamalara sahip
  • Gelişmiş Samba desteği (örn: Muhasebe uygulamalarının Samba üzerinden çalıştırılması)
  • Wine desteği (?)

b) Sunucu amaçlı dağıtım
  • Kernelin üzerine sıfırdan kurulacak
  • Web tabanlı yönetim her türlü ayarı yapabilir olacak
  • Bütün sunucuları içerecek (Web, DNS, NNTP, IMAP vs.)
  • Güvenlik düzeyi standart bir sunucu için optimum düzeyde olacak


  • Son durum gösteriyor ki proje bu iki yoldan birinden gitmek durumunda. Benim şahsi görüşüm, ne yapılırsa yapılsın, ortaya çıkan değerin dünyanın herhangi yerindeki bir insan tarafından gönül rahatlığıyla alınıp kullanılabilir olması.

İlgili Yazılar

Alan Turing'in 100. doğum günü anısına

ChrisStephenson

23 Haziran 1912'de doğan Alan Turing'in, birbirinden tamamen farklı üç ayrı alanda, hala günümüzde hayatımızı etkileyen çok önemli bilimsel çalışmaları olmuştu.

İnsanda multi tasking ve zararları

sundance

Çok ünlü bir Zen atasözü vardır
`Yürürken yürü, yemek yerken yemek ye, uyurken uyu`

Çevremdeki insanlara (ve bir ayna vasıtasıyla kendime) bakıyorum da, sanırım tarih boyunca hiçbir zaman bu ilkeden bu kadar uzaklaşmış olamayız. Baksanıza tek bir işi bile düzgün beceremiyen (güya multitasking) Windows işletim sisteminde (gözünü sevdiğimin Amiga`sı), bir taraftan ICQ`dan yazışırken, bir taraftan Internet`de haber yazıyor, bir taraftan da sırtım dönük televizyondan bir film `dinliyorum`

Yürürken sadece bir angarya yapıyoruz, yemek yerken bilgisayarla uğraşıyoruz, uyurken televizyon seyrediyoruz. Yani hiçbir işi tam yapmıyoruz...

Geek Kızlar

redogre

Başarılı bir açık kod programcısının maddi durumu

FZ

"I didn't have the money to buy a new laptop"
Yukarıdaki cümle genç bir çocuğa ait değil. Yukarıdaki cümle genç bir üniversite öğrencisine de ait değil. Yukarıdaki cümle sıradan bir programcıya ait değil. Yukarıdaki cümle başarısız ya da meşhur olmayan bir programcıya da ait değil.

Cümle, yaklaşık 15 yıl önce Perl programlama dilini yaratan karizmatik programcı ve dilbilimci Larry Wall´a ait. Bu programcının geliştirdiği Perl programlama dili sözlük hazırlama esnasında yine bu programlama dilinden faydalanan Oxford resmi İngilizce sözlüğe girdi. Onbinlerce sistem yönetim yazılımında kullanıldı. Yüzbinlerce web sitesi Perl kullanarak iş güç yaptı ve yapmaya devam ediyor. Perl son zamanlarda moleküler biyoloji alanında veri işleme için de kullanılıyor. Söz konusu adam işte bu dili geliştirmiş ve Linus Torvalds henüz lisede okurken insanlık kültürüne armağan etmiş olan adam. Bu adam şimdi yeni bir efsaneye, Perl 6´ya imza atmaya çalışıyor. Geliştirdiği Perl açık kodlu, karşılığında 5 kuruş istenmiyor ve aklınıza gelen hemen her işletim sisteminde çalışıyor. Böyle bir adamdan bahsediyoruz yani.

Bu adam, yeni bir dizüstü bilgisayar alacak kadar parası olmadığını söylüyor.

Şaşırdım mı? Evet. Şaşırdım mı? Hayır.

Larry Wall, efsanevi State of The Onion sunularının sonuncusunda, 4. sayfada bu yazının açılış cümlesini sarf ediyor.

Ne dersiniz? Sizce bu adam zor durumda mı? ;-)

Hani gündemdeki popüler konulardandır, "ya hoca biz şimdi bu kodları açarsak aç kalmaz mıyız yaa?" falan denir. Bunu diyenler muhtemelen Larry Wall kadar çok ve kaliteli kod üretmemişlerdir. Acaba diyorum şimdi Larry Wall gerçekten de acınası durumda mı? Başka bir perspektif: Daha çok kazanmak varken neden daha az kazanalım? Sahi, Larry Wall, bir dönem NASA için çalışmak dururken acaba daha bol paralı bir işe mi girseydi? Aklıma Once Upon A Time In China filmindeki bir sahne geliyor. Yağmurlu bir ortamda canını dişine takarak gösteri yapan ve sonra yere atılan paraları toplayan bir kung-fu, demir gömlek ustası. Bir süre sonra aynı usta çetin bir kavgada kılıçlı bir adamı silah kullanmadan yendikten sonra bir genç yanına gelip "usta bana da öğret, zor durumdayım, bana saldırıyorlar, artık para bile kazanamıyorum," der. Usta önce biraz ilerideki lokantadaki lezzetli yemeklere yutkunarak bakar, acı acı gülümseyip cevap verir: "Kung-fu ustası olsan ne olur ki, ben de pek para kazanamıyorum".

Sanırım en temel kavramların yeniden düşünülmeye ve irdelenmeye ihtiyacı var; sanırım felsefeye keyfi yerinde, sadece entelektüel olarak huzursuz olan insanların değil asıl ciddi anlamda zor durumda olan insanların ve belki de en çok gençlerin ihtiyacı var. Sanırım büyük adamlar küçük adamların bazı temel kavramları yeniden düşünmelerini istemiyor. Sanırım bu isteklerini gerçekleştirmeleri sahip oldukları muhteşem güce rağmen yine de kolay olmayacak. Ne dersiniz? Şimdi biz bu kodları kapayıp da mı saklasak yoksa açıp da mı saklasak? ;-)

Özgürlük hakkında...

pismikrop

Dün yaşadığım bir olay internet ve lisans özgürlükleri hakkında aklıma ciddi şüpheler getirdi. Dünyaca ünlü günlük yazılımı b2evolution'a birisi kürdistan bayrağı açıp, Türkiye'nin yarısından fazlasını içerisine alan Kürdistan haritası gösterdi.

Ben elimden geldiğince böyle bir ajitasyona kanmamaları gerektiğini söyledim. Ama nafile! Hesabımın kapatılacağını söylediler. Şimdi tüm fazlamesai.net okuyucularına soruyorum: Sizin yaptığınız özgür bir yazılıma birisi Türkiye'nin yarısını içerisine alan (?) Kürdistan yerelini koymasını isterse kabul eder misiniz?

Özgürlük bir terörist devletin eylemlerine yardım edecek kadar ileri gider mi?