Yapay Zekâda Hedef Hala Uzakta

0
ahmetozer
Savaş alanında, yaşlıların bakımında ve uzayın keşfinde… İnsanlığın robotlardan beklentisi saymakla bitmiyor. Ancak yapay zeka alanındaki ağır gelişme, görme, konuşma ve yürüme gibi en basit becerilerin dahi robotlara aktarılması zorlukla ilerliyor.

Robotlar hala futbol oynamakta zorlanıyor

Kısaca ELROB (European Land-Robot Trial), yani Türkçesiyle Avrupa Kara Robotları Saha Araştırması, bu yıl 15-18 Mayıs tarihleri arasında yapıldı. Alman Kara Kuvvetleri’nin Bavyera Hammelburg’da bulunan kışlasında, 9 Avrupa ülkesinden 33 firma ve 14 araştırma ekibi, robotlarla ilgili son gelişmelerini sergilediler. Başta askeri olmak üzere, sınır muhafaza, itfaiye, polis ve sivil savunma alanında faaliyet gösteren robotlar sergilendi. Amerika’da Savunma Bakanlığı’nın organize ettiği DARPA Grand Challenge’e kıyasla Elrob bir yarışma niteliği taşımıyor. Elrob’un bu yılki hedefleri arasında insansız kara araçlarının gelişimini teşvik yer aldı.

Avrupa Robotik Ağı Euron’un Koordinatörü ve ELROB jürisi üyelerinden Henrik Christensen, ELROB’un bundan sonra her yıl yapılacağını, sivil ve askeri amaçların her yıl rotasyona tabi tutulacağını kaydetti. Bir sonraki ELROB, 2007 yılının eylül ayında İsviçre’de yapılacak.

“Henüz işin başındayız“

ELROB 2006’yı değerlendiren Tuğgeneral Reinhard Kammerer, robot sistemlerinde Avrupa’da henüz işin başında olduklarını söyledi. Alman Ordusu’nun talebiyle Würzburg Üniversitesi uzmanlarınca geliştirilen ve Merlin adı verilen robot, hemen her görevin üstesinden başarıyla gelirken ELROB’da sergilenen robotlar sürekli arızalar ve sorunlarla karşılaştılar.

Yapay zeka ve robotiği birleştiren ikinci etkinlik, 14-20 haziran tarihleri arasında Bremen’de yapıldı. Bu yıl 10’ncusu yapılan Robocup yani Robot Dünya Futbol Kupası’nın ilik 1997 yılında Japonya’nın Nogaya kentinde düzenlenmişti. Futbol oynayan robot fikri, Kanadalı Alan Mackworth tarafından ortaya atıldı. Bugün Robocup faaliyetinin temel hedefi 2050 yılına odaklanmış durumda: 2050 yılının dünya futbol şampiyonunu, Robocup birincisiyle karşı karşıya getirmek…

Robocup 2006’nın birincisi Almanya

Bu yılki Robocup toplam 33 dalda yapıldı. Toplam 95 ekiple turnuvaya katılan Almanya 11 altın madalyayla birinci, Çin 9 altınla ikinci, Japonya ise 6 altınla üçüncü oldu. Dördüncü sırada İran yer alırken Avustralya ekipleri beşinci oldu. 36 ülkeden toplam 2 bin 600 kişinin katıldığı Robocup 2006’yı 15 binden fazla seyirci izledi. Bu yıl Robocup kategorilerine ilk kez hizmet robotları yarışması da dahil edildi. Almanya yaşlı nüfus problemini hizmet robotlarını geliştirerek aşmaya çalışıyor.

Robocup 2006’nın organizatörlerinden Ansgar Bredenfeld, Robocup’ta şimdiye kadar yarışan ekiplerin ağırlıklı olarak bilgisayar bilimleri uzmanlarından oluştuğunu, bunlara makina, elektronik ve yapı mühendislerinin de eklenmesi durumunda önemli fırsatların elde edileceğini söyledi.

Bir sonraki Robocup, 2007’de Amerika Birleşik Devletleri’nin Atlanta kentinde yapılacak.

Robot gelişiminde hayal kırıklığı

Marvin Minsky, yapay zeka denince akla gelen ilk uzman. Minsky, Amerika’nın ünlü MIT Enstitüsü’nde yapay zeka laboratuvarı kurulmasına ön ayak olan Marvin Minsky, Elrob ve Robocup faaliyetlerini izleyenler arasında yer aldı. Amerikalı araştırmacı, değerlendirmesini “50’nci yılında yapay zeka” başlıklı bir konferansta sundu. Minsky, kaleme aldığı makale ve kitaplarında, yakın gelecekte duygulara sahip makinalar üretilebileceğini, robotların insanları bir nevi ev hayvanı olarak kullanacaklarını ileri sürmüştü.

