Türk Bilgisayarcılar Parmak İzinden Robot Resim Çizme Teknolojisi Geliştirdi

0
FZ
Gazi Üniversitesi (GÜ) Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şeref Sağıroğlu başkanlığında yürütülen bir projeyle, dünyada ilk kez parmak izinden yüz tanımlayan bir sistem geliştirildi.
Prof. Dr. Sağıroğlu, http://www.fingerprint2face.org Internet sitesine parmak izlerini gönderenlerin yüzlerinin tanımlanacağını da bildirdi. Bu sayede projenin doğruluk oranı hakkında daha etkili bir sonuç elde edilebileceğini ifade eden Sağıroğlu, sistemin sadece Türkiye’de yaşayan kişiler üzerinde denendiğini, diğer ülkelerdekiler üzerinde işlerliğinin ölçülmesi için testlerin yapılması gerektiğini vurguladı.

Kaynak: BT Dünyası

Görüşler

0
mdakin
Tek yumurta ikizleri genetik olarak bire bir aynidir ama parmak izleri farklidir. Sayfada, farklilik olmasina ragmen onemli benzerlikler de oldugundan, dolayisiyla genetik ozelliklerle parmak izleri arasinda iliski olabilecegi dusuncesinden yola ciktiklarini soylemisler.. Biraz ucuk gibi gorunuyor, ama, eger sonuclari iyiyse soyleyecek bir sey yok.
Bir de, orneklerden bazilarinda tahmin edilen yuzle gercek yuz konturlari epeyce farkli gibi gorunuyor.
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

Müjde! Bilişimin arsa derdi çözülüyor...

bm

Biz burada Larry Wall'un davranışından felsefi manalar çıkartmaya, hem Malkoçoğlu rumuzu kullanıp hem beynelmilel seviyede kaliteli yazılar yazarak Türk'ün Türk kalarak sadece batılının sanılan oyunu oynabileceğini göstermeye ve bu nevi pek çok faydalı iş yapmaya çalışırken öbür taraftan birileri devletimizin aklına bilişimle ilgili birşeyler sokuyor. Buradaki habere göre Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun "Uygun yerde bedelsiz arsa tahsis etmeye ve Bakanlar Kurulu kararıyla enerji ve vergi muafiyeti gibi teşvikleri vermeye söz veriyoruz" demiş. Vergi muafiyetini anladım ama arsa ve enerji nereden çıktı? "Bilişim şirketlerinin toplanarak bir sanayi bölgesi kurmaları" teşvik edilecekmiş. Bana mı öyle geliyor yoksa "sanayi bölgeciliği" diye bir rant işi mi var Türkiye'de?

Internet yavaş, pahalı ve kesiliyor; ilginç donanım buraya getirilmiyor, iyi teknik kitap bulamıyoruz filan diye şikayet edildiğini duydum ama doğru dürüst iş yaptığını düşündüğüm bilişimcilerden "ah ah keşke bütün şirketler yanyana olsa" diye bir şey hiç duymadım. Pardon düzeltiyorum, hiçbir bilişimciden duymadım bunu. "Ne güzel ofis bilmemne maliyeti olmadan evimizden çalışabiliyoruz" yahut "net sağolsun bir sürü bilgili insanla dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar etkileşebiliyoruz" diyen çok bilişimci tanıyorum tabii. Bunun sebebi galiba benimle konuşan bilişimcilerle devletimizin aklına bu fikirleri sokan bilişimcilerin farklı olmaları.

Sizin aklınız eriyor mu "ithal veya yerli bilişim profesöründen gelir vergisi almayacağım", "telekom işini dehal halledeceğim", "bilişimde şirketleşmek artık 5 dakika", "Türk gençleri evde oturup annelerine çay yaptırıken ABD'nın yüksek katma değerli bilişim sektörününde yer almalı" gibi şeyler demek varken, "arsa tahsis edeceğim", "teşviği insana değil bölgeye vereceğim, siz bölgeye gelin", yani bir yerde efektif olarak "Türkler Türkler'le yakın durup hep Türkler'le konuşsunlar ki Türkiye dışında hiçbir yerde doğru olmayan doğrular üretelim" denmesine? Kimler bu insanların aklına bunları sokuyorlar Allah aşkına? Ben mi çok huysuz veya cahilim yoksa hakikaten ters bir perspektif mi bu?

