Egzost´lu bilgisayar olur mu demeyin!

0
conan
Bu da düşünülmüş ve benim gibi bilmem kaç tane bilgisayarı olup fan sesinden delirenler ya da sistem odaları bilgisayarlardan dolayı çok ısınanlar için Bilgisayar Egzostu icat edilmiş. Egzost sistemini bilgisayarı arkasına verip diğer ucunu da duvar boşluğuna monte ediyorsunuz. Yani ise yarar mı bilemiyorum ama yine de ilginç bir görüntü :) Duvara monte edilmiş bilgisayarlar!

Görüşler

0
anonim
Ne kadar ilginç...Ne günlere geldik, bu güce bu megabaytlara birgün ulaşılabileceğini biliyordum ama bunun bol ısı, gürültü ve bence herşeyden önce aşırı enerji sarfiyatına mal olacağına hiç düşünmüyordum.

Belki bu çözüm bilgisayarları daha iyi soğutabilir ama ne yazık daha tasarruflu yapmaz.

Özellikle son zamanlarda bilgisayar sistemlerini yenilemiş kurumların yeni gigahertzlik bilgisayarlarına ödeyecekleri enerji faturaları nerelere varacağı belli.
Benim sormak istediğim nokta bu kadar güce ihtiyacımız varmı? varsa niçin
0
TiberiusKirk
Bir işlemcinin, hem hızlı, hemde soğuk çalışabilmesi üretim maliyetini arttıracaktır...

Aslında transistör sayısına bakılınca makul düzeyde ısı üreten işlemcilere sahibiz.
Eski 486''''''''larımızla, mevcut sistemlerimizi karşılaştırınca saat hızları ve verimlilik bakımından çok büyük yol katettik...

Pentium 133mhz, .35micron teknolojisiyle üretiliyordu, 3milyon tarnsistöre sahipti,
Pentium4 1400mhz, .18micron teknolojisiyle üretiliyor, 42milyon transistöre sahip...

Zamanında 233mmx''''i de soğutmak büyük problemdi, üreticilerin yapabilecekleri fazla birşey yok... Belki ucuz/verimli tasarımlara ağarlık vermeleri, soğutmayı biraz olsun kolaylaştırabilir... (örneğin, P4''''''''lerdeki, ısı dağıtıcı kabuk)

Sonuçta ben AMD AthlonXP kullanıcısıyım, ve işlemcimin bana sunduğu fiyat/performans oranı son derece tatminkar...
(Her ne kadar, makinamdan uçak gürültüsü gelsede) :)
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

İşbirliği Teorisi: Hile Yapmanın Zararları Üstüne

malkocoglu

Ünlü bilim adamı Darwin, bir insan özelliğinin eğer avantaj sağlayan bir özellik ise bir nesilden ötekine geçeceği fikrini öne sürmüştü. Fakat Darwin, gene kendi teorisi olan en güçlünün hayatta kalacağı kuralını çiğnemeden, ilk insanların hayatla mücadelede niye ilk kez işbirliği yapmaya karar verdiklerini bir türlü açıklayamamıştı. Geçen hafta ortaya çıkan bir matematikçi gurubunun teorileri, bu sorunun nihai olarak çözmeye aday gözüküyor.

XFree86 hakkında paparazzi

roktas

XFree86 grubu referans niteliğindeki birkaç özgür yazılım lisansından biri olan klasik MIT/X11 lisansını değiştirerek 4.4 sürümünü duyurdu. Büyük patırtılar kopartan bu lisans kabaca "bu kodları dağıtırken benden daha vurgulu şekilde bahsedin" diyor ve bu isteği mukabilinde GPL uyumsuzluğundan da kurtulamıyor. Hemen hemen bütün dağıtımlar X 4.4'ü bu lisans şartlarıyla kabul etmeyeceklerini duyurdular. Debian X Strike Force grubunun da üyesi olan font experti Juliusz Chroboczek mevcut şartlar altında X projesi için gönüllü olamayacağını belirtti. Lisans sorunu ortaya çıkmadan önce aralarında Keith Packard, Jim Gettys gibi üstadların bulunduğu bir grup, XFree86 organizasyonundaki derin sorunlardan şikayetçi olarak farklı bir yapılanma oluşturmuşlardı zaten. Bu grup lisans değişimine de sert şekilde mukavemet ediyor. X 4.x serisinde gözünüzü, gönlünüzü açan önemli bütün değişikliklerin arkasındaki isim olan Keith Packard Debian geliştiriciliği için başvurdu ve başvurusu şu günlerde sonuçlanıyor. Galiba Debian, Freedesktop ile birlikte isyancıların kalesi olacak ;-)

Baby Language Firmware 1.0 (ya da Chomsky haklı mı?)

