Eee, şimdi nasıl bilgisayar satacaksınız ?

0
sundance
Bilgisayar satışlarında geçen yıldan bu yana %30 oranında düşüşler yaşanmış (güvenilir fakat url olmayan kaynaklara göre :))

Her ne kadar piyasanın doyması ve recession olarak açıklasak da bunu aslında mesele 'bu kadar hıza ihtiyacımız var mı ?' ya takıldı kaldı sanırım. Şu anda en sağlam CPU gücü yiyen işin 3d render ve DivX yapmak olduğunu gözönüne alırsak, $60`lık GeForce2 kartının en son 3dfx oyunları bile kabul edilebilir hızlarda oynatabildiğini düşünürsek 'eee şimdi nasıl bir alicengiz oyunu bulunacak da makina satılacak' diye düşünmeden edemiyorum.
Şahsen 17 yıldır bilgisayar kullanıyorum ve bunun son 10 yılı PC kullanarak geçti. Üç defa upgrade ettim makinamı 5Mb hafızalı 486-DX33`ten 128Mb hafızalı Celeron 366'a çıkarttım, ve şu anki konfigürasyonumu da yaklaşık 8 aydır kullanıyorum.

Bundan 6 ay kadar önce GeForce Mx2 grafik kartı aldım (almasam da olurmuş :) ve bir daha makinamı ne zaman upgrade edeceğimi (veya niye) tahmin edemiyorum.

Hani ortalama bilgisayar kullanıcısından çok daha çeşitli alanlarda uğraştığımı, yeri geldiğinde divx yaptığımı veya en son FPS'leri oynadığımı gözönüne alırsak bu soruyu soruyor olmam, makinasını sadece Internet amaçlı kullanan, Starcraft ve Worms oynamaktan vazgeçmemiş (ikisinin de en son versionları bile P100`de çalışıyor) insanların daha çoook uzun süre makinaları için tek kuruş para harcamayacağı anlamına geliyor.

Sanırım çok ciddi bir pazarlama yöntemi bulmaları gerekiyor, bilgisayar sektörü reklamcılarının :)) Beter olsunlar

Görüşler

0
anonim
Merhaba,

Geçen gün Türkiye'de farklı illerde bayisi olan ve yüksek ciroya sahip bir firmanın iç mesajlaşmasına ait bilgisayar altyapısını sorgulayan bir yazısını okudum. Yazıda bizim meşhur muhasebe programlarımızdan biriyle MSSQL Server'in kullanılmasından doğan problemlerin çözülebilmesi için varolan tek işlemcili ve 256MB'lik ana sunucunun çift işlemcili ve 512MB'lik bir makinaya dönüştürüldüğü ve sistemdeki aşırı yavaşlamanın bir nebze yavaşlatılabildiği anlatılıyordu. Ancak raporlama işlemlerinin halen istenen düzeyin çok altında olduğu da eklenmişti.

Bu bilgisayarı satan kuruluşun satışı yaparken Bu makina size 5 sene yeter abijim demiş olması, bir şeyi değiştirmemiş tabii. Son olarak, sistemin tutarlu çalışabilmesi için, kademeli olarak hafızanın 2GB'ye kadar çıkartılması tavsiye edilmiş :) Arkadaşlar muhasebe programı değil de dünya çapında hizmet veren kök DNS sunucusu host ediyorlar mübarek :)

Özetle, kelli felli yazılım firmalarımız böyle şaheserler yaratmaya devam ettikçe, bizim tek bir firmamızın donanım ihtiyacı, NASA'nın toplam donanım ihtiyacına kafa tutmaya devam edecek gibi gözüküyor.

