DNS Önbellek Zehirlenmesi: Açıklık ve Kapanması

0
auselen
Internet'in temel protokollerinden olan DNS üzerinde çok ciddi bir açık bulunmuştur.

Son günlerde görünürlüğü, etkisi ve alınan önlemleri açısından çokça tartışılan, Dan Kaminsky tarafından bulunan DNS protokol açığı, belli başlı ürünler için çözülmüş olmasına rağmen, açıklığı suistimal edebilecek saldırı araçlarının ortaya çıkması ve hala tüm ağ ve bilgisayar markaları tarafından çözümlerin sunulmamış olmasından dolayı, daha uzunca bir süre güvenlik açısından bir sorun olmaya devam edecek gibi görünmektedir.
DNS açıklığı bundan üç yıl önce Ian Green adlı bir SANS öğrencisi tarafından farkedilmiş olsa da, Dan Kaminsky'nin açığın pratik uygulamasını farkederek yamaların yayınlandığının açıklaması 9 Temmuz 2008 tarihine, US-CERT tarafında duyurulmasıysa 7 Temmuz 2008 tarihine denk gelmektedir. Bundan takriben bir ay öncesinden beri bilinmesine rağmen açıklık gizli tutulmuş, belli başlı üreticiler çözümlerini koordineli bir şekilde oluşturana kadar herhangi bir açıklama yapılmayarak, açıklığın genel olarak suistimali ihtimali azaltılmıştır. Internete bağlı tüm DNS sunucularının www.bilgiguvenligi.gov.tr adresinde yayınlamış olduğumuz açıklık ve saldırıyı anlatan makaleyi inceleyerek gerekli önlemlerin alınması tavsiye edilmektedir.

Kaynak ve detaylı açıklama için: Ulusal Bilgi Güvenliği Kapısı

İlgili Yazılar

Kriptografi ne kadar güvenli?

e2e

Bir süredir devam eden, ABD'nin, İran gizli servisinin iletişimini izlediği yönündeki tartışmaları duymuşsunuzdur. Olay ilk önce bu bilgiyi İran'ın nasıl elde ettiği etrafında dönüyordu. Senaryolardan en kuvvetli olanı ise bir dönemler ABD'nin Irak'ta en çok güvendiği ve gizli servis hizmetlerinden dolayı aylık $335,000 ödediği Ahmad Chalabi'nin bu bilgiyi, içkili bir ABD gizli servis ajanından aldığı ve İran'a verdiğiydi.

BBC'deki bu haber ise olayın teknik olarak nasıl yapılıyor olabileceği üzerinde duruyor.
Çeşitli güvenlik uzmanlarıyla yapılan röportajlardan alıntılarla günümüz kriptografi uygulamalarının kırılamayacağı, bu izleme olayının insan hatası(?) veya bir backdoor sayesinde yapılmış olabileceği anlatılıyor.

Alıntılardan biri beni biraz düşündürttü: Acaba?!

"The Code Book" kitabının yazarı Simon Singh: "... Bugün bir email göndersem, dünyanın tüm gizli servisleri, dünyanın tüm bilgisayarlarını kullansalar dahi çözemezler. Şifrelemeyi yapanlar şifre kırıcıları karşısında oldukça büyük bir avantaja sahipler."

Internet Üzerinden Bir Takip Öyküsü

FZ

Geçen gün bir arkadaşımla yazışırken ilginç bir hikaye dinledim ve sizinle paylaşmak istedim:

Arkadaşım Internet üzerinden ICQ aracılığıyla birisi ile yazışıyormuş. Alışıldığı üzere karşısındakine ismini sormuş ancak karşı taraf ismini söylememekte ısrar edince arkadaşım bu inatçı şahsiyeti biraz şaşırtmaya karar vermiş. Önce ICQ programını kontrol etmiş ve yazıştığı kişinin IP numarası gösterme özelliğinin açık olduğunu görmüş (hata 1). Buradan makinanın IP adresini öğrenmiş ve ardından Essential Net Tools isimli programı kullanarak makinanın NetBIOS sisteminin açık olduğunu tespit etmiş (hata 2). Böylece makinanın MS Windows ağındaki makina ismini öğrenmiş: xxxxxx-24 gibi bir isim (hata 3). Bu bilgileri edindikten sonra tüm zamanların en faydalı sitesi Google arama sitesine girip "xxxxxx" ismini aratmış ve karşısına "xxxxxx internet cafe, adres:....." şeklinde bilgiler çıkmış.

Bu bilgilerle donanmış olan arkadaşım karşısındakine şöyle bir mesaj göndermiş: "Şu anda falanca adreste, falanca telefonlu Internet Kafe'de, 24 numaralı makinanın başındasın, hala ismini söylemek istemiyorsan sen bilirsin ;-)". Karşı tarafın küçük çaplı bir şok geçirip dumura uğraması üzerine muhabbeti fazla uzatmamış ;-)

Kıssadan hisse: Windows ortamında, Internet Kafe'de falan yazışırken dikkatli olun. Ya inatçılık etmeyin, ya da edecekseniz gereksiz servisleri kapatın, işletim sisteminizi kontrol edin, vs. vs. ;-)

Çalışanların 2/3'ü şifrelerini not ediyor

anonim

Searchsecurity.com tarafından yapılan araştırmada kullanıcılar IT şifrelerini en az bir defa kağıt kalem ile not ettiklerini itiraf ettiler. Bunun başlıca sebebi olarak firmaların yüzde 75'inin şifreleri en az 13 haftada bir değiştirmeleri cevabını verdiler.

Şirketler şifre seçiminin önemini yavaş yavaş kavramaya başladı fakat güvenli sağlam şifre ile akılda kalması çok zor şifre arasındaki ince çizgiyi fark etmek gerekiyor aksi takdirde kullanıcı şifreyi not almak ve hatta bu notu ekranın köşesine iliştirmek zorunda kalıyor.
Zincir en zayıf halkası kadar güçlüdür sözünü bir kez daha hatırlatıyorum.
Haberin Kaynağı

Apache.org´u nasıl hack ettim?

conan

Baştan söyleyeyim, hack eden ben değilim ;) Daha önce Apache.org un başına gelenler yazısında belirttiğim olayın akabinde, hack'in nasıl gercekleştirildigine dair hacker (cracker?) ile bir IRC roportajı yapılmış.

Kendini fluffy bunny diye tanıtan hacker roportajda detaylı bir şekilde apache.org, VA Linux (themes.org), Source Forge (5 ay) ve de bir ISP'yi (Akamai.net) nasıl eline geçirdiğini anlatıyor. Genel olarak sniffing ve SSH üstünden trojan horse yollayarak passwordleri ele geçirdiğinden bahseden bunny kendisine white hat mi yoksa black hat mi diye soranlara da gray hat olduğunu soylemiş ;) (Do not underestimate the power of the dark side... [Star Wars - Yoda])

Detaylı bilgi

Internet Tarayıcınız Ne Kadar Güvenli?

FZ

Sizi bilmem ama scanit firmasının Browser Security Test sistemi ile Windows 2000 Pro Service Pack 2 ve IE 5.0 yüklü sistemimi kontrol (Start The Test linkine tıklayarak) ettiğimde (yaklaşık 3-4 dakika süren ve bir sürü popup pencere açan bir test, panik yapmayın :) aşağıdaki sonuçları elde ettim: