UNIX´ten Nefret Etmenin Kitabı

0
tongucyumruk
Ortalıkta M$, DOS, XP, UNIX, Linux vs... gibi kelimelerin olmadığı eski devirlede insanlar Lisp Machine'ler, ITS, TOPS gibi sistemler kullanırdı. O günlerde işletim sistemlerinin görselliği, ikonları vs... pek te önem arzetmezdi çünkü çoğu insan CRT monitörler yerine TeleType'lar (meşhur tty) yoluyla bilgisayarla iletişim kurarlardı. Zamanla sunucu tarafında UNIX ağırlığını koyarken bir yandan da masaüstü diye bir piyasa ortaya çıkmış ve IBM/PC ile Macintosh bu piyasada at koşturur oldular...
Bu durumdan en zararlı çıkan ise bu sistemlerin dışında, eski sistemlerini kullananlar olmuştu. Bir zamanlar RMS'nin de dahil olduğu bu ITS, Lisp Machine vs... grubu kullandıkları sistemlerin dünya üzerinden silinmesine şahit olmuşlardı. Bu insanlardan biri olan Michael Travers 1987'de eski, güzel Lisp Machine'in yerine önüne koyulan UNIX makinaya daha fazla dayanamayacağını anlayınca UNIX-HATERS posta listesini kurdu...

İnsanlar senelerce bu listede UNIX'in ne kadar kötü bir sistem olduğu üzerine fikir yürüttüler ve 1994 yılında bunların bir toplaması diybileceğimiz "The UNIX Haters Handbook - UNIX'ten Nefret Edenin El Kitabı" ortaya çıktı. Kitap UNIX'ten nefret eden birinin bilmesi gereken birçok şeyi içeriyor. Artık PDF olarak da indirilebilen kitabı hem UNIX düşmanlarının hem de düşmanını tanımak isteyen UNIX'çilerin okuması gerek.

Görüşler

0
murat09
Download link i çalışmıyor. Adamlar Unixten nefret ederek ve ettirerek dahi para kazanmışlar ya, ona güldüm en çok :-)
Sahi ya, Blue Screen Of Death ne zaman *nix lerde embedded olarak gelecek? Sırf bu eksiğinden dolayı nefret ettim bile *nixten şimdiden!
0
tongucyumruk
Sanırım Slashdotted olmuş...

Bu arada aslında haberde bazı önemli hatalar yapmışım... Kitabı okumaya başladıktan sonra farkedebildim... Aslında haber silinir veya düzeltilirse iyi olur...
0
FZ
Düzgün halini yollarsan gerekli değişiklikleri yapabiliriz...
0
urxalit
Çok özlediysen Linux´ta xscreensaver´da şimdi adını hatırlamadığım bir ekran koruyucu var. M$, linux, amiga, mac vs OS´lerin kitlenme ekranları..
0
mysterious
0
FZ
Kitaptaki Preface´in bir yerinde şöyle yazıyor:

But why should a network server grow over time? You've got to realize that the Sun software dynamically allocates very complex data structures. You are supposed to call "free" on every structure you have allocated, but it's understandable that a little garbage escapes now and then because of programmer oversight. Or programmer apathy. So eventually the swap volume fills up! This leads me to daydream about a workstation architecture optimized for the creation and manipulation of large, complex, interconnected data structures, and some magic means of freeing storage without programmer intervention. Such a workstation could stay up for days, reclaiming its own garbage, without need for costly booting operations.

But, of course, Suns are very good at booting! So good, they sometimes spontaneously boot, just to let you know they're in peak form!


