fazlamesai.net'e soralım: Bilimsel ve Grafik Hesap Makinesi Tercihleriniz Nedir?

0
FZ
Üniversitede doktorasını yapmakta olan bir dostum bilimsel/grafik hesap makinesi satın almak istediğini ama kararsız kaldığını söyledi. Ben kendisine ayak üstü bir şeyler söyledim, yıllar önce aldığım bir HP 48G'den falan bahsettim ancak benim de aklıma takıldı ve dolayısı ile FM camiasına sorayım dedim.

Siz hangi bilimsel hesap makinelerini kullanıyorsunuz? Hangilerini, hangi sebeplerden ötürü tavsiye edersiniz? CASIO? HP? TI? Fiyat/performans olarak nasıl değerlendirirsiniz? Daha da önemlisi Türkiye sınırları içinde satın alınabilecek makul ve mantıklı cihazlar hangileridir sizce? Hangi şirketleri önerirsiniz?

Görüşler

0
ForgottenTales
Yillar once bir Casio3600G almistim halen kullaniyorum. Turkiyede rahat bulunabiliyor. Memnunum.
0
urxalit
Birkaç yıl önce Casio fx-82TL almıştım. Reel-imajiner çevrimlerini yapmak çok pratikti, direkt polar tuşu var. Fiyatı da çok uygundu (birkaç yıl önce 20 milyon). Sırf elektrik devreleri dersi için aldım diyebilirim. :)
0
Phaedrus
Lise 1 deyken zorla butun okula ozel okul deyip casio fx-6300 aldırmıslardı. Alete program yazabiliyordunuz, 2 boyutlu kartezyen duzlem grafikleri, bar grafikler cizebiliyordu. Kapagı vardı, kopya yazardılar. Ben kopyayı hafızasına yazardım. Alete 2. ve 3. dereceden denklem cozen programlar zaten ilk yazmıs oldugum seylerdi. cizdirdiginiz grafik uzerinden ploting yaptırıp yaklasık kokleri de bulabilirdiniz. Cebimdeki oyuncaktı :)

Universitede temel tanecikler dersinin sınavında grafik cizdirdigini gorunce asistanın biri uyarmıstı.

Ah tutamıyorum kendimi. Sadece modelini sormustunuz dimi???!
0
FZ
HP 48 serisinden makinaların gayet güçlü olduklarını düşünen bir tek ben mi varım? :)

3 cevap geldi, üçü de CASIO diyor. Tabii takdir kullanıcıların ve burayı okuyup karar verecek olanların. Yine de farklı markaları denemiş olan arkadaşlar kıyaslama yapabilirlerse, izlenimlerini yazabilirlerse seviniriz.
0
Phaedrus
Ben sadece casio yu kullandıgım icin onu anlatabiliyorum. Baska makinaları kullanmam gerekseydi onları kullanır size daha fazla eski gun anısı anlatırdım. İlla casio degil yani.
0
irresistible
Birde ben, Hp 32sII guzel bir hesap makinasi suan sinavlara onunla giriyorum.Hesap makinanin en buyuk ozellikleri programlana bilir ve hafizasinin olmasi yaninda bendan baska kimsenin makinayi kullanamamasi. ;)
0
sundance
94'de ODTU'ye bir arkadaşa misafirliğe gittiğimde görmüştüm, HP32 olsa gerek, hesap makinasına yaptırmadıkları numara yoktu. Alet dört gri ton göstermek üzere hazırlanmıştı, bir numara ile bunda 16 gri ton üzerinden ÇİLEK (ODTÜ TERİMİDİR) resimleri gösteriyorlardı.

Bissürü oyunları filan vardı, C-64'e benzer hackler vardı alet için böyle.
0
tongucyumruk
Hmm... bir bakalım... İlk seçenek bir Palm cihazı üzerinde EasyCalc adlı özgür yazılımı kullanmak olabilir. Grafik çizer, bilimsel hesap makinesi özellikleri vs... vardır... Tabii HP48 serisi gibi makinelerin yanında ilkel kalabilir.

