Rebol: Bambaşka bir internet dili

0
sundance
Yaklaşık dört yıl kadar önce Rebol.com ile ilk karşılaştığımda, İmparatorluk güçlerinden kaçan bir grup Amiga Rebel`ın bir ütopya peşinde koştuğunu düşünmüştüm.

Bu gün bir bakayım ne yapmışlar dediğimde ise REBOL`un evrimleşerek yaklaşık 20 platformda çalışan inanılmaz üst düzey bir dilden Internet Operating System diye bir konsepte geçtiğini gördüm.

Sırf konseptin kendisi okumaya değer, öte yandan Rebol`un neler yapabildiği ise tamamen bambaşka bir konu...
Mesela şöyle bir kod yazabiliyorsunuz date: now - 2
foreach file read %thefiles/ [
if (modified? file) > date [
write/binary site/:file read/binary file
]
]


Ve bunu birazcık herhangibir yapısal programlama dili bilen herkes anlayabiliyor. (bütün dosyaları kontrol et, eğer son iki gün içinde değişmiş olan varsa bunu siteye upload et)

Veya;

mailbox: open pop://user:pass@mail.example.com
write %mail.txt first mailbox
remove mailbox
close mailbox

böyle basit bir komutla postakutunuzdan mail pop edip, bunu bir text dosyasına yazıp sonra da kutudan silebiliyorsunuz.

Görüşler

0
tongucyumruk
İşte! Sonunda biri aradığım dili geliştirmiş diyebiliyorum... Sonuna kadar multiplatform, yazımı fazlasıyla kolay, baştan sona nete yönelik. Performansını pek test etmedim ama bana kalırsa mobil cihazlarada uygulandığı anda netin geleceğini belirleyebilecek kadar güçlü bir sistem gibi gözüktü bana.
0
anonim
Ben de ilk başlarda yeni bir teknoloji çıktıkça işte bu sefer adamlar olayı bitirmiş diyordum ama artık pes ettim :) Ortalık en az Rebol kadar iyi duyduğumuz duymadığımız teknoloji kaynıyor. Bunlardan sonuncu rastladığım www.nexaweb.com.

Ben artık hangi teknolojinin arkasında kimin durduğu ile daha çok ilgileniyorum, teknolojilerin kendisinden çok arkasında kimin durduğu geleceğini belirleyecek çünkü.
0
SHiBuMi
Bu arada ben Shibumi ;)
0
anonim
Selamlar Shibumi..

Katiliyorum sana sonuna kadar.. Bencede oyle.. Benim kriterim su, Arkasinda MS yoksa her teknoloji iyidir Gidip bakarsan tarihin bunu defalarca ispatladigini gorursun. Tarihte tekerrurden ibaretmis. Demekki, bir teknolojinin arkasinda MS varsa fos cikmasi mutlaktir. WINS ne oldu ? Lanman ne oldu ? NetBEUI ne oldu ? DOS ne oldu ? Yarim yamalak baskalarindan ic ettigi teknolojiler bile ne guzel calisiyor bak : AD -> LDAP, W2K+ -> BSD, W2K Sec.Login -> Kerberos .... Daha saymanin esprisi yok..

.NET'te iyi olabilir, cunku teknolojisi XML ve arkasinda MS yok..

Ben bugune kadar bu formulle belalardan uzak kalmayi basardim. Size de tavsiye ederim..
0
SHiBuMi
Yahu neden her lafım her yorumumdan sonra birileri Microsofta laf sokuyor :) Adamlarla aramı mı açmak istiyorsunuz? :)

Şahsi fikrim bir firmanın ortaya sürdüğü her teknoloji başarılı olacak diye bir kaide yok. Zaten teknoloji üretmek yeterince zorlu, uzun zaman alan ve çok iyi sermaye gerektiren, üstüne üstlük geri dönüşü de uzun süre alan bir iş. Kaldı ki bazı teknolojiler lider vasıflarla üretilmezler, kimisi WAP gibi belli bir geçiş sürecinde ortaya çıkar. Eğer bir karşılaştırma yapıyorsak, teknoloji üreten firmaların hemen hepsinin (IBM, Sun vs.) benzer başarısızlıkları mevcut.