Kaynak ve yazının devamı: http://www2.dw-world.de/turkish/panorama/1.188802.1.html

İlgili Yazılar

4 Temmuz, Özgürlük ve Bir Bilim Adamının Bireysel İtaatsizliği

FZ

Bugün 4 Temmuz, Amerika Birleşik Devletleri'nin Bağımsızlık Günü. Bu önemli günde pek çok ABD'liye 2 yıl önce iki bilimadamı arasındaki önemli bir mektuplaşmanın adresi gidiyor.

Taraflardan biri: Prof. Dr. Daniel J. Amit. Diğeri ise saygın bir bilimsel dergi olan Physical Review adına Prof. Dr. Martin Blume.

Konu: Dr. Amit'in Physical Review ya da herhangi bir ABD kurumu (bilimsel ya da başka türlü) ile işbirliği yapmayı reddetmesi ve bunun sorumlusu olarak ABD'nin, sahip olduğu gücü kötüye kullanan en büyük ve zarar verici ülke oluşunu göstermesi. Dr. Blume her ne kadar mektuplarında bilimin uluslararası, tarafsız ve politikaya mesafeli bir kurum olması belirtse de Dr. Amit, bilimin modern dünyada tarafsız kalamayacağını, 1939'da bilimin ne kadar tarafsız olabileceğinin herkes tarafından görüldüğünü belirtiyor, gelecekte torunlarına hesap verebilmek için bireysel olarak bu kararı aldığını, bireysel olarak pek bir gücü olmasa da bu bireysel itaatsizliğinin önemli olduğunu vurguluyor.

Knoppix 3.8 & UnionFS

e2e

Knoppix 3.8 CeBIT 2005'te tanıtılmış.

Yeni sürümde default kernel versiyonu 2.6.11, KDE 3.3.2. Mozilla yerine ise Firefox ve Thunderbird var.

Fakat asıl "heyecanlandırıcı" yenilik UnionFS ile gelmiş. Artık Knoppix ile boot ettiğimiz bilgisayarımıza program yükleyebileceğiz. Bu bundan önce de mümkündü, fakat epey bir uğraşmak gerekiyordu. Bundan sonra program kurulumu için "apt-get update && apt-get install x" yetecek.

UnionFS sayesinde, RAM disk üzerinde ayrı, yazılabilir bir / dizini oluşturulabiliyor.

My-SQL VS Oracle

ganzo66

My-SQL, anlatmaya ne gerek, Oracle, bunuda anlatmaya gerek yok herhalde. Linux ve open source herdem güzel ortamlar. Biliyor muydunuz ki Oracle'ın şu sıralar en çok çekindiği veritabanı My-SQL... Oracle 8i'den başlayarak Linux ortamına kendini yerleştirmeye çalışıyor. Ama daha dün dünyaya gelmiş olan My-SQL Oracle'ın dizlerini titretiyor.
Bir yandan Caldera ile anlaşma yaparak, bir yandan da 9i ile ortamın sıcaklığını arttırarak ve son olarak development açısından Oracle bedava dağıtarak My-SQL'i sıkıştırmaya çalışıyor. Bence nafile; My-SQL'in hitap ettiği ortam, PHP ile bütünleşmesi, kullanım kolaylıkları ve tabiiki daha az bug'ı ile herhangi bir şey olması mümkün değil.
Aslında burada amaç, "open source ruhunu" open source ruhuna yakın görünerek yıkmaya çalışmaktır. Yapılmaya çalışan işin tek bir adı vardır, "Rabbena hep bana"...

FLAŞ! AOL Red Hat`i satın mı alıyor?

ganzo66

İlk kez Washington Post tarafından ortaya atılan iddiaya göre, dünyanın en büyük medya şirketi yine dünyanın en büyük Linux şirketi Red Hat'i satın almak için görüşmeler yapıyor. AOL, Red Hat ve Microsoft şimdilik sessiz.

Geçtiğimiz ay 33 milyonun üzerinde abonesi olduğunu açıklayan AOL (America Online) ünlü ani mesajlaşma sistemini Windows harici sistemlere de taşıyabilmek için uzun süredir çalışıyor. AOL'un, Microsoft'un .NET vizyonunu, kendi geleceği için büyük bir tehdit olarak algılaması nedeniyle bu görüşmelerin başladığı konusunda iddialar var.

Bağımlı basın ve Internet'in farkı

sundance

Dün akşam üzeri, önemli bir olay oldu ve Emin Çölaşan'ın, 22 yıldır çalıştığı Hürriyet'teki görevine son verildi.

Sebepleri, neydi nasıldı tartışmayacağım. Fazlamesai bunun ortamı da değil zaten.

Sadece Türkiye'nin önde gelen gazetelerinin web sayfalarını bir dolaşın. Acaba konu ile ilgili ne sayıda ve nitelikte haber bulabileceksiniz?

Bir de (dağıtım imkanı bulamayıp, sadece Internet'ten yayın yapan) bağımsız haber kaynaklarına bakın

Yoksa biri bize gözetlettiriyor mu?