DNS Önbellek Zehirlenmesi: Açıklık ve Kapanması

0
auselen
Internet'in temel protokollerinden olan DNS üzerinde çok ciddi bir açık bulunmuştur.

Son günlerde görünürlüğü, etkisi ve alınan önlemleri açısından çokça tartışılan, Dan Kaminsky tarafından bulunan DNS protokol açığı, belli başlı ürünler için çözülmüş olmasına rağmen, açıklığı suistimal edebilecek saldırı araçlarının ortaya çıkması ve hala tüm ağ ve bilgisayar markaları tarafından çözümlerin sunulmamış olmasından dolayı, daha uzunca bir süre güvenlik açısından bir sorun olmaya devam edecek gibi görünmektedir.
DNS açıklığı bundan üç yıl önce Ian Green adlı bir SANS öğrencisi tarafından farkedilmiş olsa da, Dan Kaminsky'nin açığın pratik uygulamasını farkederek yamaların yayınlandığının açıklaması 9 Temmuz 2008 tarihine, US-CERT tarafında duyurulmasıysa 7 Temmuz 2008 tarihine denk gelmektedir. Bundan takriben bir ay öncesinden beri bilinmesine rağmen açıklık gizli tutulmuş, belli başlı üreticiler çözümlerini koordineli bir şekilde oluşturana kadar herhangi bir açıklama yapılmayarak, açıklığın genel olarak suistimali ihtimali azaltılmıştır. Internete bağlı tüm DNS sunucularının www.bilgiguvenligi.gov.tr adresinde yayınlamış olduğumuz açıklık ve saldırıyı anlatan makaleyi inceleyerek gerekli önlemlerin alınması tavsiye edilmektedir.

Kaynak ve detaylı açıklama için: Ulusal Bilgi Güvenliği Kapısı

İlgili Yazılar

64 bitlik Şifre 4 Yıl Sonra Kırıldı

FZ

Milyonlarca işlemci saati ve dört yıllık insan emeğinin ardından RC5 64-bitlik şifresi kırıldı.

331.252 adet gönüllü makinanın kullanıldığı deneyde Distributed.net isimli isimli bir bilgisayarcı grubu RSA Security'nin meydan okumasını kabul etti ve 10.000$'lık çeki aldı.

"Her ne kadar bu projenin süresi 64 bitlik RC5 algoritmasının güvenilirliği ile ilgili olarak çok problem yaratmıyor gibi görünse de gene de birkaç yıldan daha uzun süre korunması gereken hassas bilgiler için RC5-64'ü tavsiye etmiyoruz," şeklinde konuştu şifreyi kıran grup.

JavaScrypt

FZ

Autodesk firmasının kurucularından ve efsanevi AutoCAD programının yazarlarından biri olan John Walker, DES şifreleme standardının yerini almış olan AES´i (yani Rijndael algoritmasını) JavaScript ortamına taşıdı. Şifreleme, şifre çözme, parola cümlesi oluşturma ve steganografi işlevlerini barındıran bu JavaScript kullanımı GPL lisanslı olarak isteyen herkesin kullanımına açık.

C/C++ dururken neden JavaScript kullanayım, deli miyim divane miyim ben tepkisini verecekler ilgili sayfada usta programcının gerekçelerini okuyabilirler.

Gizli anahtarlarınızı gizleyemezsiniz!

tongucyumruk

İngiliz ulusal güvenlik ajansı Home Office, 2000 yılında çıkan RIPA adlı yasanın üçüncü bölümündeki bugüne kadar kullanmaya başlamadğı hakkını kullanmak yönünde hazırlıklara başladı. Sözkonusu yasanın üçüncü bölümü İngiliz polisine ihtiyaç duyması halinde kişilerin açık anahtar tabanlı şifreleme uygulamalarında kullanılan gizli anahtarını isteme hakkını tanıyor. Gizli anahtarını teslim etmeyi reddedenler içinse hapis cezası öngörülüyor.

KAISER, Meltdown, Spectre... Neler oluyor?

tongucyumruk

butch kibarca "neler oluyor?" diye sorduktan sonra kısaca son günlerde bilişim dünyasini sallayan, "bulutlarımız ne olacak?", "oyunlar da mı yavaşlayacak?" ve, "Bitcoin alalım mı?" gibi sorulara yol açan haberler üzerine kısa bir Türkçe açıklama yapma ihtiyacı hissettim.

Baştan söyleyeyim, konu üzerine çok derin bilgisi olan bir insan değilim, bu konu...

Sahte Microsoft İmzası

anonim

Microsoft bir işletim sistemi üzerinde yine Microsoft bir web tarayıcısı kullanırken akla gelen ilk şey bu dijital imzalardan en güvenilir olanının yine Microsoft firmasına ait olacağını düşünmektir, çok normal bir şekilde de olması gereken budur.

Fakat ne yazık ki durumun böyle olmadığı Microsoft tarafından yapılan ilginç bir açıklamayla anlaşılmıştır. Yapılan açıklamada denildiğine göre 29 Ocak ve 30 Ocak 2001 tarihinde VeriSign dijital imza firmasından bir kullanıcı Microsoft’un bir elemanı olduğuna inandırarak Class3 bir kod imzasını Microsoft adına elde etmeyi başarmış. Bu da pek tabii ki normalde Microsoft’a ait olmayan bir takım kodların sanki Microsoft tarafından dağıtılıyormuş gibi Internet Explorer’da uyarının gelmesi demek. Bu sayede eğer istenirse ActiveX kontrolleriyle ya da MS Office makroları ile bilgisayarınıza girilmesi ya da zarar verilmesi mümkün olmakta. Bu duruma bir aktif içerikli bir web sayfasını ziyaret ederken düşebileceğiniz gibi, üzerinde eklenti bulunan bir mail ile de başınız derde girebilir. Üstelik yapanın imzasında Microsoft yazdığı halde.