Özgür Yazılım Yansısı

0
cbc
Yakında Bilgi Üniversitesi Bilgisayar Bilimleri Bölümü bazı özgür yazılımların yansılarını tutmaya başlayacak. Kararlı sürüme geçtikten sonra bahsi geçen projelerin yasal yansısı olması beklenen sunucu artık beta yayını yapmaya başladı ve önerileri bekliyor. Yansı coğrafik olarak İstanbul/Dolapdere'de bulunuyor.

http://godel.cs.bilgi.edu.tr/ adresinde bulunan sunucuda şu an için apache, kernel.org ve debian'ın günlük güncellenen yansılarının sunulmasının yanısıra, mysql'in de yansılama çalışması sürmekte. Daha açıklayıcı bir liste için http://godel.cs.bilgi.edu.tr/yansilar.php adresine, yansı dizinine ulaşmak için ise http://godel.cs.bilgi.edu.tr/mirror/ adresine bakabilirsiniz.

Unutmadan, ftp erişimi de ftp://godel.cs.bilgi.edu.tr/pub/mirror/ adresinden münkün.

Debiancıların apt kaynaklarını güncellemelerini öneriyoruz!

İlgili Yazılar

Pozitif e-dergi Ağustos Sayısı Çıktı

anonim

Bu ay içeriğinin diğer aylara oranla daha zayıf olduğunu söylemek gerek. PozitifPC yetkilileri bunun sebebinin yeniden yapılanma sürecinde olduklarına ve çalışmalarına bu yönde ağırlık vermelerinden kaynaklandığını da duyurdu. Yine de dergide çarpıcı başlıklar yok değil. Bunlardan bazıları şöyle:

Joseph Weizenbaum: Huzur İçinde Yat (RIP)

FZ

Bilgi işlem, yapay zekâ ve doğal dil işleme (NLP) öncülerinden, meşhur diyalog programı ELIZA'nın yaratıcısı ve SLIP programlama dilinin geliştiricisi Joseph Weizenbaum'u birkaç gün önce kaybettik.

Weizenbaum'un Bilgisayar Gücü ve İnsan Aklı eseri, bu değerli bilimcinin bilgi işlemeye ve yapay zekâya eleştirel bir bakışı olarak okunabilir. Kitapta 1966'da geliştirilmiş ELIZA sistemine insanların kendilerini nasıl kaptırdıklarını görünce ve bugün 'chatbot'lar karşısında insanların nasıl duygusallaştıklarını hatırlayınca gülümsememek mümkün değil.

Müjde! Bilişimin arsa derdi çözülüyor...

bm

Biz burada Larry Wall'un davranışından felsefi manalar çıkartmaya, hem Malkoçoğlu rumuzu kullanıp hem beynelmilel seviyede kaliteli yazılar yazarak Türk'ün Türk kalarak sadece batılının sanılan oyunu oynabileceğini göstermeye ve bu nevi pek çok faydalı iş yapmaya çalışırken öbür taraftan birileri devletimizin aklına bilişimle ilgili birşeyler sokuyor. Buradaki habere göre Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun "Uygun yerde bedelsiz arsa tahsis etmeye ve Bakanlar Kurulu kararıyla enerji ve vergi muafiyeti gibi teşvikleri vermeye söz veriyoruz" demiş. Vergi muafiyetini anladım ama arsa ve enerji nereden çıktı? "Bilişim şirketlerinin toplanarak bir sanayi bölgesi kurmaları" teşvik edilecekmiş. Bana mı öyle geliyor yoksa "sanayi bölgeciliği" diye bir rant işi mi var Türkiye'de?

Internet yavaş, pahalı ve kesiliyor; ilginç donanım buraya getirilmiyor, iyi teknik kitap bulamıyoruz filan diye şikayet edildiğini duydum ama doğru dürüst iş yaptığını düşündüğüm bilişimcilerden "ah ah keşke bütün şirketler yanyana olsa" diye bir şey hiç duymadım. Pardon düzeltiyorum, hiçbir bilişimciden duymadım bunu. "Ne güzel ofis bilmemne maliyeti olmadan evimizden çalışabiliyoruz" yahut "net sağolsun bir sürü bilgili insanla dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar etkileşebiliyoruz" diyen çok bilişimci tanıyorum tabii. Bunun sebebi galiba benimle konuşan bilişimcilerle devletimizin aklına bu fikirleri sokan bilişimcilerin farklı olmaları.

Sizin aklınız eriyor mu "ithal veya yerli bilişim profesöründen gelir vergisi almayacağım", "telekom işini dehal halledeceğim", "bilişimde şirketleşmek artık 5 dakika", "Türk gençleri evde oturup annelerine çay yaptırıken ABD'nın yüksek katma değerli bilişim sektörününde yer almalı" gibi şeyler demek varken, "arsa tahsis edeceğim", "teşviği insana değil bölgeye vereceğim, siz bölgeye gelin", yani bir yerde efektif olarak "Türkler Türkler'le yakın durup hep Türkler'le konuşsunlar ki Türkiye dışında hiçbir yerde doğru olmayan doğrular üretelim" denmesine? Kimler bu insanların aklına bunları sokuyorlar Allah aşkına? Ben mi çok huysuz veya cahilim yoksa hakikaten ters bir perspektif mi bu?

Kuralları bilinmeyen yapay zeka yarışması

butch

Bir Slashdot haberine göre yapay zeka üzerine çalışmalar yapan bir İsrail şirketi kuralları konulmamış çeşitli oyunları, değişik rakiplere karşı oynayacak bir program için yarışma başlatmış. Amaç en fazla puanı toplamak. Oyun sırasında programın sahip olacağı bilgiler yapabileceği hamleler, bunları ne zaman yapabileceği ve rakibinin yaptığı hamleler. Programlama platformu serbest.
Haberin aldığı yorumlardan biri böyle bir programın yazılmasının tehlikeli olabileceği, çünkü İsrail Hükümetinin bunu nerede kullanacağı şüpheli şeklinde... Bence diğer yorumlara da bir göz atın :)

One Laptop Per Child: Türkiye'ye Satış Başladı

auselen

Amerikan "Her Çocuğa Bir Dizüstü" (OLPC) organizasyonunun Üçüncü Dünya ülkelerinde yaşayan çocukları hedef alacak şekilde geliştirdiği XO dizüstü bilgisayarlar, dünden itibaren Amazon.com aracılığıyla Türkiye'den de müşterilere satılmaya başlandı.