Öte yandan elrondun daha önceden verdiği bilgiye dayanarak (AD kullanmadım hiç), LDAP bir endüstri standardı ve bunun üzerine isteyen istediği teknolojiyi kurabilir. Yani bunu hiç etmeleri söz konusu değil çünkü LDAPın bir SMTP ya da IMAP standardından hiçbir farkı yok. Böyle bir mantık olsaydı OpenLDAP da hiç edilmiş olurdu.

W2K ya gelince, walla adamlar BSDnin üzerine Windowsun arabirimini oturtabildilerse helal olsun, çünkü BSD altyapısı + Windows arabiriminin karışımından daha iyi bir sistem düşünemiyorum :) Uzun zamandır W2K kullanıyorum, gayet memnunum. Artı, hatırladığım kadarıyla W2K platformu eski UNIXçiler tarafından hazırlandı, bu nedenle UNIX yapısına sahip olması da bana çok acaip gelmiyor.

.NET in teknolojisi XML demek de yanlış olur, konseptin geneli zaten uygulama bağımsız çalışma mantığı üzerine kurulu, XML de bu uygulamalar arasında köprü görevini üstleniyor. Hatta diyebilirim ki SOAP sayesinde XML uygulama geliştirici için devreden çıkıp bir low-level ortam haline dönüşüyor. Zaten .NET dediğimiz şey, evrensel olarak belirlenen Web Services konseptinin (yok mu şu konsepte bir Türkçe karşılık?) üzerine Microsoftun pazarlama stratejisi doğrultusunda inşa edilmiş bir yapı. Hani kağıt mendil demeyiz de Selpak deriz ya, şimdi de Web Services demiyoruz .Net diyoruz, öyle bir şey.
0
anonim
Yok, seni UNIX'ci edecez sonunda, ona cabaliyoruz. Senin gibi degerli bir insanin MS batakliginda bogulup gidiyor olmasi bizi derin kederlere garkediyor.

Simdi dislerin gicirdiyor, ben MS ile rahatim diyorsun. Biliyorum. Bak Eroin komasinda olen arkadaslarim oldu. Son nefeslerini verirken bile Simdi cok mutluyum, cok huzurluyum.. diyorlardi. Esrarkesler de o turden seyler soylerler. Ama uyusturucu onlari yer bitirir, gormezler...

Benim MS teknolojilerini takip etmedigimi dusunme. Hemen hepsinde bir hayli iyi derecelere geldigimi dusunuyorum. Fakat batakliga girerken donanimim yeterli oldugundan isim bitince cikip diledigim yere gidebiliyorum.

O, .NET olayina su perspektifle bak: MS, tum ag sistemini Peer-to-peer yapi uzerine kurmustu. Fakat bu yapi sisti, yetersiz kaldigi noktalar olustu. Eger herkes kendi sistemine sahipse, merkezi bilgi islem gerekmiyorsa, bu strateji cok guzel calisir. Fakat bilinen belalar ve sorunlar basedilemez hale geldi. Cunku bu modelde, sistemin butununu tasima/olcekleme imkaniniz yok. Bir yerlerde mutlaka eski ve eksik bir seyler kaliyor. MS, ayakta kalabilmesini hizla ucuzlayan donanimlara borclu. Insanlar kolayca yeni makinalar, dev RAM, CPU, HDD degerleri edinebiliyor. Iste bu peer-to-peer modelin icine Internet ve Masaustune kadar inebilen UNIX gucu comak soktu. Simdi derdi, bu peer-to-peer ortamini biraz daha merkeziyetci hale getirip biraz daha toparlayabilmek. Boylece UNIX'in onunu kesip tekelini idame ettirmek.