Son bir not, geçenlerde bu upgrade önerilerinden birinin sonucunda firmalardan birine yapılan çift işlemci takılmasına ait faturayı gördüm. İkinci bir PIII-550 CPU takılması işlemine karşılık, bilin bakalım ne kadar tahsilat yapılmış :) KDV hariç 1600$...
0
sundance
Valla şöyle söyleyeyim MS SQL dedin mi akan sular durur :) 1998 yılında dual işlemcili Pentium Pro istemişlerdi bizden (önde gelen muhasebe programlarımızdan biri MS SQL 7 üstündeki sürümüne geçebilmek için). Dahası toplam 30Mb'lık muhasebe verisini tutmak için istedikleri makinanın minimum 128Mb ram'a sahip olmasını istemişlerdi. Dahası Siemens 64mb ek ram için o zaman $1500 istemişti (piyasada $200'a satılırken) tabi Siemens'in ramlarının standart piyasa ramlarından sadece 0,5cmlik çentiğin yerinin kaydırılması dışında bir farkı olmadığını belirtmeme gerek var mı bilmiyorum ?

Daha da komiği önde gelen finans kurumlarımızdan birinin Compaq süper serverlarından biri sadece MS SQL`e dedike durumda ve %1 yük altında bile zaman zaman aletin paniklediği ve işlem yapmayı durdurduğu rivayetler arasında.

Tabi MS SQL'in Sybase'den ayartılmış dört programcı tarafından yazılmış olması da cabası...

Anlayacağınız, eşek olana semer vuran çok olur
0
uefe
:)
Alında çıkartılan bu sonuç sanırım ülkemiz için daha tam olarak geçerliliğini sağlayamamış ve uzuun birsürede sağlayamayacaktır. (ağdalı cümleoldu ama ;) )Zira evet, şu an için piyasa durgundur ama bunun nedeni milletin artık tatmin olması veya her eve bir bilgisayar kumpanyaklarının başarıya ulaşması değildir, sebebi hikmeti ise malum başımızdakilerin dahiyane uyguladıkları ekonomik devrimler sayesindedir... Yoksa ülkemizde daha çoook seneler bu sektörden öyle yada böyle bol yağlı ekmekler yenecektir.. Çoğu zaman konfigürasyon danışanlara sen ev kullanıcısısın sana celeron xxx yeter dememe rağmen müşterilerim ne olur olmaz belki nasanın bana işi düşer sen bana PIII xxx sar, elin yabancısına mahcup olmayalım gibilerinden olmuş iken kaymaklı ekmek kadayıfı olsun mantığı ile bilgisayar hazırlamışızdır ;-) Ama yinede yavaşlayan bu trendi hızlandırmak için aklıma gelen birkaç şeyi yazayım..


1- Reklam kampanyaları ile Siz hala babaannenizin makinasınımı kullanıyorsunuz sloganlı bir reklam hazırlanabilir.. Bir tarafta babaenne elinin altında PIII-1000, 128 ram geforce vs. vs ekipmanlı birmakina ve öte tarafta ise 5 yaşlarında klavyeye zor erişen fakat elinİn altında P4-1500 , 256lık ram geforce duble vs.vs ve river oyunu ile boğuşmakta...

2-yada daha etkil bir diğer yöntem ise IMF ile bağlantıya geçilir ve şu kadar pisisatılmaz ise kredinizi vermem ha denir ve halk vatanın milletin bu krediye ulaşması için varını yoğunu ortaya koyarak pazara yönelir, hükümet hemen tatili yarıda bırakarak şortları , mayoları ilemeclise hücüm eder ve hemen kanunlar çıkartılarak evinde bir pisisi olmayandan neden bilgisayarın yok vergisi alınacağı duyurulur ve bu bilgisayarların her 6 ayda bir yenilenmesi yoksa ilave demode pisisi kullanma hakkında ek kanun maddeleri eklenir...

..... Offf hem sıcak, hem ekonomik kriz... ne halleregirdik....

;-) Bu ara $1600 e p3500 taktıran firma nerede, elimde temiz p133 var $500 e hallederiz ;-))


0
conan
Amerika`da da ayni sorun var. Ama indirimler sagolsun, piyasayi sicak tutmaya calisiyorlar! :) Dun Linksys TX100 Ethernet kartini 5$`a aldim (normal fiyati 25$) hehehe Bir gunluk indirimler sagolsun ;) Bugun 30GB`li HDD`leri 109$`dan 34$`a indirmislerdi. Seytan diyo...
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

320 gig Hard Disk!!!

