Mandrake krizde...

0
m1a2
11 Mart 2002 tarihli önemli bir duyuru. Mandrake Soft ciddi bir finansal kriz ile karşı karşıya. Açıklamada karamsar bir gelecek tablosu çizilerek, firmanın 2002 sonunu görmesinin zor olacağı belirtilmiş. Duyurunun bir forum alanında yapılmasının nedenine gelince: Evet, Mandrake sizden yardım bekliyor. 5$ tutarında bir aylık aidatla `Mandrake Linux Users Club`a üye olmanız halinde (ki bir sinema biletinden daha ucuz olduğu belirtilmiş) Mandrake`yi yaşatabilirsiniz. Sevenlerine ve Linux camiasına duyurulur ;)

İlgili Yazılar

Symantec 1.44 disketlere veda etti!

parsifal

Symantec 18 Ağustos 2005 tarihinden itibaren 1.44 MB'lık disketlere sığan virüs tanım dosyalarının yayınını durduracağını duyurdu.

Buna neden olarak tanım dosyalarının bir diskete sığmayacak kadar büyüdüğünü ve disket sürücülerin yerinin diğer teknolojilerin aldığını belirten firma tanımların diğer yöntemlere yayınına devam edeceğini açıkladı.

FreeBSD 4.6 Çıktı!

anonim

FreeBSD 4.6 sürümü duyuruldu. Konu ile ilgililere bu başlık zaten yeterli. Bunun dışında FreeBSD nedir, ne değildir gibi sorularınız için internet sayfasına bakabilirsiniz.
Ayrıntılı bilgi için www.freebsd.org ve freshmeat.net'deki ilgili başlık'a bakabilirsiniz.

IBM Türk Çalışanlarının Sendikal Örgütlenmesi

anonim

Bizler 258 kişiyle Tez-koop-iş sendikasına üye IBM Türk çalışanlarıyız.

Sendikamız, toplu sözleşme yapma hakkımızı almak için 26 Mart 2008 tarihinde Çalışma Bakanlığına yetki başvurusunda bulundu.

NetBeans 6.0 Çıktı!

auselen

Netbeans'in uzun zamandır beklenen yeni sürümü sessiz sedasız sunuculardaki yerini aldı.

Desteklediği teknolojilere (Ajax, C/C++, Databases, Debugger, Desktop, Editor, GUI Builder, Java EE, Java ME, Java SE, Javascript, Mobile, Profiler, Refactor, REST, Rich Client Platform, Ruby, SOA, SOAP, UML, Web, WSDL , XML) bakılırsa Netbeans her tür geliştiricinin işini kolaylaştıracak nitelikte araçlarla komple bir geliştirme ortamı.

Müjde! Bilişimin arsa derdi çözülüyor...

bm

Biz burada Larry Wall'un davranışından felsefi manalar çıkartmaya, hem Malkoçoğlu rumuzu kullanıp hem beynelmilel seviyede kaliteli yazılar yazarak Türk'ün Türk kalarak sadece batılının sanılan oyunu oynabileceğini göstermeye ve bu nevi pek çok faydalı iş yapmaya çalışırken öbür taraftan birileri devletimizin aklına bilişimle ilgili birşeyler sokuyor. Buradaki habere göre Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun "Uygun yerde bedelsiz arsa tahsis etmeye ve Bakanlar Kurulu kararıyla enerji ve vergi muafiyeti gibi teşvikleri vermeye söz veriyoruz" demiş. Vergi muafiyetini anladım ama arsa ve enerji nereden çıktı? "Bilişim şirketlerinin toplanarak bir sanayi bölgesi kurmaları" teşvik edilecekmiş. Bana mı öyle geliyor yoksa "sanayi bölgeciliği" diye bir rant işi mi var Türkiye'de?

Internet yavaş, pahalı ve kesiliyor; ilginç donanım buraya getirilmiyor, iyi teknik kitap bulamıyoruz filan diye şikayet edildiğini duydum ama doğru dürüst iş yaptığını düşündüğüm bilişimcilerden "ah ah keşke bütün şirketler yanyana olsa" diye bir şey hiç duymadım. Pardon düzeltiyorum, hiçbir bilişimciden duymadım bunu. "Ne güzel ofis bilmemne maliyeti olmadan evimizden çalışabiliyoruz" yahut "net sağolsun bir sürü bilgili insanla dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar etkileşebiliyoruz" diyen çok bilişimci tanıyorum tabii. Bunun sebebi galiba benimle konuşan bilişimcilerle devletimizin aklına bu fikirleri sokan bilişimcilerin farklı olmaları.

Sizin aklınız eriyor mu "ithal veya yerli bilişim profesöründen gelir vergisi almayacağım", "telekom işini dehal halledeceğim", "bilişimde şirketleşmek artık 5 dakika", "Türk gençleri evde oturup annelerine çay yaptırıken ABD'nın yüksek katma değerli bilişim sektörününde yer almalı" gibi şeyler demek varken, "arsa tahsis edeceğim", "teşviği insana değil bölgeye vereceğim, siz bölgeye gelin", yani bir yerde efektif olarak "Türkler Türkler'le yakın durup hep Türkler'le konuşsunlar ki Türkiye dışında hiçbir yerde doğru olmayan doğrular üretelim" denmesine? Kimler bu insanların aklına bunları sokuyorlar Allah aşkına? Ben mi çok huysuz veya cahilim yoksa hakikaten ters bir perspektif mi bu?