Biz ise tam merkezi bilgi islem modelini savunuyoruz. Is yapan bir server (server grubu), onu kullanan clientler. Fakat bu modeli guncel kucuk/orta olcekli is modeliyle birlestiremedik. Sorunumuz burada. Fakat son donemde bu konuda gelismeler basladi. Sonuclar yakinda gorulmeye baslar. Bazi UNIX kollari ise, o peer-to-peer modeline UNIX'i adapte etmeye basladi. Yakinda gelismeyi gorecegiz.

Modern OS'larin yapi zinciri, HW+Kernel+[SysLib]+User Space seklindedir. Windows zaten OLE modeli vs. gibi katmanlarla [SysLib] i, haline getirmisti onceden. Bu nedenle bir UserSpace uygulamasi olan GUI'yi tasimakta pek zorlanmadi. BSD kernelini tasimakta da cok sorun yasamadi. Fakat gordugum kadariyla, kernelin icine dogru sizan Libler ve Liblere dogru sizan UserSpace uygulamalarini, belkide mecburen, koymus. Explorer gibi mesela. WINE ile Office2000 calistirmak icin ugrasirken farkettim. Office2000, Sistem librarylerini modifiye ediyor. Ayrica bazi noktalarda dogrudan system kerneline erismek istiyor. Elbette erisemedigi icin WINE ile calismiyor. Sanirim undocumented fonksiyonlar olmasada, bazi fonksiyonlari dogrudan kernelden cagirmaya calisiyor. Bu isi yapmak uzerede, hakikaten cok karmasik bir sekilde system butunune yayiliyor. Sanki OS'un bir parcasi gibi davranmaya basliyor.

Sanirim StarOffice'in yavas calismasi bu sekilde yapamamasi yuzunden. Sun bunun farkinda olabilir. Fakat Explorer davasinin sonucunu bekliyor olabilir. Belkide StarOffice'i satin almasinin tek sebebi bu bile olabilir..
0
SHiBuMi
Walla ben MSçi olmadığım için bataklıktan kurtarılmam söz konusu değil. İşin özü şu, işime ne geliyorsa onu kullanıyorum, ve herkese de aynı şeyi yapmasını öğütlüyorum. Örneğin, sunucu tarafında SuSE kullanıyorum. Bedava olduğundan değil, çünkü 80$ gibi bir para verip alıyorum ama rahat, yönetimi kolay ve üstünde bir çok sistem zaten hazır yüklü geliyor. Üstelik MSnin uyguladığı gibi istemci başına lisans ödemek gibi saçmasapan bir sistemin parçası olmaya hiç niyetim yok. İstemci tarafında ise Windows kullanıyorum, çünkü son kullanıcı için Windows bilgisayar ile özdeşleşmiş. Bırak Linuxu, adama StarOffice kullandırmaya çalıştığın anda bile isyan bayrakları dalgalanmaya başlıyor. İlk günden beri anlatmaya çalıştığım şey, bu işler sadece kim daha iyisini, daha ucuzunu yapıyor meselesinden çok daha farklı soruların cevaplanmasını gerektiriyor. Bunları da, isteyen istediğini söylesin, şu anda Microsoft en iyi cevaplayan firma. Sırf MSyi sevmiyorum diye, böyle bir gerçeğe sırtımı dönüp, kafamı kuma gömemem, kimse kusura bakmasın.

Dediğim gibi, .Net sadece bir isim, ve Microsoftun Web Services alanında yaptığı/yapacağı çalışmaları içine alıyor. Eh, şu anda bu konuda en çok Microsoft göz önünde. Hemen arkasından Sun takip ediyor. Javayı nereye çeksen oraya gider hesabı Web Services olayına da sokuyor. Bunların haricinde, W3C deki standartları oluşturan firmalara bakın, hepsi kıyısından köşesinden bu işe bulaşmış durumda. Microsoftun tek başına bu kadar standardı oluşturmaya gücü yetmez zaten. O nedenle bu alanda tekel oluşturmaya çalışıyor iddialarına katılmıyorum. Yalnızca, pastadan aslan payını kapmaya çalışıyor.
0
SHiBuMi
Rebol.com dan şu çok övdükleri uygulama paketlerini indirdim ama hayal kırıklığına uğradım. Hani bunun kelime işlemcisi? elektronik tablolaması? Başka bir deyişle hani Word, Excel? Ve bu uygulamalarla uyumluluk? Özellikle conference olayını merak ettim, o da basit bir chat uygulaması.

