Açık Kodlu Özgür Yazılım: Minik Bir Vaka Analizi

0
FZ
Kısa bir süre önce FM kurucu editörlerinden sundance bana FeatherLinux (kuştüyü linux :-P ) isimli çok hafif ve bir mini CD´ ye sığabilen bir GNU/Linux dağıtımından bahsetti. Söz konusu dağıtım Debian GNU/Linux ve Knoppix dağıtımlarından yola çıkarak hazırlanmış epey pratik bir şeydi.

Dağıtımı olabildiğince küçültmek için dokümantasyon çıkarılmıştı, yani man sayfaları CD´de mevcut değildi. sundance ile bunu tartışırken aklıma şöyle bir şey geldi: Eğer bu CD ile boot ettiğim bilgisayarın Internet bağlantısı varsa neden komut satırından alışık olduğum şekilde man sayfalarına erişmeyeyim? ``Aaa iyi fikir yaa!´´ şeklinde karşılıklı mesajlaşmadan sonrası açık kodlu özgür yazılım dünyasında insanların pratik problemlere pratik çözümleri nasıl geliştirdiklerine dair güzel bir vaka analizi (mini case study) olarak okunabilir.
sundance bu fikrimi hemen gidip dağıtımın FORUM alanındaki öneriler bölümüne yazdı. Dağıtımı geliştiren kişi de, ``aaa evet iyi fikir´´ dedikten sonra basit bir Perl scriptini foruma postaladı. Söz konusu script´ in yaptığı şey hakkında dokümantasyon istenen komutu dillo web tarayıcısına parametre olarak geçmekti. Script´ in adı wman idi. (World wide web man hesaabı ;-)

İş görmesine görüyordu ancak tam olarak bizim arzuladığımız şey değildi, en azından benim içim rahat etmemişti. Benim istediğim komut satırından wman ls gibi bir şey yazıp yine komut satırı ortamında ls komutu ile ilgili detaylı bilgilere ulaşabilmekti.

Bunun üzerine dedim ki, FZ, iş başa düştü. Önce biraz web üzerinden man sayfası sunan siteleri ve sundukları içeriğin formatını inceledim. Bu arada #fazlamesai IRC kanalına bağlanıp tongucyumruk ve diğer üyelerimizle fikir teatisinde bulundum. Hatta bir ara tongucyumruk gaza gelip, ``hocam bende eski bir P-II makina var, onu vereyim, içine direkt .gz formatındaki man sayfalarını koyun, web üzerinden sunulur hale getirin, hiç uğraşmayın HTML işlemesi ile´´ gibisinden güzel bir teklifte de bulundu ;-)

Sonunda bulabildiğim en sade HTML´i üreten sitenin üzerinde çalışmaya başladım, wget ve sed bu iş için yapmaları gerekeni gayet güzel yapıyorlardı. Birkaç deneme yaptıktan sonra sistemi basit bir bash betik dosyası olarak bir kenara koydum, içeriğini de FeatherLinux forumuna postaladım.

Bundan sonrası ise FM sitesinin güzelliğini bana bir kez daha gösterdi. Benim bash betiğini gören sundance hemen konuya el attı ve birkaç olmazsa olmaz özellik ekledi. Ardından durumdan haberdar olan roktas üstadımız da ``aaa süper fikir şu tip özellikler de olsa ne güzel olur di mi´´ ruh hali ile gittikçe büyüyen programa el attı, geliştirdi ve kodu bir güzel cilalayıp parlattı.

wman artık günlük kullanım için hazırdı, en azından alfa sürümü olarak ;-) FM üyelerinin bu karşılıklı paslaşması ve (ne denli küçük gibi görünürse görünsün) somut bir probleme basit, pratik ve UNIX mantalitesine uygun bir çözümü geliştirmeleri kendiliğinden ve birkaç gün içinde oluvermişti.

Konunun teknik gelişimini okumak ve wman programını incelemek isteyenler bu adrese göz atabilirler.

Görüşler

0
sametc
işte fm guzelliği ilk kez bu kadar net bir şekilde gosterildi .... :)

fm editorleri ve uyeleri sonunda(her ne kadar kucuk gorunsede ama bana kucuk gorunmuyor) bir fikir ortaya attılar ve cok guzel sonuclandı.. :)

aslında diyorumki fazlamesai programlama grubu olusturulsa .. orda sadece projelerdeki eksiklikler falan konusulsa tartısılsa tam FM uyelerine gore bir proje cıksa ...
işte bir programdaki kaynak kodlarını tartıssalar ne ( ya hocam pythondaki import ne işe yarar turunden demiyoruz elbette) kadar guzel olurdu değilmi.... ??
bu haber super haber..
insallah gerisi gelir..
0
sundance
Merak edenler için, bu yazılan wman scripti Feather Linux 0.38 versionuna konuldu. [featherlinux.berlios.de] FeatherLinux'u da özellikle tavsiye ederim.
0
FZ
Nedense bu cümleler kulağıma müzik gibi geliyor ;-)
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

Bilen de bilişiyor bilmeyen de !

sundance

Bu sabah Yeni Şafak gazetesinin Bilişim bölümünde TÜBİTAK'a "CD'den çalışan yazılım"la övünmek yakışmaz! başlıklı bir makale okudum.