Türk Kökenli Arama Motoru: Hakia

anonim

"Hakia'nın hedefi kullanıcılarına hızlı, verimli ve kapsamlı bir arama hizmeti sunmak. Elbette bu iddiaların hiçbiri yeni değil. Hatta bunlar geleneksel arama motorlarının en geleneksel sloganları. Hakia'nın bu unsurlarla hizmet verirken benzerlerinden farklılaşacağı noktaysa semantik (anlam bilimi) altyapısı. Bu sitede yaptığınız aramalarda sizi sonuca ulaştıracağını düşündüğünüz anahtar kelimelerini arka arkaya sıralamak yerine doğrudan bir soru cümlesi yazıyorsunuz. Araştırma şirketlerinin raporları kullanıcıların çoğunun sadece bir anahtar kelimeyle arama yaptığını gösteriyor olsa da doğal dil kullanımı işi değiştirebilir.

Örneğin internetteki kaynakları kullanarak ahtapotun kaç tane kolu olduğunu bulmak için şu ana kadar 'ahtapot kol' benzeri kelimelerle arama motorlarında sorgulama yapılıyordu. Hakia'daysa doğrudan 'ahtapotun kaç kolu var?' şeklinde bir cümle yazıyorsunuz (Yaptığımız denemede ilk sayfada sonuca ulaştık). Açılışı yapıldığında hala yer alıp almayacağını bilmediğimiz 'Challenge' (meydan oku) başlıklı düğmeyse bir anlamda 'ainesi iştir sitenin, lafa bakılmaz' demeye getiriyor. Bu başlığa tıkladığınızda Hakia yaptığınız aramanın sonuçlarını Google, Yahoo ve MSN gibi sektör liderlerinin sonuçlarıyla aynı sayfada karşılaştırmanız için veriyor. Denememizde rakiplerin ilk sayfada etkili sonuç bulamadığı bir arama yaşamadık ancak henüz deneme sürecindeki bir arama motorunun 10 yıllık rakiplerle aynı indeks zenginliğine sahip olması da etkileyiciydi.

OpenBSD 3.5, CARP, Ryan McBride

FZ

En güvenli işletim sistemlerinden biri olduğu iddia edilen OpenBSD´nin 3.5 numaralı son sürümü 1 Mayıs´ta kamuyouna sunulacak.

Bu bağlamdan CARP (Common Address Redundancy Protocol) ile uğraşmış ve pf (packet filter) konusunda da çalışmış OpenBSD geliştiricisi Ryan McBride ile gerçekleştirilmiş bir röportajı burada okuyabilirsiniz.

Röportajdan sonra da "oh be iyi ki böyle enteresan protokoller geliştirip bir de bir sürü abuk sabuk kurumla, bürokrasi ile kavga etmek zorunda kalmıyorum resmi bir port numarası alacağım" diye düşünerek rahatlayabilir ya da bambaşka bir bakış açısı ile niye bu tip şeylerle ugraşmadığınızı kendi kendinize sorarak hayıflanabilirsiniz. Seçim sizin.

Bu Internet Adam Olmaz

sundance

Evet Word`u açıp Q33NY yazıp, sonra da bunu Windings fontu ile görürseniz bir komployu farkedeceksiniz zira bu ikiz kulelere çarpan uçaklardan bir tanesinin uçuş nosu. Dahası NYC yazıp bunu Windings ve Webdings fontları ile gösterdiğinizde daha fazla bilgi edineceksiniz. Allahaşkına pes, hiç sıkılmıyorlar mı bu zırvalıkları yollamaya, bunlara inanmaya. Herneyse iyi ki Urban Legens Reference diye bir site var bu tür zırvalıklara geçit vermeyen. Gidin işin aslını, dünya üzerinde Q33NY diye bir uçuş nosu olmadığını ve bu yalanın (NYC) 1992 yılında ortaya çıktığını, dahası Microsoft`un bu konuda bir genelge bile yayınlamış olduğunu göreceksiniz.

Not: Dahası ekranın genç ve tombul ;) ana haber bülteni sunucularımızdan birisi TV`de söz konusu kerameti izah etmiş :))

Bu Eserin Asıl Sahibi Kim? Tartışması Bitiyor Mu?

FZ

Radikal'de bugün çıkan bir habere göre artık her türlü fikir ve sanat eserinde 'Asıl sahibi kim' tartışması bitecek. Çünkü eserlere üretildiği an itibarıyla elektronik imza atılabilecek.

Ezcacıbaşı Bilişim ve e-güven işbirliğiyle hayata geçirilen www. tasdix.com sitesi her türlü yaratıcı düşünce ve eserin kimin olduğuna dair internette onay veriyor. Daha önce eser sahibi noter yoluyla onay alabiliyordu. 5070 sayılı elektronik imza yasası gereği bu onayın hukuki geçerliliği de var. Yani mahkeme aşamasında bu siteden alınan onay delil olarak kullanılabilecek.