larweda

Maxtor, 320 GB kapasiteli 5400 ve 7200 RPM'lik hard disklerinin kasım-aralık gibi piyasaya çıkacağını duyurdu. Fiyatları da başlangıç için yaklaşık 300-400$ olacakmış. Şimdi, bu durumda benim aklıma bir kaç soru geliyor, bu kadar veriyi nasıl backup'layacağız, backup'lamazsak, varımızı yoğumuzu içine gömer, sonra içindekileri kaybedersek bunun psikolojik şokunu nasıl atlatacağız, böyle bir aleti verimli kullanmak için kaç partition yapmak lazım? (M$ sistemler için söylüyorum) bi ton partition arasında yolumuzu nasıl bulacağız, vs. vs.

İşin güzel tarafı, piyasaya çıkan her yeni büyük hard disk, biraz daha küçük olanların fiyatını düşürüyor. Cümle aleme hayırlı olsun.

"Lego"dan PC Kasası Olur mu?

FZ

Görülen o ki oluyor. Şimdiye kadar gördüğüm en şirin, en acayip bilgisayar kasaları! Lego çılgınlığının bir parçası: Lego ile yapılmış PC kasaları.

HP Hatalı Dizüstü Bilgisayar Pillerini Toplatıyor

vst

HP 2004 yılında üretilen bir grup dizüstü bilgisayar pilinde görülen hata nedeniyle geri toplama kampanyası başlattı. HP'nin web sitesinde yer alan formu doldurarak sizde de bu hatanın olup olmadığını öğrenebilirsiniz.

WI-FI nedir? yenir mi?

larweda

Son aylarda dünyada, özellikle Amerika'da iyice kızışan bir teknoloji wi-fi, wireless fidelity tanımının bir kısaltması. Wireless fidelity, kelime anlamıyla kablosuz gerçekçilik anlamına geliyor, aslıda yüksek kaliteli ses sistemlerine verilen isme (Hi-fi:high fidelity) gönderme yapılarak bu isim kullanılmış. Aslında IEEE 802.11b şeklinde anılan bir standartın daha insancıl bir karşılığı wifi, (aynı lşekilde IEEE 802.3'e de aramızda "ethernet" diyoruz :) İşte bu wi-fi, özellikle Amerika'da evlerde, parklarda, havaalanlarında kullanılmaya başlanan kablosuz ağ sistemlerinin genel bir adı oluyor. İşin keyifli yanı ise, taşınabilir wi-fi uyumlu bir cihazınızla (laptop, pda, tabletpc vs.) herhangi bir wi-fi network'ü kapsamındayken sürekli ağ'a (genelde internet'e) bağlı olmanız.

Kuantum Noktaları ve Programlanabilir Madde

FZ

Başlık yeterince garip geldi ve dikkat çekti ise okumaya devam: "Programlanabilir madde," birkaç hareketle "kurşun" gibi davranan sonra yine birkaç parametresini değiştirebileceğiniz ve "altın" gibi davranmasını sağlayabileceğiniz bir madde. Bütün bunlar malzeme bilimleri ile ilgili ve kuantum mekaniği ile elektroniğin arakesitinde yer alıyor.

21. yüzyıla hoşgeldiniz! Kuantum noktaları etrafındaki küçük elektrik alanlarını kontrol ederek elektronlar içeri ya da dışarı pompalanabiliyor, birer birer, ikişer ikişer ya da bir seferde binlercesi. Bunların oluşturduğu bulutların boyunu ve şeklini kontrol etmek dahi mümkün. Böylece söz konusu yapının doğal atomları taklit etmesi sağlanabiliyor ya da doğada mevcut olmayan yapay maddeler oluşturmak mümkün olabiliyor.

Bu dudak uçuklatıcı makaleyi okuduktan sonra FAQ: Quantum Dots and Programmable Matter sayfasına göz atabilir ve Hacking Matter: Levitating Chairs, Quantum Mirages, And The Infinite Weirdness Of Programmable Atoms isimli kitabı ısmarlayabilirsiniz. Tüm bunlardan sonra da Wil McCarthy´nin O´Reilly bünyesinde vereceği konferansa katılabilir ve bu yüzyılı şekillendirecek teknolojilerden birini daha yakından tanıyabilirsiniz.