Yahoo Turkiye'ye mi Geliyor?

0
anonim
Yahoo, Microsoft'un teklifinden sonra herhalde paniklemiş olacak ki ardı ardına yeni ürün duyuruları yapıyor. Flickr'a video eklentisi bunlardan sadece biri.

Ama bizi en cok ilgilendireni herhalde şu iş ilanı. Anlaşılan o ki, biraz geç de olsa, Yahoo Türkiye'ye geliyor. Aranılan pozisyon "Community Manager" - bu da sadece bir acenta açılacağına işaret ediyor. İleride bağımsız bir Yahoo'nun Türkiye'de geliştirici ilanlari da verdiğini görmek umuduyla...

Görüşler

0
FZ
Sahalarda görmek istediğimiz türden hareketler ;-)

Bu arada burası için iş ilanı vermelerini beklemiyoruz tabii (değil mi? ;-), Türkiye'deki community sitelerinde yani...

(Şu wowpal wabbit implementasyonunu hala deneyemedik, serde askerlik var be!" diyerek hızlıca uzaklaşır...)
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

Paylaşmak O Kadar Kolay Mı?

FZ

Internete bağlı kullanıcılar arasında resim, müzik ve yazılım paylaşımını sağlayan yazılımların popülerleşmesinin ardından karşı mücadele de aynı hızla devam ediyor. Danimarka'da faaliyet gösteren korsan karşıtı grubun geçen hafta yürüttüğü bir çalışma, gelecekte bu ağları kullananların eskisi kadar rahat davranamayacağını gösterdi. En azından Danimarka sınırları içinde. Grup, Kazaa adlı popüler dosya paylaşım yazılımını kullanarak yasadışı film, müzik ve yazılım kopyalayan vatandaşları tespit ederek internet şirketlerinden kişisel bilgilerini ele geçirdi. Ardından para cezası keserek mahkemeye sevk etti. Grup para cezası oranını film başına 60, albüm başına 16 dolar olarak belirledi. Gelişmenin ardından Danimarkalı Kazaa kullanıcıları bıçak gibi kesildi!

Kaynak: Radikal Gazetesi, 2/12/2002

Daha hızlı ''download''

cbc

"California Institute of Technology", mevcut TCP protokolünü biraz değiştirip, normal paketlerin 266 mbiti aşmadığı yerlerde 925 mbite ulaşmayı başarmışlar. Okuduğum kadarı ile basite indirgeyecek olursam TCP protokolünün hata bulma ve düzeltme kısmı ile oynamışlar.

Yüzeysel bir yazı için buraya, detaylı bilgi için buraya tıklayabilirsiniz.

Üniversitelerimiz kurtuluyor mu ?

sundance

Hatırlarım da 1992`de Internet yaygınlaşmaya başladığı günden beri `Üniversiteler Internet üzerinden kayıt yapacak` geyiği sürer gider.

Hatta bu konuda bir çok ensesi kalın şirkete ihaleler yaptırılıp binlerce dolar para sokağa atılmıştır. Sonunda önce ODTÜ sonra Boğaziçi ve İTU derken üniversitelerimiz kör topal da olsa bu sisteme geçmeye başlamıştır. Tabi ki uygulanmamış birsürü projeye dökülen paralar da cabası.

Sonunda bir Sourceforge projesi bu işe de el attı. Universite Öğrenci Bilgiişlem Sistemi böyle bir yapıyı, hem de Türk öğrenciler tarafından hazırlanmış %100 serbest yazılımlarıyla sunuyor.
`Türkiye de yazılmış program istemeyiz, bizim üniversitemiz yurt dışında yazılmış programları hakeder` diyerek söz konusu ihaleleri öğrencilerine bile açmayı düşünemeyen eğitim dünyamızın bütün SAĞLAM ER`lerine selam olsun ;)

Neden yemek siparişimi internetten vereyim???

parsifal

Çoğumuzun başına gelmiştir... Genelde pizza siparişi için telefon edersiniz. Fakat adresiniz sipariş verdiğiniz yere uzaktır veya sipariş süresi içinde gelmez, falan filan...

Buyrun size Yemek Sepeti

Yaşadığım örneği anlatayım gerisini siz anlayın. Beşiktaş'ta SUBWAY yok. Verdim malum siteden siparişi, aradılar onayladım. 45 dakika içinde dükkandaki ile aynı fiyata kapımdaydı. Dedikleri gibi: "Tüm siparişleriniz telefonda vereceğinizden çok daha doğru gelsin. (Artık "LAHana dolma istedim LAHmacun geldi." devri kapandı.)"

"Eğer müşteriniz köşebaşından alabildiği bir ürünü; sizden, 3 gün sonra ve gönderim masrafını da ödeyerek alıyorsa, sizin iş modeliniz hiçbir şeyi geliştirmiyor demektir."
Tod Francis, Trinity Ventures

Rebol: Bambaşka bir internet dili

sundance

Yaklaşık dört yıl kadar önce Rebol.com ile ilk karşılaştığımda, İmparatorluk güçlerinden kaçan bir grup Amiga Rebel`ın bir ütopya peşinde koştuğunu düşünmüştüm.

Bu gün bir bakayım ne yapmışlar dediğimde ise REBOL`un evrimleşerek yaklaşık 20 platformda çalışan inanılmaz üst düzey bir dilden Internet Operating System diye bir konsepte geçtiğini gördüm.

Sırf konseptin kendisi okumaya değer, öte yandan Rebol`un neler yapabildiği ise tamamen bambaşka bir konu...