Zombie virüsü geri döndü

0
FZ
Korku filmi başlığı gibi göründüğüne bakmayın, tüm zamanların en karmaşık virüslerinden biri olan Zombie, geri döndü ve bu sefer daha da gelişmiş ve güçlenmiş.

Symantec`ten Peter Szor`un açıklamalarına göre Mistfall motorunu kullanan virüs, hafızada kendine 32 MB yer ayırıp, bulaşmaya çalıştığı programı "decompile" edebiliyor. Daha sonra program kodunun bir kısmını belirleyip iptal ediyor, kendini o bölgeye yerleştiriyor, veri referanslarını yeniden oluşturup, çalışabilir program dosyasını (.exe dosyayı) yeniden derliyor. Böylece ZombieMist, bulaştığı şeye dönüşmüş oluyor. Szor'un açıklamalarına göre böyle bir durumla ilk defa karşılaşılıyor.
İşin garibi, kendisine virüs tarafından bu kadar müdahele edilen program çökmeden çalışmaya devam ediyor!

Yeraltı dünyasının meşhur virüs yazarlarından Rus kökenli Zombie tarafından yazıldığı düşünülen virüsün incelenen kodunda şöyle bir meydan okuma var: So, poly-encrypted permutated viral body is completely integrated with target file. Hmm ... checkmate?

Daha çok merak ediyorsanız detaylı raporu da okuyabilirsiniz.

Görüşler

0
FZ
En azında salak bir e-mail vbscript virüsü değil ;-) Yapan adamı sevmeseniz dahi, hiç değilse teknik bilgisine ve ustalığına saygı duymak zorunda kalıyorsunuz.
0
elrond
Al benden de o kadar. Özlemişiz böyle virüsleri ;-)
0
FZ
Nerde o eski günler kadar yaşlandık sanırım. 2000'li yıllara 20'li yaşlarını geride bırakmaya başlayan insanlar bilgi işlem dünyası için biraz kıdemli ve yaşlı sayılabilirler öyle değil mi?

Ah, nerde o eski virüsler azizim! O zamanın virüs programcıları çok şey bilir, makinaya göbek attırırlardı; şimdiki veletler öyle mi ya! Biraz VBScript öğrenip Outlook programlamaya göz atıp virüs yazıyorlar. Kadın fotolarından, sosyal mühendislikten medet umuyorlar. Göstere göstere geliyorlar, halbuki eski virüsler sessiz sedasız RAM'e yerleşir, boot sector'de bir iki değişiklik yaparlardı da ruhumuz bile duymazdı... :)
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

Biyometrik Güvenlik ve Uygulama Kolaylığı

FZ

Pek çok filmde biyometrik güvenlik ile karşılaşmışsınızdır. Mesela adam kapıya elini koyar ve adamı tanıyan sistem kapıyı açar, kadın asansöre biner ve bir kat numarası söyler ve kadının sesini analiz eden asansör bilgisayarı kadın eğer yetkili ise hareket etmeye başlar veya bir sistemi kullanmaya çalışan kişi karşısındaki kameraya bakar bakmaz sistem iris tabakası şeklini analiz eder ve elindeki eski bilgilerle bir kıyaslama yapar...

Kulağa hoş geliyor değil mi? Yani taşımanız gereken bir anahtar veya akıllı kart yok, hatırlamanız gereken ve zırt pırt unuttuğunuz bir sürü parola, şifre vs. yok. Tamamen sizi bedensel özelliklerinize yani size özgü ve taklit edilmesi nerede ise imkansız işaretlere dayanan güvenlik sistemleri.

Kötü adamlar ve arka kapılar

sundance

Uzun bir süreden beri (Truvalılardan bu yana ;) hileli oyuncaklar hep güncelliğini korumuşlardır. Truva şehrinin düşmesinden, James Bond numaraları ile çeşitli sırları ele geçiren casuslara kadar tarih boyunca, asıl amacını gizleyen aletler hep büyük avantaj olmuştur.

Son yirmi yılda ise, bilgisayarın ve ağların yaygınlaşması ile, bu eski hileli savaş araçlarının yerini sistemdeki zayıflıklar, belli bir işi görüyormuş gibi davranan ama arka planda başka numaralar çeviren programlar almıştır. Tacettin Karadeniz arkadaşımız da, sözkonusu zayıflıkları sağlayan Arkakapıları [Backdoor] anlatan enfes bir makale yazmış, ilgi ile okuyoruz.

JEdit ActiveX Nesnesi Veri İfşa Açığı

anonim

Türkiye'deki bir çok bankanın kullanıcılarını tuş kaydedici (keylogger) ve truva atlarına karşı korumak için hizmete sunduğu JEdit objesinde veri ifşa açığı bulundu. Bu açık kullanılarak kurumsal ağların güvenlik yapılarını aşmak için önemli bilgilere erişilebiliyor.

Trusted Computing Hakkında Bir Sunum

sundance

Uzun bir süredir bahsi geçen "Bilgisayarınıza bir chip takılacak, bu sayede yazılım üreticileri ve web siteleri başta olmak üzere herkes kim olduğunuzu bilecek ve güvende olacaksınız" şeklinde lanse edilen Trusted Computing hakkında inanılmaz bir sunuma rastladım.

RMS'in "Treacherous (Hileci) computing" diye yorumladığı TC, Microsoft, Intel, IBM, HP ve AMD'nin birarada yeraldığı nadir projelerden biri. İki ayrı kalitedeki (25MB/50Mb) sunumu izleyin ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız. Ben şimdiye kadar daha iyi bir sunum izlemedim.
Daha detaylı bilgi için adres AgainstTCPA

Avustralya, Koreli korsanların tehdidinde!

Soulblighter

Kuzey Kore askeri birliği, 500 kadar bilgisayar korsanı kiraladı. Korsanların görevi Güney Kore, japonya ve Amerika ağlarına sızarak bilgi çalmak.
Güvenlik uzmanları, Avusturalya'nın Amerika ve Avrupa'ya göre daha fazla risk altında olduğunu, bilgisayar korsanları için basit hedef olduğunu söylüyor.
Adını açıklamak istemeyen bir Amerikalı güvenlik uzmanı, Avustralya'nın şirket ağlarına giriş için "arka kapı" olarak kullanılabileceğini ve Kuzey Korenin amacına ulaşmasına neden olabileceği yönünde uyarıyor.
Avustralya'lı firmalar ise Amerika'lı ve Avrupa'lı firmalar ile aynı düşünce yapısına sahip olmasına rağmen güvenlik konusunda daha rahat davranıyorlar. Bu da onları açık tehdit haline getiriyor. Haberin devamı...