butch

Görüşler

1
butch

Electron eziyetinden kurtulmamıza vesile olur mu acaba?

1
tongucyumruk

Olmaz. Iki sebepten:

  1. Android uygulamalari cogunlukla cep telefonlarinda calismak uzere tasarlanan uygulamalar. Haliyle kullanim modeli de genelde dikey bir durus ve dokunmatik ekran odakli oluyor. Bu tip uygulamalarin tablet/masaustu ortamini da hedefleyerek tasarlanmadiklari surece bu ortamlarda kabul edilebilir bir kullanici tecrubesi sunmasi pek gercekci bir beklenti degil.
  2. Electron'un varlik sebebi halihazirda iOS, Android ve Web uygulamasi gelistirmeye kaynak harcayan gelistiricilerin bir de uc tane ekstra masaustu uygulamasi gelistirmekle ugrasmak istememesinden kaynaklaniyor. Bir anlamda gecmisteki "flash uygulamasindan .exe uretmek" yaklasiminin bir yansimasi. Bu durumda da gayet basarisiz bir kullanici tecrubesi sunacak bir Android uygulamasi yerine halihazirda masaustu tarayicilar icin tasarlanmis web uygulamasini paketleyip sunmak daha mantikli oluyor.

Belki ileride Andbox'i Electron'a alternatif olarak goren gelistiriciler uygulamalarini masaustunde de calisabilecek bicimde gelistirmeye baslarsa bu durum degisebilir, ustelik bu Android Tablet ekosistemini de canlandirmaya yardimci olur ama yine de pek umitli degilim.

Son olarak, Andbox'in da Electron'un yasattigi performans sorunlarina karsi ciddi bir avantaj sunmasini da beklememek lazim. Gunumuzde Android telefonlarin 3-4 GB bellek ile calistigini dusunursek uzerlerinde calisan uygulamalarin aslinda pek de yuksek performansli olmasi biraz hayal sayilir. Care mi? Care Web uygulamalarini web tarayicida kullanmak. Gercekten bir masaustu uygulamasina ihtiyac duyulan konulara odaklanan sirketlerin de bu masrafa girmekten kacinacaklarini zannetmiyorum.

Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

Orange - Açık Lisanslı 3d Kısa Film Projesi

anonim

www.blender.org da yapılan açıklamaya göre, Blender Derneği[1] ve Hollanda Medya Sanat enstitüsü[2] açık kaynak uygulamalar ile hazırlanacak, Açık kaynak bir kısa animasyon film çalışması için anlaştılar.

Linux ve Özgür Yazılım Sloganları Aranıyor!

dfisek

Linux Kullanıcıları Derneği'nin yeni dönemdeki etkinliklerinde kullanmak için yeni görseller yaptırılması planlanıyor. Daha çok ve çeşitli görseller ile derneğin katıldığı etkinliklerde özgür yazılımın adını ve felsefesini daha fazla duyurabilmemiz mümkün olacak.

Görsel malzemelerin önemli bir parçası da slogan. Sloganların kısa ve öz olması, Türkçe olması, dağıtım bağımsız olması, herhangi bir firma ya da ürünü kötülememesi gerekiyor.

Sizlerden onu gören insanların ilgisini çekebilecek, özgür yazılıma ilişkin sloganlar istiyoruz. Önerilerinizi Tuxweet'teki başlığın altına yazabilirsiniz.

Eric Raymond: GPL'e İhtiyacımız Yok

tongucyumruk

Breziya'da Fórum Internacional de Software Livre adlı etkinliğe katılan açık kaynak hareketinin kurucusu ve Open Source Initiative'in başkanı Eric S. Raymond açık kod hareketini savundu ve "GPL'e ihtiyacımız yok. GPL açık kaynak programların zayıf olduğu ve kendini koruyamayacağı düşünülerek hazırlanmıştır. GPL'i kullanarak BSD lisansının ekonomik getirilerinden yararlanamıyor, kendimize zarar veriyoruz" dedi.

Tarihi bir gün!

sundance

Dün (22 Mart 2004 günü), Türkiye´nin önde gelen gazetelerinden Milliyet´te tam sayfa Linux International´ın ilanı yayınlandı.

MS´a yakınlığı ile bilinen Doğan Grubu´nun önde gelen gazetesi olan Milliyet´te yayınlanan bu ilanda ´Linux ve Açık Yazılımlar´ kullanımının neden daha güvenilir, daha geliştirmeye açık ve daha ucuz olduğu anlatılıyor. Dahası, ´Siz isterseniz bunu devrim diye adlandırın, biz basitçe özgürlük diyoruz´ ibaresi geçiyordu. İlanı veren ise Linux International adına http://www.acikyazilim-turkiye.org

Çerçeveletip duvrarıma asmayı düşünüyorum, sanırım taşlar yerinden oynuyor.

Bakkalda Süt Varken Neden İnek Satın Alalım?

velista

Uludağ Projesinin ilk ürünü Pardus Çalışan CD'nin görücüye çıkmasıyla, ortalık karışmışa benziyor. Benim de içinde bulunduğum bir grup, Pardus'u ileriye doğru atılmış çok olumlu bir adım olarak görürken; bazıları da projenin sitesinin yetersizliğine ve ortaya çıkan "ilk ürünün" CD üzerinden çalışmasına içerledi...

Benim için sorun, Uludağ'cıların neden Microsoft Türkiye'ninki gibi bir site yapamadıklarından daha önemli... Sorulması gereken asıl soru şu: "Biz Türkler bir kilo kumdan ne üretebiliyoruz?"