Mc Donald`s gibisi yok! (Yorumsuz)

0
parsifal
Tarih:20 Eylül 2001 Perşembe 22:30, Yer:Odakule Mc Donald's

Önce sipariş vermek için 5 dakika bekledik. Daha sonra kasalarda kimse kalmayınca heralde kapanıyor diye düşündük. Çıkarken açık olduğunu öğrenip sipariş vermeye karar verdik.
"2 Big Mac Menü lütfen. Normal seçim."
"4.900.000 TL. Yanında ketçap, mayonez istermisiniz? 25.000 TL"(salak bir gülümseme ile)
"Siparişleri iptal edelim"...

Görüşler

0
Max
Yemeyelim amerikan koftesi burgerking e gidelim, yada mudurnu yiyelim abi turk tavuk ekonomisine katkida bulunalim
0
kuzen
max gibide yapabiyiriz ama açınnz agzınızı yumunuz gözünüzü şu adrese http://www.mcdonalds.com.tr/konukdefteri/konukdefteri.asp

ben yaptım...
0
anonim
İnegöl köfte, Mudurnu Tavuk, Sultanahmet Köfte yiyin, Ayran için, Soda için, kola vs. ameriakan icadı içmeyin. BABA MERT
0
Halfone
American icadi içmeyelimmii

ozaman önünde kullandığın buraya msg attığın mereti nie kullanıyorsun ki ,


evet bende mc' in bu olayına sinir oluyorum ama sonuçta adam sana zorla satmıyor gayet doğal bir şekilde almayıp başka bir yöne gidebilirsin!

burger bedava veriyorda ne oluyor ketçap ı fln
bir koklayın bakalım hepsi bozuk ..
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

Yazılımcılar İnsan Beynini Anlama Konusunda Biyologlardan Daha Avantajlı (Mı?)

FZ

Sabah yolda gelirken ve insan sinir sistemini düşünürken aklımdan şunlar geçiyordu: "The most undocumented information processing system of all times."

Gün içinde, Redwood Neuroscience Institute bünyesinde çalışan Bill Softky´nin iki makalesini okuduktan sonra sabahki düşüncelerim aklıma geldi:

4 çarpı sekiz bölü 2 kaç eder? CAPTCHA yerine DYPM

mow

Bu adresteki script sayesinde daha önce de tartışılan CAPTCHA sorunu belki de çözülüyor.

8 saat sonra görüşmek üzere...

FZ

Yaklaşık 8 saat sonra Türkiye'deki en önemli uluslararası açık kaynak ve özgür yazılım etkinliği başlıyor.

FM ortamından tanıdığımız pek çok isim ve ekip tam kadro yerlerini almak üzere hazırlar.

Herkesi bekliyoruz. Çok sıkı bir 48 saatlik maraton olacak!

istanbul - ankara - izmir... Ya peki diğerleri???

parsifal

Kendi sanal mekanlarımızda yaşıyoruz hayatımızı. Büyük şehirlerde oturuyoruz. Bağlantılarımız çok hızlı çalışıyor. Gelişiyoruz, hızlanıyoruz. Peki ya diğer şehirler de durum nedir acaba? Biz "iletişim çağını" oluşturan bir avuç kullanıcıyız esasında...

Başarılı bir açık kod programcısının maddi durumu

FZ

"I didn't have the money to buy a new laptop"
Yukarıdaki cümle genç bir çocuğa ait değil. Yukarıdaki cümle genç bir üniversite öğrencisine de ait değil. Yukarıdaki cümle sıradan bir programcıya ait değil. Yukarıdaki cümle başarısız ya da meşhur olmayan bir programcıya da ait değil.

Cümle, yaklaşık 15 yıl önce Perl programlama dilini yaratan karizmatik programcı ve dilbilimci Larry Wall´a ait. Bu programcının geliştirdiği Perl programlama dili sözlük hazırlama esnasında yine bu programlama dilinden faydalanan Oxford resmi İngilizce sözlüğe girdi. Onbinlerce sistem yönetim yazılımında kullanıldı. Yüzbinlerce web sitesi Perl kullanarak iş güç yaptı ve yapmaya devam ediyor. Perl son zamanlarda moleküler biyoloji alanında veri işleme için de kullanılıyor. Söz konusu adam işte bu dili geliştirmiş ve Linus Torvalds henüz lisede okurken insanlık kültürüne armağan etmiş olan adam. Bu adam şimdi yeni bir efsaneye, Perl 6´ya imza atmaya çalışıyor. Geliştirdiği Perl açık kodlu, karşılığında 5 kuruş istenmiyor ve aklınıza gelen hemen her işletim sisteminde çalışıyor. Böyle bir adamdan bahsediyoruz yani.

Bu adam, yeni bir dizüstü bilgisayar alacak kadar parası olmadığını söylüyor.

Şaşırdım mı? Evet. Şaşırdım mı? Hayır.

Larry Wall, efsanevi State of The Onion sunularının sonuncusunda, 4. sayfada bu yazının açılış cümlesini sarf ediyor.

Ne dersiniz? Sizce bu adam zor durumda mı? ;-)

Hani gündemdeki popüler konulardandır, "ya hoca biz şimdi bu kodları açarsak aç kalmaz mıyız yaa?" falan denir. Bunu diyenler muhtemelen Larry Wall kadar çok ve kaliteli kod üretmemişlerdir. Acaba diyorum şimdi Larry Wall gerçekten de acınası durumda mı? Başka bir perspektif: Daha çok kazanmak varken neden daha az kazanalım? Sahi, Larry Wall, bir dönem NASA için çalışmak dururken acaba daha bol paralı bir işe mi girseydi? Aklıma Once Upon A Time In China filmindeki bir sahne geliyor. Yağmurlu bir ortamda canını dişine takarak gösteri yapan ve sonra yere atılan paraları toplayan bir kung-fu, demir gömlek ustası. Bir süre sonra aynı usta çetin bir kavgada kılıçlı bir adamı silah kullanmadan yendikten sonra bir genç yanına gelip "usta bana da öğret, zor durumdayım, bana saldırıyorlar, artık para bile kazanamıyorum," der. Usta önce biraz ilerideki lokantadaki lezzetli yemeklere yutkunarak bakar, acı acı gülümseyip cevap verir: "Kung-fu ustası olsan ne olur ki, ben de pek para kazanamıyorum".

Sanırım en temel kavramların yeniden düşünülmeye ve irdelenmeye ihtiyacı var; sanırım felsefeye keyfi yerinde, sadece entelektüel olarak huzursuz olan insanların değil asıl ciddi anlamda zor durumda olan insanların ve belki de en çok gençlerin ihtiyacı var. Sanırım büyük adamlar küçük adamların bazı temel kavramları yeniden düşünmelerini istemiyor. Sanırım bu isteklerini gerçekleştirmeleri sahip oldukları muhteşem güce rağmen yine de kolay olmayacak. Ne dersiniz? Şimdi biz bu kodları kapayıp da mı saklasak yoksa açıp da mı saklasak? ;-)