Deep Blue öldü yaşasın Deep Fritz

0
sundance
CNN`in haberine göre Deep Fritz adında yeni bir satranç bilgisayarı/programı, şu anki dünya şampiyonu Kramnik`le 15-30 Ekim tarihleri arasında Bahreyn`de karşılaşacak.

Kasparov`u yenerek 15 yıllık şampiyonu tahtından eden Kramnik eğer bu maçı kazanırsa $1M, berabere kalırsa $800,000, yenilirse $600,000 alacak. Daha önce Deep Blue, Kasparov ve Anand`ı yenen Deep Fritz ise saniyede 4 milyon hamle hesaplayabilme kapasitesi ile insan-makina tartışmasını yeniden alevlendireceğe benziyor.

Uzun süredir PC ortamında en güçlü satranç programı olan (Kasparov ve bir çok ünlü satranççının asistan olarak kullandığı) Fritz 6`nın çok gelişmiş bir modeli olan Deep Fritz, Deep Blue projesinden çekilen IBM`in yerine bir grup bilgisayar ve satranç uzmanı tarafından üretilmiş...

İlgili Yazılar

Democracy Player ve Videocasting

batasoy

Democracy Player'da Türkçe: artık Videocasting'leri takip etmek ve geleceğin televizyonu olan Internet TV'ye adım atmak daha kolay. Son derece başarılı arayüzü, kolay kullanımı ve daha da önemlisi programın yaratıcı firmanın ortaya çıkardığı Broadcast Manager ile, artık siz de kendi yayınınızı yapabileceksiniz! Detaylar dergimizin Nisan sayısında; ancak programı bugün indirerek yayınları izlemeye başlayabilirsiniz.

Zor Bir Soruya Boğaziçi Üniversitesi´nden Yanıt

zahter

Boğaziçi Üniversitesi Matematik Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Cem Yalçın Yıldırım ve ABD´li matematikçi Dan Goldston, ortak çalısmalarının sonucunda "sayılar teorisi" alanında dunya çapında bir başarıya imza attılar. Doç.Dr. Cem Yalçın ile kısa bir süre önce gerçekleştirilmiş söyleşiyi aşağıda okuyabilirsiniz:

Sony'nin yarattığı çalkantının dinmesine daha çok var...

conan

Şurada daha önce değinmiştik. Konu kişisel bloglardan, bilgisayar basınına ve daha sonra ana basına taşınan konuların belki de en güzel örneği. Bruce Schneier'in Sony'nin yediği bu halt konusunda söyleyecekleri bitmedi. :) Bu adreste enfes bir özet geçmiş üstad.

Yazıdan bazı çarpıcı cümleler:
- The only thing that makes this rootkit legitimate is that a multinational corporation put it on your computer, not a criminal organization.
Bu rootkit'i haklı kılan tek şey bir suç örgütü tarafından değil, çokuluslu bir şirket tarafından sisteminize yerleştirilmiş olması.

Toshiba´dan 2cm´lik sabit sürücü

butch

En son rekorun Kasım ayında Hitachi tarafından duyurulan 1-inch(2.54 cm)'lik sabit diskte olduğu konuda, Toshiba yaptığı 0.85-inch(2.159) diskle rekoru eline geçirmiş oldu. 2-3 GB kapasiteye sahip olan diskler 2005 başında üretime geçecek.

Kaynaklar:/. ve http://neasia.nikkeibp.com

Müjde! Bilişimin arsa derdi çözülüyor...

bm

Biz burada Larry Wall'un davranışından felsefi manalar çıkartmaya, hem Malkoçoğlu rumuzu kullanıp hem beynelmilel seviyede kaliteli yazılar yazarak Türk'ün Türk kalarak sadece batılının sanılan oyunu oynabileceğini göstermeye ve bu nevi pek çok faydalı iş yapmaya çalışırken öbür taraftan birileri devletimizin aklına bilişimle ilgili birşeyler sokuyor. Buradaki habere göre Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun "Uygun yerde bedelsiz arsa tahsis etmeye ve Bakanlar Kurulu kararıyla enerji ve vergi muafiyeti gibi teşvikleri vermeye söz veriyoruz" demiş. Vergi muafiyetini anladım ama arsa ve enerji nereden çıktı? "Bilişim şirketlerinin toplanarak bir sanayi bölgesi kurmaları" teşvik edilecekmiş. Bana mı öyle geliyor yoksa "sanayi bölgeciliği" diye bir rant işi mi var Türkiye'de?

Internet yavaş, pahalı ve kesiliyor; ilginç donanım buraya getirilmiyor, iyi teknik kitap bulamıyoruz filan diye şikayet edildiğini duydum ama doğru dürüst iş yaptığını düşündüğüm bilişimcilerden "ah ah keşke bütün şirketler yanyana olsa" diye bir şey hiç duymadım. Pardon düzeltiyorum, hiçbir bilişimciden duymadım bunu. "Ne güzel ofis bilmemne maliyeti olmadan evimizden çalışabiliyoruz" yahut "net sağolsun bir sürü bilgili insanla dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar etkileşebiliyoruz" diyen çok bilişimci tanıyorum tabii. Bunun sebebi galiba benimle konuşan bilişimcilerle devletimizin aklına bu fikirleri sokan bilişimcilerin farklı olmaları.

Sizin aklınız eriyor mu "ithal veya yerli bilişim profesöründen gelir vergisi almayacağım", "telekom işini dehal halledeceğim", "bilişimde şirketleşmek artık 5 dakika", "Türk gençleri evde oturup annelerine çay yaptırıken ABD'nın yüksek katma değerli bilişim sektörününde yer almalı" gibi şeyler demek varken, "arsa tahsis edeceğim", "teşviği insana değil bölgeye vereceğim, siz bölgeye gelin", yani bir yerde efektif olarak "Türkler Türkler'le yakın durup hep Türkler'le konuşsunlar ki Türkiye dışında hiçbir yerde doğru olmayan doğrular üretelim" denmesine? Kimler bu insanların aklına bunları sokuyorlar Allah aşkına? Ben mi çok huysuz veya cahilim yoksa hakikaten ters bir perspektif mi bu?