Yani insan el insaf diyor! Arkadaş herhalde tarih öncesi bir dönemde yazmış ve Sun´ın bazı makinalarının çok sık boot ettiğinden falan bahsediyor. Son 10 yıldır Internet üzerinden bir sürü servis veren ve uzunca süreler hiç reboot etmeyen sunucuların ezici çoğunluğu acaba ne çalıştırıyordu? ITS? TOPS-20? VAX-VMS? Win95? Win98... El insaf diyorum başka da bir şey demiyorum.
0
cazz
cooooooook komik yaaa kesin okunmali ;-)
nuahuah cok eglenceli !!

bence herkesin okumasi lazim ;-)

Not : /. un yogun istegi uzerine kaldirilan link tekrardan eklenmis ;-)
0
sametc
arkadaşlar bunu CEVİRİ ortamında cevirmeyye yardımcı olursunuz elerde
:))
cokmu şey istiyorum yaaaa
gercekten en komik ve onemli yerleri cevirsenizde olur :))
0
GarGanTuLa
walla istiyon baba be, şimdi nerden baksan 400 sayfalık bi kitap bu...
kendim tekstil mühendisiyim, ama bilgisayar kültürüm ileridir, ben de çok eğlenceli buldum ilk göz atışta

bence ingilizceniiz ilerletmeye çalışın, dua edin ki almanca veya fransızca değil ki acaip karışık ve kuralı az - istinası bol dillerdir.
ingilizce öğrenmesi çok kolay.

şu an mandrake linux üzerinde GNOME'dan galeon üzerinden bu mesajı yazıyorum, ingilizcem iyi olmasa hayatta çözemezdim bu sistemi.

bi de yeni sistem kurduğumdan bileimyorum, ing-türkçe sözlük var mıydı linux ta, ben gtk tabanlı bişi vardı diye hatırlıyorum ama...

dennis ritchie'nin anti-önsözü'nü okuduğumda bayaa ağır bi ing. olduğunu farkettim, eskiden windows'da o site senin bu site benim gezinirken moonstar yardımıyla ing'yi ilerletmiştim bayaa, şimdi de aynısı bişey arayışındayım.

herkese selam
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

C Programlama Dilinin Evrimi

sametc

Aşağıdaki yazı benim çok ilgimi çekti paylaşmak isterim sanırım herkes benim gibi bu dilin nasıl ortaya çıktığını merak etmiştir.

C'nin tarihini tartışmaya UNIX'ten bahsedilmeden başlanamaz çünkü işletim sistemi ve sistem üzerinde çalışan programların bir çoğu C'de yazılmıştır.

OpenGL ve GLUT İle Oyun Programcılığına Giriş

FZ

Bu ay çıkan ve Şerif Gözcü tarafından yazılmış "OpenGL ve GLUT İle Oyun Programcılığına Giriş" isimli eser, Türkçe bilgisayar kitapları dünyasında eksikliği hissedilen bir alanı doldurma iddiasında.

Diff ve Patch Kullanımına Giriş

Armish

Bu araçlar programlama veya program kodları ile uğraşanlar için bazen hayat kurtarıcı olabilyor. diff ve patch'i kullanmak konusunda az da olsa bilgim olsun diyorsanız bu yazı size yardımcı olabilir.

Açık Akademi'den Ajax kitabı: Sağlamlığı Kanıtlanmış Tekniklerle Web 2.0 AJAX

yenigul

New Riders yayınlarından çıkan Bulletprof AJAX kitabı, Açık Akademi yayınlarından Sağlamlığı Kanıtlanmış Tekniklerle Web 2.0 AJAX adıyla yayınlanmıştır.

Bilişsel Bilimler Kılavuzu - II

FZ

Bilgisayarlar düşünebilir mi?: İnsan yanlısı, bilgisayar yanlısı, canlı yanlısı, robot yanlısı, bilişsel bilimciler derneği başkanı, Budacı bilge ve bekçi arasında bir söyleşme.

Giriş

Bu soru, kimilerine çok ilginç gelebilir; bilim-kurgu yapıtlarıyla dolup taşmışlar için ise yine o bildik sorudur. Ancak, burada yer alması, bu iki bakışın da bundan daha temel bir soruyu gözden kaçırmalarından kaynaklanıyor: İnsanlar düşünebilir mi?

İnsanların düşünebiliyor olduğuna eminizdir. Kendimizden biliriz. İçimizdeki seslerin dansı gibidir düşünmek. Dışavurmadan sürdürdüğümüz bir yarım tümcecikler silsilesi. Bizden tanımlanması istendiğinde, "hani var ya! Bunu herkes kendi içinde yaşar" deriz. Peki ama düşündüğümüze emin miyiz?