USB Hafızalı Saat

0
tongucyumruk
USB yuvasından bağlanan flash hafıza kartları disketlerin pabucunu çoktan dama attı. Ufak boyutu, uyumluluğu ve bir okuyucuya ihtiyaç duymayan yapısı sayesinde bu ufak hafıza kartları herkes tarafından çok tutuldu. Ancak daha sonra bunları nasıl taşıyacağımız problemi ortaya çıktı. Her ne kadar küçük ve hafif olsalar da orada, burada unutabiliyorduk, üstelik zaten tıklım tıklım olan cebmize de fazladan bir alet daha koymamız gerekiyordu. Bunun üzerine anahtarlık, ufak fener gibi değişik biçimlerde USB hafıza ürünleri piyasaya çıktı. Ancak bu yeni ürün son noktayı koyacak gibi.
Laks adlı saat firmasının ürettiği bu hafıza ürünü ise taşıma problemini tamamen ortadan kaldırıyor. Entegre olarak USB hafıza barındıran bu saat sayesinde hafıza kartınızı unutmanız oldukça zor. 32, 64 ve 128 MB kapasiteye sahip üç model halinde sunulan ürünü üreticinin sitesinden satın alabiliyorsunuz.

Not :Firmaya mail atıp sorduğumda ürünü Türkiye'ye gönderebildiklerini söylediler.

Görüşler

0
FZ
Valla gidip standart bir saat alacağıma, fiyatı 70 ile 160 milyon arasında değişen bu saatlerden birini almayı tercih ederim. Gördüğüm kadarı ile Avusturya´dan buraya nakliye bedeli de 5 € falan. Gayet makul. Olmadı eşi dostu ikna edin, doğumgününüzde böyle bir şey alsınlar size; her bilgisayarcıya lazım ;-)
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

Pentium 4 HyperThreading Performans Problemi

anonim

Pentium4 işlemcilerde hyperthreading özelliği ilk lanse edildiğinde performans artışları olacağı söylenmişti, fakat geçen günlerde ZDNet Hyperthreading hurts server performance konulu bir makale yayınladı. Bu makaleye göre, BIOS seviyesinde hyperthreading'i kapatan geliştiriciler ciddi bir şekilde performans artışından bahsediyorlar.

Bunu takiben Rick Ross bir yazısında hyperthreading'in bu performans kaybının sunucularda çalışan JAVA programlarına ne derecede etti yaptığını sorguluyor.

Türk gider krize, gavur gider tersine

sundance

Biz makinaları nasıl upgrade edecez diye kasalım, bir cd-writer daha alıp seri DivX imalatına mı geçsek diye cebelleşelim, bütün donanımların fiyatı olmuş iki kat, aldığımız maaş yarıya inmiş, off da off... (iki aydır işsizim, pardon kendimin patronuyum)

Ne diyordum biz bu sıkıntıları yaşayalım elin gavuru otursun `Ulaaa bunun kasası magnezyumdan, ben lise de gördüydüm magnezyum süper yanıyordu ` diyip keyif diye canım NeXT CUBE`u asetilen kaynağı ile yaksın. Yok kardeşim yok, bu gavurlardan özellikle de Amerika`lılardan adam olmaz, neyse, ne de olsa kaça kaça Hindistan ve Türkiye`de adam kalmadı, yakında istila edecez koca ABD`i de görecekler israf ne demekmiş :)

Cappuccino alırmısınız?

parsifal


Geçenlerde bir arkadaşımla eski dergileri karıştırırken 1994 yılından bir PC dergisi gözüme çarptı. Müthiş DX4-100'lerden bahsediyordu. Birde "docking station" denilen bir sistem ile ilgili özel bir araştırma vardı.

Neden günümüzde yok bu sistem? Yoksa laptop teknolojisi ile bu sistem çöpe mi atılmıştı?

Alet Çantası Şeklinde PC

anonim

Alet çantası ama içinde ingiliz anahtarı, tornavida falan yok, tıkır tıkır çalışan bir PC var. Gerektiğinde kapat alet kutusunu, al taşı, istediğin yere götür orada çalıştır. Şirin mi şirin ;-) Ne kadar işe yarar bilemem ama hoşluklar evreninde hak ettiği yere alacağa benzer.

Ben bilgisayarımı kurcalamıyorum !!! diyorsanız

redogre

Bu yazıya bir göz atın.

Bir süredir "Artık bilgisayarımı açıp kurcalamaktan sıkıldım, efendi efendi oturup işimi yapacağım" diyordum taa ki o güne kadar....

Efendim, benim ekran kartım yandı, bende bir süre eski bir kartla idare ettikten sonra bilgisayar ürünü satan arkadaşlarımdan yeni bir ekran kartı aldım, geçici olarak kullandığım kartı da onlara iade edip hevesle eve döndüm.