Opera Fingertouch ve tarayıcıların yükselişi

0
esrefatak
Bu yazımızda, Opera'nın cep telefonu sürümü olan Opera Mini'de çıkan yeni bir özellik olan Fingertouch'a değineceğiz. Tarayıcıların hayatımızdaki artan önemine dikkat çekip sözü dallandırıp budaklandırıp, bir şekilde yine Google'a ve bir de tabii ki IPhone'a getireceğiz.
Eskiden Windows 98 zamanlarında bilgisayarlarımızı sık sık formatlardık. İçindeki yazılımlar giderdi. Winamp, WinRAR, Adobe Reader, Microsoft Office... hepsini tekrar tekrar kurmak zorunda kalırdık. Hatta öyle ki, ben "kullandığım yazılımlar" diye bir liste hazırlamıştım. Bu yazılımları bir CD'ye basmıştım. Her lazım olduğunda birkaç saatte hepsini kurup ayarlarını yapıyordum.

Fakat herşey çok değişti. Artık bu yazılımların çoğunu kurmama gerek kalmıyor. Müzik dinlemek için Last.fm kullanıyorum, radyo dinlemek için İstanbul FM, yazı veya rapor yazmak için Google Docs yetiyor. Tüm bu internet sitelerine bağlanmak için ihtiyacımız olan bir tek yazılım var, bu yazılım olmadan internet sitelerine giremeyiz, internetten gazete okuyamayız... Teknik bilgisi olmayan milyonlarca insan bu yazılımın farkında bile değildir. Onun adı: tarayıcı. Firefox, Internet Explorer, Opera, Safari. Günümüzün yeni kızışma noktası onlardır.

İnsanlar tarayıcıların hayatlarındaki öneminin o kadar az farkındalar ki, birçok müşterime hangi tarayıcıyı kullandıklarını sorduğumda, bilmediklerini söylüyorlar. Bu duruma sebep olarak, Microsoft Internet Explorer'ın Türkiye'deki ezici yaygınlığını gösterebiliriz. İnsanların diğer alternatiflerle tanışmasının zor olduğunu söyleyebiliriz. Ama sebebi her ne olursa olsun internet tarayıcıları artık bilgisayarımızdaki en önemli yazılımlar haline geldiler. Eğer kötü bir tarayıcı kullanıyorsanız, internette gezerken bilgisayarınıza virüs bulaşabilir. Web sayfalarınız yavaş açılır... Ama iyi bir tarayıcı kullanırsanız, internet gezintiniz keyifli ve güvenli hale gelir.

Artık farklılaşmalar tarayıcılar üzerinden kendini göstermeye başladı. Google'ın kendi tarayıcısını başlatmasının nedeni de bu zaten.

Opera Mini'deki inanılmaz Fingertouch özelliğini video olarak izlemek için yazının devamı vukuf.com adresinde...

İlgili Yazılar

Edge.Org :: Bilgi'nin Sınırı

SHiBuMi

"Dünyadaki bilginin sınırlarına ulaşmak için en karmaşık ve sofistike beyinleri bul, hepsini aynı odaya koy ve herbirinin kendi kendine sorduğu soruları diğerine sormasını sağla"

Edge.Org sitesinin temasını özetleyen cümle bu. Siteye Julian Barbour isimli fizikçinin zaman ile ilgili yazıları hakkında araştırma yaparken rastladım. Sitede birçok bilimadamının katkısıyla oluşturulmuş bilimsel ve felsefi belgeler, söyleşiler var.

Siteye ulaşmak için adres: www.edge.org

Yeni P2P - IRIS

cazz

Amerika'da, devlet tarafindan gorevlendirilmis bir ekip, var olan P2P teknolojisindeki sorunlari cozme amacli yeni bir P2P agi kuruyormus : IRIS (Infrastructure for Resilient Internet Systems)...

Projeden (ve MIT'den) Hari Balakrishnan soyle demis :

"Sunuculara karsi Denial of Service saldirilarini sona erdirecek!"

Balakrishnan ve arkadaslari , IRIS icin yeni bir arama algoritmasi da gelistireceklermis...

Bakiniz efenim...

Açık Ağlar, Kapalı Rejimler

murat09

E - postanızı açtığınızda, haftanın her günü, size birşeyler satmaya çalışan onlarca mesaj buluyorsunuz. Genellikle bu bir ürün oluyor, fakat bazen internet üzerinde ürünler yerine fikirler de sahibini arıyor. Ekranınızda savaş karşıtı bir söylem, yeni hayat tarzı dersleri veren bir gurudan rahatlatıcı sözler, ya da açık açık siyasi propoganda görebiliyorsunuz.

Türkiye`den Wired ve Slashdot`a haber: Sağolasın RTÜK

sundance

Bu ilk değil sanırım son da olmayacak, fakat dillere destan gönüllere ferman RTÜK yasası ile, Wired ve Slashdot'a haber olduk.

Gönül isterdi ki IT alanında bir gelişme ile haber olalım, ama kısmet buymuş, neyse hıyarın teki demiş ya `reklamın iyisi kötüsü olmaz` diye herhalde geek patlaması yaşarız bu haberlerle bu yaz :)) Teşekkürler TBMM, teşekkürler hükümet.

memecodes: başımıza memeor yağacak

FZ

Jan Philipp Lenssen, bir yerde programcı olarak çalışıyor, minik bir google blog’u tutuyor, google API’sini kullanarak kendi über arama motorunu yazıyor, sosyal deneyler yapıyor, oyunlar programlıyor, elinden çizim yapmak bile geliyor.

Şimdilerde şöyle kerata bir deneye girişmiş: rastgele kelimelerden oluşan beşbin kadar doküman üretmiş, ve bunları görülebilir yerlere linklemiş. Dolayısıyla bu dokümanlar google ve diğer arama motorları tarafından keşfedilmişler.

Şimdi içinde bu kelimelerin geçtiği bir arama yapıldığında ve aramayı yapan kişi linke tıkladığında sayfamız doğum yapıyor. Yani aranan kelimeleri de içeren yeni bir versiyonunu üretiyor. Bu yeni sayfa da linkleniyor ve dolayısıyla keşfediliyor. Bunlar olurken üzerine tıklanmamış sayfalardan biri de ölüveriyor. Jan Philipp, bir kaç yıl sonra bu sayfalarda bir takım metinlerin oluşma ihtimalini yüksek buluyor.

Haberin detayları ve devamı burada.