Bu haliyle hiçbir ofiste Rebol kullandıramazsınız. StarOffice i illa kurduktan sonra, Rebol kullanmış olmanın ya da olmamanın da fazla bir esprisi kalmıyor.

(Sözüm dilin kendisine değil, Rebol.com dan satılan uygulamaya)
0
SHiBuMi
Düzeltiyorum, uygulama ile gelen sunuma göre bir kelime işlemcileri ve tablolama uygulamaları var, ama evaluation paketiyle yüklenmiyor. Word-Excel uyumluluğu hakkında ise herhangi bir bilgi yok...
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

Korkularınla Yüzleş, Hayallerini Yaşa

parsifal

Çoğu web sitesinde, o sitenin almış olduğu ödüller sergilenir.
Ama bunlardan kaçı gerçek hiç düşündünüz mü?
İşte bunlardan biride nofear
Sitenin anasayfasında bulunan alınmış ödüller ile ilgili linkler ya çalışmıyor, ya da ...
Bu davranış markanın sloganıyla da özdeşleşiyor.
Hatta belirtilen e-posta adresine bu durumu anlatmak için yazı döşenmeye kalkışmayın. Ben denedim öyle bir adres yok.
Invalid final delivery userid

Opera Fingertouch ve tarayıcıların yükselişi

esrefatak

Bu yazımızda, Opera'nın cep telefonu sürümü olan Opera Mini'de çıkan yeni bir özellik olan Fingertouch'a değineceğiz. Tarayıcıların hayatımızdaki artan önemine dikkat çekip sözü dallandırıp budaklandırıp, bir şekilde yine Google'a ve bir de tabii ki IPhone'a getireceğiz.

Under Construction!

parsifal

Eski yazıma yorum olarak yazacaktım. Ancak son halini görünce tepemin tası iyice attı.
Eh en sonunda olan oldu. Artık meşhur sitemiz "Under Construction!" ibaresi altında yayın hayatına devam ediyor.

Bravo!!!

Gelen yorumlara göre yeni site gümbür gümbür gelecek. Bizler ise beklemeyi bilmeyen konuşanlarız. O zaman konuşmaya devam...

Tıklayınca bir insanın doyduğu Ey Dünya!

anonim

"Eğer yüz insan doyuramıyorsanız bari birini doyurun" demiş Rahibe Teresa.

Sadece tıklıyorsunuz sarı kutuya, o kadar. Size herhangi bir huzur veya bir şeyler yapmış olma hissi duyacağınızı garanti etmiyorum. Ama böyle bir şey varken tıklamamak da duyarsızlık olur herhalde.

Hangisi daha garip karara varamadım; bir sarı kutuya tıklayınca aç bir insanın doyması mı, yoksa bu kadar aç insanın var olduğu gerçeği mi?

http://www.thehungersite.com

Kredi Kartı Dünyasına hoşgeldiniz!

conan

Kredi kartlarıyla nispeten yeni tanışan ülkemizin, beraberinde getirdiği sorunları da bir kaç yıl içerisinde yaşaması kaçınılmazdı. Hele ki "Türk pratik zekası"nın en çok bulunduğu mekanda yani Türkiye'de yaşıyorsanız bu gibi sorunlarla karşılaşmanız gayet de mümkün. Hele ki bankalar hiç bir sorumluluk kabul etmezken ve de ne yazık ki yargı sistemimiz ağır işlerken bu konuda hakkınızı aramak kanımca hiç bir şekilde mümkün değil. Gelin size kredi kartı hırsızlığının Internet yönünden bahsedeyim azıcık.