İkinci ve türkeye'den edinmesi zor olan ise bir adet sharp zaurus + GNU dc + GNUPlot

Bu arada bu isle PC uzerinde ugrasanlarin da Qalculate adli programa bir gozatmasini oneririm...
0
irresistible
matlab ve octave da fena sayilmaz.
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

O'Reilly'den Open Books

sundance

Bilgisayar yayıncılığı alanında önde gelen firmalardan OReilly aynı zamanda Özgür Yazılım dünyasına büyük katkılarda bulunan web siteleri ve düzenlediği organizasyonlarla "toplumdan aldığını topluma geri verme" konusunda en başarılı şirketlerden biri olarak, Open Book Project'i başlattı.

Öncelikle, yeni baskısının yapılması pek karlı gözükmeyen fakat yine de insanların ihtiyaç duyduğu kitaplara erişebilmelerini sağlamak amacıyla başlayan bu proje kapsamında bir çok kitaba web üzerinden özgürce erişilebilecek ki bunlar arasında Learning Debian GNU/Linux ve Free As In Freedom gibi kitaplar da bulunmakta.
Not: Asıl merak ettiğim, sözkonusu kitapların Türkçe'ye çevrilip yayınlanması konusunda da bu kadar Özgür yaklaşırlar mı ;) Eğer olursa Fazlamesai için bu bir proje olabilir

Yazılımcılar İnsan Beynini Anlama Konusunda Biyologlardan Daha Avantajlı (Mı?)

FZ

Sabah yolda gelirken ve insan sinir sistemini düşünürken aklımdan şunlar geçiyordu: "The most undocumented information processing system of all times."

Gün içinde, Redwood Neuroscience Institute bünyesinde çalışan Bill Softky´nin iki makalesini okuduktan sonra sabahki düşüncelerim aklıma geldi:

Çıldırmak Ya Da Depresyona Girmek: Ailecek

FZ

Üç farklı coğrafyadan gelen üç düşünür, üç bilim insanı. Üçünün de farklı sözcüklerle yazdıkları ama ortak konuya değindikleri bir yazı. Böylesine bir kesişimi not etmemek buraya haksızlık olurdu.

Gündüz Vassaf'ın 6 Ocak 2008, Pazar günkü yazısından bir bölümle başlayalım "21. yüzyılda çıldıranlar, çıldırmayanlar":

"Mesleğimden vazgeçmemde Hacettepe Üniversitesi Hastanesi psikiyatri polikliniğinin bekleme odasının duvarında asılı yazınının mutlaka etkisi olmuştur.

'Dünyayı değiştirmeye çalışacağına kendini değiştirmeye bak.' Nerdeyse tüm dünyada gençliğin ayaklandığı yıllardı. Düzene karşı gelen '68 kuşağının, sınırsız, savaşsız dünya özlemini belki en iyi John Lennon'un 'Imagine' adlı şarkısı özetliyordu. Sonuçta '68 kuşağı yaşlandı, düzenle bütünleşti. 'Olgunlaştı,' 'gerçekçi' oldu. 21. yüzyılın yeni kuşakları insanı çıldırtan bir dünyaya doğuyorlar. Teröre karşı verildiği söylenen savaş çıldıranları daha da çıldırtıyor. Türümüzün tarihinde zengin yoksul uçurumu bu kadar aşılmaz olmamış, zenginler servetlerini bu kadar fütursuzca sergilememiş, servet, şöhret uğruna değer yargılarımız bu denli altüst edilmemiş, ahlak bu denli umursanmamıştı.

Başarılı bir açık kod programcısının maddi durumu

FZ

"I didn't have the money to buy a new laptop"
Yukarıdaki cümle genç bir çocuğa ait değil. Yukarıdaki cümle genç bir üniversite öğrencisine de ait değil. Yukarıdaki cümle sıradan bir programcıya ait değil. Yukarıdaki cümle başarısız ya da meşhur olmayan bir programcıya da ait değil.

