Adı : Bilgi Soyadı: Sayar !

0
FZ
Geyik, şaka falan değil, Alanya'da Özel Hamdullah Eminpaşa Lisesi öğrencisi 18 yaşında bir kız, Bilgi Sayar.

Üniversite sınavına hazırlanan Bilgi Sayar, "Biriyle tanışırken adımı söylüyorum ama karşımdaki şaka yaptığımı düşünüp bozuluyor. Gerçeği öğrendiğinde bu kez o şaka yapmaya başlıyor. 'Monitörün nerede?', 'Klavyen yok mu?', 'Yürüyen bilgisayar icat edildi' gibi espriler. Nüfus memuru bile babamın şaka yaptığını düşünmüş" diyor ;-)

Kaynak : Radikal Gazetesi, 12 Nisan 2002

İlgili Yazılar

Elinize sağlık (Anlaşılamayan beyin fırtınacılarına ağıt)

ProDer

Zamanının büyük bir bölümünü "beyin fırtınası" estirmekle geçirenler, tepki vermeye pek alışık değiller. Bu "cin"ler genelede oturdukları yerden ellerindeki işi bitirirler; "harala gürele" ortamlardan daima uzak dururlar, "iş" yaparlar.

8-bitlik Mutluluk

darkhunter

Commodore 64 deyince herkesin aklına çocukken oynadığı inanılmaz keyifli oyunlar gelir.

O oyunların neden bu kadar keyifli olduğu düşünüldüğünde ise karşımıza muhteşem bir ses çipi ve daha da önemlisi o çipe ruhunu katan inanılmaz yetenekli besteciler çıkar.

Komodor Projesi o yılları, o sesleri ve o bestecileri anmak için ortaya çıktı. Oyunların basit olduğu, hayal gücümüzün sınır tanımadığı güzel günlerin hatırasına.

Yiğit Karabağ

BBC arşivlerini dünyaya açıyor !

sundance

Newsforge'un haberine göre BBC, bütün arşivini Internet üzerinden özgürce erişilebilir hale getirecek. Yakın tarihte gerçekleşmesi beklenen bu projenin, Özgür Yazılım'ın ilkelerinin sadece yazılım alanında değil, başka alanlarda da yaygınlaşmasının önemli bir örneği olacak.
Dr. Who ve Red Dwarf bir yana, ne belgeseller, dünya tarihine şahitlik etmiş ne anlara şahitlik edebileceğiz bir düşünün.

Teşekkürler Elendil.......

mambo

Hani hep derler ya en iyi okul hayat okuludur diye sanırım bunu en yoğun ve en güzel yaşayanlardan biri de benim.

Sana dokunan yılandan bana ne (eğer para kazanmıyorsam!)

sundance

(Merak edenler için:bu yazının burada yer almasının sebebi hepimizin insan olması.)

Bugün Katrina fırtınası ile ilgili okuduğum bir makale beni bir şeyler yazmaya zorladı. Dünyanın ne kadar boktan bir yer olmaya doğru ilerlediği ve "tuzu kuru olma" deyiminin gerçekte ne anlama geldiği ve "onun başına geldiyse haketmiştir bir şekilde" dedikten sonra buna mantıklı sebepler bulmanın ne kadar da kolay olduğu gibi şeyler öğretti.

Makalenin ismi "Üzüntü yok: Neden Katrina kurbanlarına fazla yardım etmemeliyiz?" İçeriğe gelince; basit bir özeti şu şekilde olabilir: