Türkiye'nin Nobel Ödülleri Sahiplerini Buldu

0
FZ
Kurulduğu 1963 yılından bu yana verilen 'TÜBİTAK Bilim, Hizmet ve Teşvik Ödülleri', bugün kurumun merkezi Ankara'daki Feza Fürsey Konferans Salonu'nda sahiplerini bulacak. Bu yıl bilim ödüllerini Harvard Üniversitesi Genetik ve Kompleks Hastalıklar Bölümü Başkanı Prof. Dr. Gökhan Hotamışlıgil'le Koç Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği öğretim üyesi Prof. Dr. A. Murat Tekalp kazandı. Uluslararası buluşlarıyla tanınan Hotamışlıgil ve Tekalp, 10'ar milyar liralık para ödülünü de alacak.

1962'de Rize'nin Pazar ilçesinde doğan Hotamışlıgil, 1986'da Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden mezun oldu. 1994'te Harvard Üniversitesi'nde 'Biyolojik Kimya ve Moleküler Genetik' konusunda doktorasını tamamladı. Hotamışlıgil, 1995'te Harvard Üniversitesi'nde yardımcı doçent, 1998'de doçent ve 2003 yılında profesör oldu. Hotamışlıgil, halen Harvard Üniversitesi J. S. Simsons Genetik ve Metabolizma Bölümü'nde profesör olarak bilimsel çalışmalarını sürdüyor.
1958 yılında İstanbul'da doğan Prof. Dr. Tekalp, 1980'de Boğaziçi Üniversitesi, Elektrik Mühendisliği ve Matematik bölümlerinden aynı anda mezun oldu. 1982 yılında yüksek lisans, 1984 yılında da doktorasını Rensselaer Polytechnic Enstitüsü Bilgisayar Sistem Mühendisliği Bölümü'nde tamamladı. 1984-1987 yıllarında ABD'de Eastman Kodak şirketinde çalışan Tekalp, akademik kariyerine 1987 yılında Rochester Üniversitesi'nde yardımcı doçent olarak başladı. 1990 yılında doçent, 1995 yılında profesör, 2000 yılında da seçkin profesör ünvanlarını aynı üniversiteden alan Tekalp, 2001 yılında Koç Üniversitesi'ne katıldı. Tekalp, 1987'de ABD National Science Foundation Araştırma Teşvik Ödülü'nü, 1998'de de Fulbright Senior Scholarship Ödülü'nü kazandı. Tekalp, 2003 yılında 'IEEE Fellow' unvanı aldı.

Kaynak ve haberin tamamı: Radikal Gazetesi

İlgili Yazılar

Profesörün Son Dersi

vst

Arkasında hüzün verici bir hikaye, ama o kadar etkileyici ki...

Uzatmadan; Atlatamadığı kanser hastalığının son aşamasına giren Carnegie Mellon Üniversitesi Bilgisayar Bilimleri Bölümü profesörlerinden sanal gerçeklik uzmanı Randy Pausch'un son dersi Çocukluk Rüyalarına Gerçekten Ulaşmak...

Neşeli, çarpıcı, düşündürücü olduğu kadar, uzun bir video olsa da insan "Hiç bitmese!" diyor. Herkesin izlemesi için ne yapsak?

Slashdot haberi: http://slashdot.org/articles/07/09/21/1448229.shtml

Fare Beyni Bilgisayarda Simüle Edildi

FZ

Bilimciler IBM'in geliştirdiği BluGene L süperbilgisayarı üzerinde bir fare beyninin yaklaşık yarısı kadar büyük ve karmaşık olan bir kortikal simülatörü çalıştırmayı başardılar.

Daha önceki çalışmalarda gerçek fare beyinlerinde gözlemlenen düşünce örüntülerine benzer örüntüler gözlemlendiği belirtilmişti.

Erdal İnönü: "Üniversitelere yatırım olursa büyük buluşlar çıkar."

sametc

Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nin düzenlediği ‘Nasıl bir Üniversite’ konferansında bir konuşma yapan Prof. Dr. İnönü, “Türkiye’de üniversitelerin meslek eğitimi veren kurumlar olarak görüldüğüne” işaret ederek, “üniversitelerin asıl görevi ise araştırma yapmak” dedi.

http://www.ntvmsnbc.com

IBM İnsan Beyninin Birebir Simülasyonunu Yapmaya Hazırlanıyor

FZ

IBM şirketi IBM/EPFL Blue Brain Project kapsamında insan beyninin bugüne dek gerçekleştirilmiş en sofistike simülasyonunu yapmaya hazırlanıyor.

IBM ve Ecole Polytechnique Fédérale de Lausanne (EPFL) tarafından kısa bir süre önce duyurulan habere göre "Blue Brain Project" girişimi beyin araştırmalarını yeni bir düzeye taşıyacak. Araştırmanın kalbi ise eServer Blue Gene isimli süperbilgisayar. Bu bilgisayar kullanılarak insan beyninde üst bilişsel işlevlerin yer aldığı düşünülen ve en karmaşık katman olan "neocortex" yapısı modellenecek. Bu simülasyonun sonuçlarına göre daha alttaki beyin katmanlarının da modellenmesine dair karar verilecek. Böylece beynin birebir fonksiyonel halinin bilgisayar ortamında gerçekleştirilip deneyler yapılması planlanıyor.

Gelecek buzul çağı 15 bin yıl sonra

e2e

"Bilim adamları Antartika’da bir buzulu 3 km delerek, buzul köküne ulaştılar. Bu derinlikte ısının son 740 bin yılda hiç değişmediği belirtildi. Buzul kökünde yapılan araştırmalara göre, buradaki ısı yeryüzünde sürekliliği en eskiye dayanan ısı derecesi. Bu süre zarfında, atmosfer çeşitli değişikliklerden geçerken, yeryüzü de 8 ayrı buz çağları yaşamıştı."

Kaynak: NTV MSNBC