Cümle, yaklaşık 15 yıl önce Perl programlama dilini yaratan karizmatik programcı ve dilbilimci Larry Wall´a ait. Bu programcının geliştirdiği Perl programlama dili sözlük hazırlama esnasında yine bu programlama dilinden faydalanan Oxford resmi İngilizce sözlüğe girdi. Onbinlerce sistem yönetim yazılımında kullanıldı. Yüzbinlerce web sitesi Perl kullanarak iş güç yaptı ve yapmaya devam ediyor. Perl son zamanlarda moleküler biyoloji alanında veri işleme için de kullanılıyor. Söz konusu adam işte bu dili geliştirmiş ve Linus Torvalds henüz lisede okurken insanlık kültürüne armağan etmiş olan adam. Bu adam şimdi yeni bir efsaneye, Perl 6´ya imza atmaya çalışıyor. Geliştirdiği Perl açık kodlu, karşılığında 5 kuruş istenmiyor ve aklınıza gelen hemen her işletim sisteminde çalışıyor. Böyle bir adamdan bahsediyoruz yani.

Bu adam, yeni bir dizüstü bilgisayar alacak kadar parası olmadığını söylüyor.

Şaşırdım mı? Evet. Şaşırdım mı? Hayır.

Larry Wall, efsanevi State of The Onion sunularının sonuncusunda, 4. sayfada bu yazının açılış cümlesini sarf ediyor.

Ne dersiniz? Sizce bu adam zor durumda mı? ;-)

Hani gündemdeki popüler konulardandır, "ya hoca biz şimdi bu kodları açarsak aç kalmaz mıyız yaa?" falan denir. Bunu diyenler muhtemelen Larry Wall kadar çok ve kaliteli kod üretmemişlerdir. Acaba diyorum şimdi Larry Wall gerçekten de acınası durumda mı? Başka bir perspektif: Daha çok kazanmak varken neden daha az kazanalım? Sahi, Larry Wall, bir dönem NASA için çalışmak dururken acaba daha bol paralı bir işe mi girseydi? Aklıma Once Upon A Time In China filmindeki bir sahne geliyor. Yağmurlu bir ortamda canını dişine takarak gösteri yapan ve sonra yere atılan paraları toplayan bir kung-fu, demir gömlek ustası. Bir süre sonra aynı usta çetin bir kavgada kılıçlı bir adamı silah kullanmadan yendikten sonra bir genç yanına gelip "usta bana da öğret, zor durumdayım, bana saldırıyorlar, artık para bile kazanamıyorum," der. Usta önce biraz ilerideki lokantadaki lezzetli yemeklere yutkunarak bakar, acı acı gülümseyip cevap verir: "Kung-fu ustası olsan ne olur ki, ben de pek para kazanamıyorum".

Sanırım en temel kavramların yeniden düşünülmeye ve irdelenmeye ihtiyacı var; sanırım felsefeye keyfi yerinde, sadece entelektüel olarak huzursuz olan insanların değil asıl ciddi anlamda zor durumda olan insanların ve belki de en çok gençlerin ihtiyacı var. Sanırım büyük adamlar küçük adamların bazı temel kavramları yeniden düşünmelerini istemiyor. Sanırım bu isteklerini gerçekleştirmeleri sahip oldukları muhteşem güce rağmen yine de kolay olmayacak. Ne dersiniz? Şimdi biz bu kodları kapayıp da mı saklasak yoksa açıp da mı saklasak? ;-)

George Monbiot: İklim Değişiklikleri ve Küresel Yoksulluk Üstüne

FZ

Gazeteci, yazar, akademisyen, çevreci ve politik eylemci George Monbiot, 2005 yılının Şubat ayında, University College London'da bir konuşma gerçekleştirmiş. 100 yıl içinde olası iklim değişiklikleri ve küresel yoksulluk gibi ağır konular üstüne eğlenceli, zeki ve vurucu üslubu ile konuşan Monbiot'un konuşmasını Ömer Madra Türkçeye çevirmiş.

Konuşmanın tam metni aşağıdadır.