NEC dünyanın en hızlı bilgisayarını yaptı!

0
FZ
Meşhur Japon bilgisayar firması NEC, Earth Simulator adlı yazılımı 36.500 Gigaflop (flop : floating operations per second) hızında çalıştıran dünyanın en hızlı bilgisayarını geliştirdi.

Bu yarıştaki en önemli oyuncu IBM'in şimdiye dek geliştirdiği en hızlı makina (ASCI projesi bağlamında) 12.000 Gigaflop hızda çalışabiliyor.
NEC tarafından inşa edilen bilgisayar bir futbol sahası kadar yer kaplıyor ve kendisinden önce gelen 10 tane süperbilgisayarın toplamından daha güçlü.

Yokohama Yer Bilimleri Enstitüsü tarafından kullanılan bilgisayar 5104 işlemcisini kullanarak hava durumu ile ilgili global simülasyonları çalıştırıyor ve meteorologların tahminde bulunmasına yardımcı oluyor.

Söz konusu makina bilgi işlem donanımında önemli bir sıçrama noktası gibi görünüyor. Darısı Türk bilgi işlem camiasının başına ;-)

İlgili Yazılar

Kuantum Noktaları ve Programlanabilir Madde

FZ

Başlık yeterince garip geldi ve dikkat çekti ise okumaya devam: "Programlanabilir madde," birkaç hareketle "kurşun" gibi davranan sonra yine birkaç parametresini değiştirebileceğiniz ve "altın" gibi davranmasını sağlayabileceğiniz bir madde. Bütün bunlar malzeme bilimleri ile ilgili ve kuantum mekaniği ile elektroniğin arakesitinde yer alıyor.

21. yüzyıla hoşgeldiniz! Kuantum noktaları etrafındaki küçük elektrik alanlarını kontrol ederek elektronlar içeri ya da dışarı pompalanabiliyor, birer birer, ikişer ikişer ya da bir seferde binlercesi. Bunların oluşturduğu bulutların boyunu ve şeklini kontrol etmek dahi mümkün. Böylece söz konusu yapının doğal atomları taklit etmesi sağlanabiliyor ya da doğada mevcut olmayan yapay maddeler oluşturmak mümkün olabiliyor.

Bu dudak uçuklatıcı makaleyi okuduktan sonra FAQ: Quantum Dots and Programmable Matter sayfasına göz atabilir ve Hacking Matter: Levitating Chairs, Quantum Mirages, And The Infinite Weirdness Of Programmable Atoms isimli kitabı ısmarlayabilirsiniz. Tüm bunlardan sonra da Wil McCarthy´nin O´Reilly bünyesinde vereceği konferansa katılabilir ve bu yüzyılı şekillendirecek teknolojilerden birini daha yakından tanıyabilirsiniz.

LIRC İle GNU/Linux´a Uzaktan Kumanda Edin

FZ

GNU/Linux çalıştıran sisteminiz üzerinde müzik dinlerken bir uzaktan kumanda ile ona hükmetmeye ne dersiniz? Peki ya elinizdeki uzaktan kumandayı fare gibi kullanmaya? Bilgisayarınızın sadece IR sinyalleri almakla yetinmeyip aynı zamanda bunları gönderebileceğini de biliyor muydunuz?

Kalbi daha hızlı çarpmaya başlayanların yapması gerekenler belli: Önce LIRC (Linux Infrared Remote Control) sitesi ziyaret ediliyor. Oradaki dokümantasyon hatmediliyor. Ardından da `seri porta bağlayacağım bir IR alıcı devresini nasıl yaparım?´ sorusuna verilmiş en güzel cevaplardan biri olan bu site ziyaret ediliyor. (Sitenin Cocoon ile hazırlanmış sürümü biraz daha şık). Fazla söze ne hacet. Bir yandan program derlenirken diğer yandan havyayı lehim işleri için ısıtmaya başlayın ;-)

Küçük Bir Kıyaslama

FZ

The Mythical Man-Month'ın yazarı Brooks'un iddiasına göre, yazılımla ilgili problemler yazılımla ilgili değil genellikle donanımla ilgili. Nasıl mı? Basit, donanım, tahmin edilenden çok daha fazla hızlı gelişiyor, maliyet feci şekilde düşerken, bilgi işlem kapasitesi ve verimlilik aşırı artıyor ve yazılım buna doğal olarak bir türlü yetişemiyor.

Intel Açılış Süresini Kısaltıyor!

ersin2k

Intel, Robson adını verdiği teknoloji ile bilgisayarların açılış süresini kısaltmayı amaçlıyor.

Robson teknolojisi ile PC açılış kodunu hard disk yerine daha hızlı olan flash bellekten alıyor. Bir Robson Kartı 64 Mb ile 4 Gb arasında kapasite sağlıyor. Ayrıca bu teknoloji ile notebook kullanıcılarının oldukça güç tüketen sabit disk yerine flash kullanımı sonucu pil tasarrufu sağlayacağı belirtiliyor.

Buna benzer uygulamalar uzun süredir Router ve benzeri cihazlarda vardı. Sanırım yakında İşletim sistemimizi flash a yükleyip harddisklerimizi sadece veri depolamak için kullanacağız. Belki de olması gereken bu...

Guns, Lots of Guns (ama nereye kadar?)

parsifal

Teknolojiyi takip etmenin en üzücü özelliklerinden biride devamlı yenisinin çıkması ve elinizdekinin bir şekilde demode olmasıdır. TV alırsınız, hedelisi çıkar. Fotoğraf makinesi alırsınız hödölüsü çıkar.

Günümüzde ise bunu en çok çep telefonlarında yaşıyoruz. O kadar çok marka ve o kadar çok çeşit çıkar ki almaya kalktığınızda karşılaştıracak onlarca model ile karşı karşıya kalırsınız. Kamera, flaş, bluetooth, java, vs vs... Üstüne az biraz daha ekleseniz kolaylıkla dizüstü bilgisayar alacak kadar pahalıya satılan pek çok model.