FZ

Bilişsel Bilim haberlerini gündeme getiren CogNews sitesindeki son haberlerden birine göre bebeklerin beyni doğuştan itibaren insan konuşmasını diğer ses dalgalarından ayırt etmeye programlanmış durumda. Birkaç günlük bebeklerin üzerinde gerçekleştirilen deneylerde görüldüğü kadarı ile beyin bir doğal dil ses sinyalini algıladığı anda sol yarımküresinde yüksek etkinlik gerçekleşmeye başlıyor.

Yahoo´daki orjinal haberde, aynı bebeklerin, konuşmalar tersten dinletildiğinde herhangi bir farklı beyinsel etkinlik sergilemediklerine dikkat çekiliyor.

Nokia N-gage'i Yeniden Yarattı!

anonim

2003 yılında piyasaya çıkan ve dünya çapında 2 milyon adet satan Nokia N-GAGE pek çok kişi tarafından başarısızlık olarak görülmüştü.Nokia bu ilk N-GAGE macerasından sonra tek bir konsol üretmek yerine N-GAGE'i bir platforma dönüştürmeyi planladı ve bunu resmi olarak duyurdu. N-GAGE platformu üyesi telefonlar N81, N95, N93 ve N73 olarak duyuruldu. Yeni nesil oyunların arasında ise Fifa 08, Asphalt Urban GT 3, The Sims 2 Pets vb. de var. Tek bir N-GAGE cihazı olmayacağını belirten Nokia, yeni telefonlarından N81'e iki adet oyun tuşu ekleyerek bir oyun telefonuna dönüştürdü. Kasım ayında hizmete girecek bu platform büyük ihtimalle n-gage sevenlerinin tercihi olacak.

Müjde! Bilişimin arsa derdi çözülüyor...

bm

Biz burada Larry Wall'un davranışından felsefi manalar çıkartmaya, hem Malkoçoğlu rumuzu kullanıp hem beynelmilel seviyede kaliteli yazılar yazarak Türk'ün Türk kalarak sadece batılının sanılan oyunu oynabileceğini göstermeye ve bu nevi pek çok faydalı iş yapmaya çalışırken öbür taraftan birileri devletimizin aklına bilişimle ilgili birşeyler sokuyor. Buradaki habere göre Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun "Uygun yerde bedelsiz arsa tahsis etmeye ve Bakanlar Kurulu kararıyla enerji ve vergi muafiyeti gibi teşvikleri vermeye söz veriyoruz" demiş. Vergi muafiyetini anladım ama arsa ve enerji nereden çıktı? "Bilişim şirketlerinin toplanarak bir sanayi bölgesi kurmaları" teşvik edilecekmiş. Bana mı öyle geliyor yoksa "sanayi bölgeciliği" diye bir rant işi mi var Türkiye'de?

Internet yavaş, pahalı ve kesiliyor; ilginç donanım buraya getirilmiyor, iyi teknik kitap bulamıyoruz filan diye şikayet edildiğini duydum ama doğru dürüst iş yaptığını düşündüğüm bilişimcilerden "ah ah keşke bütün şirketler yanyana olsa" diye bir şey hiç duymadım. Pardon düzeltiyorum, hiçbir bilişimciden duymadım bunu. "Ne güzel ofis bilmemne maliyeti olmadan evimizden çalışabiliyoruz" yahut "net sağolsun bir sürü bilgili insanla dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar etkileşebiliyoruz" diyen çok bilişimci tanıyorum tabii. Bunun sebebi galiba benimle konuşan bilişimcilerle devletimizin aklına bu fikirleri sokan bilişimcilerin farklı olmaları.

Sizin aklınız eriyor mu "ithal veya yerli bilişim profesöründen gelir vergisi almayacağım", "telekom işini dehal halledeceğim", "bilişimde şirketleşmek artık 5 dakika", "Türk gençleri evde oturup annelerine çay yaptırıken ABD'nın yüksek katma değerli bilişim sektörününde yer almalı" gibi şeyler demek varken, "arsa tahsis edeceğim", "teşviği insana değil bölgeye vereceğim, siz bölgeye gelin", yani bir yerde efektif olarak "Türkler Türkler'le yakın durup hep Türkler'le konuşsunlar ki Türkiye dışında hiçbir yerde doğru olmayan doğrular üretelim" denmesine? Kimler bu insanların aklına bunları sokuyorlar Allah aşkına? Ben mi çok huysuz veya cahilim yoksa hakikaten ters bir perspektif mi bu?