Açıkcası makaleyi okumanıza bile gerek yok, başlık makalenin yazarının temel derdini ortaya koyuyor. Uludağ ekibinin üstünde çalıştığının bir Live CD olmadığını mı anlatmak lazım, yoksa Live CD'nin bir ekstra olduğunu, LiveCD olan bir sistemi (birçok durumda) sadece dosyaları kopyalamakla bile harddisk üzerine kurabileceğinizi mi, yoksa "Alın işte bu işle uğraşan münafıklar bunlar" modunda bir içeriğin altına ekibin fotoğrafını koymaktaki yaklaşımın yanlışlığını mı? Ben bilemedim.

Ama Pardus hakkında en ufak bir heyecan bile duymadan söyleye söyleye bunu söyleyebilmek ya vicdansızlıktır, ya da birileri yazdıkları yazılar karşılığı barter yapmanın yöntemini bulmuş ;)

GNU/Linux Ortamında Webcam İle Hareket Algılama

FZ

Başlık biraz fazla ciddi gelmiş ya da kafa karıştırmış olabilir o yüzden kısaca derdimi ve bu makalenin ana temasını belirteyim: Basit bir kamerayı GNU/Linux çalıştıran bir PC´ye USB portu üzerinden bağladıktan sonra bir tür ilkel gözetleme/uyarma sistemi kurma işini adım adım anlatmak.

Yemeği hazırlamaya başlamadan önce malzeme listesine bir göz atalım:
  • 1 adet PC
  • 1 adet Debian tabanlı KNOPPIX 3.1 Bootable Live CD
  • 1 adet PHILIPS PCVC 730K webcam
  • 1 adet hareket tespit (motin detection) yazılımı

Java, Dropwizard, Elasticsearch ve Docker ile kendimize bir fazlamesai.net klonu yazalım: Bölüm 1

tongucyumruk

Günümüzde uygulama geliştirme dendiği zaman çoğumuzun aklına iki tip uygulamadan biri geliyor: Mobil uygulamalar veya Web uygulamaları. Bunu masaüstü uygulama piyasası öldü anlamında söylemiyorum tabi ki fakat eskisi kadar "hip" olmadığı da aşikar. Web uygulaması denince pek çok insanın aklına da tabi ki Ruby on Rails veya Django gibi dinamik dillerin geliştirme çerçeveleri geliyor....

fazlamesai.net'e soralım: J2EE mi yoksa .NET mi?

FZ

MIT hocalarından Philip Greenspun tercihini .NET'ten yana kullanmış. Greenspun'ın 11 Nisan 2002 tarihli yorumlarından sonra en son 8 Mart 2005'te bir yorum gelmiş. Son 3 sene içinde gelen yorumlar ağırlıklı olarak .NET taraftarı yorumlar. Genel hava şu: Eğer bir sürü programcı çalıştırmak istiyorsanız, çok büyük şirketseniz, bol bol paranız varsa, vs. buyrun J2EE ile sistem geliştirin. Daha sıkı koşullar altında çalışıyorsanız şu anda .NET çok daha hızlı ve etkin sistem geliştirmeye ve programlamaya izin veriyor. Tabii buna itirazlar da var: EJB'den yola çıkarak J2EE'yi kötüleme hatasına düşmeyin! gibi. Bir başka yazılımcı ise "yahu bir satır kod değiştiriyoruz, application server'ı başlatmak 3 dakika sürüyor, el insaf" şeklinde şikayet ediyor.

IT sektörünün acar FM üyeleri bu konuda ne der? Acı dolu yazılım deneyimlerini bizimle paylaşmak isteyenler, hodri meydan, yanınızda rakamlarla gelin ve hangi platformu neden tercih ettiğinizi güçlü bir şekilde açıklayın.

istanbul - ankara - izmir... Ya peki diğerleri???

parsifal

Kendi sanal mekanlarımızda yaşıyoruz hayatımızı. Büyük şehirlerde oturuyoruz. Bağlantılarımız çok hızlı çalışıyor. Gelişiyoruz, hızlanıyoruz. Peki ya diğer şehirler de durum nedir acaba? Biz "iletişim çağını" oluşturan bir avuç kullanıcıyız esasında...