USB Hafızalı Saat

0
tongucyumruk
USB yuvasından bağlanan flash hafıza kartları disketlerin pabucunu çoktan dama attı. Ufak boyutu, uyumluluğu ve bir okuyucuya ihtiyaç duymayan yapısı sayesinde bu ufak hafıza kartları herkes tarafından çok tutuldu. Ancak daha sonra bunları nasıl taşıyacağımız problemi ortaya çıktı. Her ne kadar küçük ve hafif olsalar da orada, burada unutabiliyorduk, üstelik zaten tıklım tıklım olan cebmize de fazladan bir alet daha koymamız gerekiyordu. Bunun üzerine anahtarlık, ufak fener gibi değişik biçimlerde USB hafıza ürünleri piyasaya çıktı. Ancak bu yeni ürün son noktayı koyacak gibi.
Laks adlı saat firmasının ürettiği bu hafıza ürünü ise taşıma problemini tamamen ortadan kaldırıyor. Entegre olarak USB hafıza barındıran bu saat sayesinde hafıza kartınızı unutmanız oldukça zor. 32, 64 ve 128 MB kapasiteye sahip üç model halinde sunulan ürünü üreticinin sitesinden satın alabiliyorsunuz.

Not :Firmaya mail atıp sorduğumda ürünü Türkiye'ye gönderebildiklerini söylediler.

Görüşler

0
FZ
Valla gidip standart bir saat alacağıma, fiyatı 70 ile 160 milyon arasında değişen bu saatlerden birini almayı tercih ederim. Gördüğüm kadarı ile Avusturya´dan buraya nakliye bedeli de 5 € falan. Gayet makul. Olmadı eşi dostu ikna edin, doğumgününüzde böyle bir şey alsınlar size; her bilgisayarcıya lazım ;-)
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

Compaq kabuk değiştiriyor, Intel palazlanıyor

larweda

Efsanevi Alpha mikroişlemci mimarisinin üreticisi Compaq "Big Q", 2004 yılı itibariyle tüm Tru64 Unix, OpenVMS ve NonStop işletim sistemli sunucu ürünlerini Intel Itanium tabanlı olarak sunacağını, 2004 yılına kadar da elindeki Alpha mimari teknolojisini ve işgücünü Intel`e devredeceğini açıkladı. Bu sayede Compaq artık mikroişlemci tasarlamaktan vazgeçip tamamen sunucu ve servis pazarına yönelirken Intel de rakipleri AMD ve Transmeta`ya karşı 64-bitlik Itanium mimarisinin gelişimini hızlandırarak büyük bir avantaj sağlamış oluyor. Öte yandan da yıllardır süregelen Intel - Microsoft evliliğine de yeni bir kuma geliyor. Hem de genç taze bir gelin yerine tecrübeli ve oturaklı bir ortak bu.

Konu hakkında The Inquirer`ın haberi, Compaq ve Intel`in duyuruları.

Ben bilgisayarımı kurcalamıyorum !!! diyorsanız

redogre

Bu yazıya bir göz atın.

Bir süredir "Artık bilgisayarımı açıp kurcalamaktan sıkıldım, efendi efendi oturup işimi yapacağım" diyordum taa ki o güne kadar....

Efendim, benim ekran kartım yandı, bende bir süre eski bir kartla idare ettikten sonra bilgisayar ürünü satan arkadaşlarımdan yeni bir ekran kartı aldım, geçici olarak kullandığım kartı da onlara iade edip hevesle eve döndüm.

Müslümanlar İçin Kutsal Bilgisayar Yapıldı

FZ

Müslümanlar için kutsal bilgisayar yapıldı. Hayır bu bir asparagas falan değil, Almanya'da yaşayan Mustafa Güner tarafından Segun şirketince çıkarılan KAABA (yani Kâbe) bilgisayarı siyah kasası, üzerindeki kutsal Arapça yazıları ve ilginç tasarımı ile görenlerde karmaşık duygulara yol açıyor.

Tabii bir süre sonra insanın aklına şu sorular geliyor: Kutsal gelenek ile teknolojik tasarımı birleştiren bu bilgisayar hangi işletim sistemini çalıştırmalı? Acaba kritik bir iş ortasında sistem göçerse ne olacak? Peki ya üzerinde kutsal yazılar bulunan bu bilgisayarı 5-6 yıl sonra çöpe atabilecek misiniz?

İlgili kişiler bu bilgisayarın distribütörlüğünü alma hayalleri kuradursun, FZ konu ile ilgili yol açacağı spekülasyonları şimdiden merak ediyor ;-)

Apollo I'i Kontrol Eden Bilgisayarı Sıfırdan Yapmak İster Misiniz?

FZ

Evet, insanoğlunu Ay'a taşıyan uzay aracını kontrol eden uçuş kontrol sistemi. userfriendly.org sitesinin günün linki bölümüne bakarken gördüm bu fantastik siteyi.

AGC (Apollo Guidance Computer) sistemini yeniden inşa etmeye dair olarak proje sahibi şunları diyor:

İlk geliştirilmiş bilgisayarlar ilginçtir. Çünkü basit cihazlardır, dolayısı ile tüm bilgisayarı donanımdan yazılıma dek tamamen anlayabilirsiniz.

AGC ilk geliştirilmiş bilgisayarlar arasında en ilgincidir çünkü Ay'a insan taşıyan ilk uzay aracında kullanılmıştır ve ilginç mimari özellikleri vardır.

WI-FI nedir? yenir mi?

larweda

Son aylarda dünyada, özellikle Amerika'da iyice kızışan bir teknoloji wi-fi, wireless fidelity tanımının bir kısaltması. Wireless fidelity, kelime anlamıyla kablosuz gerçekçilik anlamına geliyor, aslıda yüksek kaliteli ses sistemlerine verilen isme (Hi-fi:high fidelity) gönderme yapılarak bu isim kullanılmış. Aslında IEEE 802.11b şeklinde anılan bir standartın daha insancıl bir karşılığı wifi, (aynı lşekilde IEEE 802.3'e de aramızda "ethernet" diyoruz :) İşte bu wi-fi, özellikle Amerika'da evlerde, parklarda, havaalanlarında kullanılmaya başlanan kablosuz ağ sistemlerinin genel bir adı oluyor. İşin keyifli yanı ise, taşınabilir wi-fi uyumlu bir cihazınızla (laptop, pda, tabletpc vs.) herhangi bir wi-fi network'ü kapsamındayken sürekli ağ'a (genelde internet'e) bağlı olmanız.