iTunes Norveç'te Yasadışı ilan Edildi

0
tongucyumruk
Sanıyorum Apple'ın iPod çılgınlığınında katkısıyla tam bir para basma makinesi haline dönüşen iTunes programını duymayan ve ona eşlik eden iTunes müzik dükkanından (iTMS - iTunes Music Store) haberi olmayan yoktur herhalde.

Ancak her ne kadar bu sitenin kitlesi teknoloji ile yakından ilişkili olsa da tüm takipçilerin Apple'ın iTMS üzerinden yaptığı satışlarda, şarkıların kopyalanmasını engellemek için kullandığı DRM sistemi FairPlay'den haberdar olmasını bekleyemem. Öte yandan görünen o ki bu sistem, her geçen gün daha fazla Avrupa devletinin hükümetlerinin ilgisini çekiyor...
Az önce de bahsettiğim gibi, FairPlay bir (Digital {Rights, Restrictions} Management) sistemi. Burada DRM'in faydalarnı, zararlarını tartışmayacağım ancak FairPlay'i diğer DRM sistemlerinden ayıran bir özellik var. FairPlay tamamen "kapalı" bir DRM sistemi. Burada kapalı derken bahsettiğim ise sadece kaynak kodu kodu değil, kullanılan dosya biçimi ve kriptografik yöntemlere kadar hiçbir bilginin açıklanmıyor olması.

iTMS üzerinden satın alınan herşey FairPlay yöntemi ile DRM koruması altında olduğunsdan sadece bu sistemi destekleyen cihazlar üzerinde kullanılabiliyorlar. Bilin bakalım piyasadaki hangi markaların mp3 çalarları bu sistemi destekliyor? Evet, sadece Apple'ın iPod'ları...

Apple'ın bu tavrının özellikle iTMS'in internet üzerinden yapılan müzik satışları üzerindeki piyasa hakimiyeti gözönüne alındığında birçok kesimi rahatsız etmesi kaçınılmaz. Herşeyden önce rakiplerinin piyasada tutunma şansını oldukça düşürüyordu. Düşünsenize, bir müzik çalar alıyorsunuz ve para verip "yasal yollardan" satın aldığınız müzikleri dinleyemiyorsunuz. Bu müzik çaları satın alır mıydınız?

Fransa ve ABD hükümetleri geçmişte DRM uyumluluğu şartını öngören yasalar hazırlamış fakat yoğun baskıar üzerine bundan vazgeçmek zorunda kalmışlardı. En son olarak Norveç tüketici ombudsmanı iTMS üzerinden satın alınan müziklerin diğer cihazlar üzerinde çalınamamasının tüketicinin seçme özgürlüğünü kısıtladığı için tüketici hakları yasalarına aykırı olduğu yönünde karar verdi. Apple'dan ise henüz konuyla ilgili bir yorum gelmedi.

Geçmişte The Pirate Bay'e düzenlenen polis baskını ve sitenin kapatılması gibi olaylarda İskandinav ülkelerinin vatandaşları bu tip uygulamalara karşı yoğun tepki göstermişlerdi. Bu yönüyle Apple'ın daha önce uğraşmak durumunda kaldığı durumlardan farklı bir profile sahip bu olayda gelişmeleri zaman gösterecek.

Kaynaklar:
Financial Times
The Register
AllOfMp3

Görüşler

0
T-u-N-i-X
Apple'ın iPod'unda MP3, WMA vb dosya türleri de desteklenmiyor mu ? Bu durumda aslında dayanakları kalmıyor gibi. Yani ben Norveç'teki bir başka müzik satın alma sitesine girip bir şarkıyı satın alsam, bunu iPod'uma atabiliyor olmalıyım bildiğim kadarıyla.. Yani bu mümkün olsa gerek.. Ancak olay, iTunes üzerinden alınan müziklerin başka bir müzik çalara atılamamasıysa ben bunu biraz normal karşılıyorum. DRM ile, adamların tam da istediği oluyor işte.. Satın alınan müzik taşınamaz hale geliyor "bir başkasına"..

Gerçi AAC formatı taşınabiliyor ama herhalde iTunes'dan alınan şarkılarda farklı bir durum var.. Türkiye'de henüz iTunes'un başlamamış olması da ayrı bir hayal kırıklığı.. Ben Türkiye'deki Apple kullanıcılarının yerinde olsam bir birlik oluşturur baya protesto yapardım.
0
tongucyumruk
Evet, sorun iPod'a yüklenebilen dosya biçimleri değil, iTMS üzerinden satın alınan müziklerin iPod gibi cihazlara yüklenememesi.

DRM ile istenen müziğin kopyalanamaması, bu doğru... Ancak yazıda bahsedilen sorun Apple'ın kullandığı DRM sisteminin diğer mp3 çalar üreticilerine kapalı olması. DRM kavramı ile DRM implementasyonu farklı şeyler. DRM, dosyaların yetkisiz kopyalanması gibi şeyleri engellemek için icad edilmiş birşey. DRM implementasyonu ise bunu yapan yazılım.

Örneğin Microsoft'un icadı PlaysForSure'da bir DRM implementasyonu. Ancak Microsoft bu DRM formatını Mp3 çalar üreticilerine lisanslayabiliyor. Bu sayede kullanıcı istediği mp3 çaları kullanarak bu DRM implementasyonunu destekleyen dosyaları oynatabiliyor. Hatta DReaM ve OpenIPMP gibi açık kodlu DRM gerçeklemeleri dahi var.

DRM'in kendisi ayrı bir tartışma konusu, fakat Apple'ın iTMS gibi piyasaya hakim bir müzik satış sistemini sadece kendi donanımı ile çalışacak şekilde ayarlayarak donanım alanında da tekel yaratması ayrı birşey.
0
hakamaka
Aslolan müzik endüstirisinin bize aynı müzik parçasını tekrar tekrar almaya zorlamasıdır. Cep telefonuna indirmek için ayrı para öde. Bilgisayar için ayrı para öde. Yasal mp3 için ayrı para öde. Üstelik yasal mp3'ünün kopyasını alamayacağın için silinirse bir daha satın al ve bir daha para öde.

Bunun itunes ile alakası yok. Hangi marka olursa olsun durum değişmiyor.

Beden olması gereken konusundan bir öneri. Ulusal ve uluslararası lisans veritabanı oluşturulur. Bu veritabanı kişilerin sahip olduğu müzik parçası lisansı, film lisansı veya bilgisayar programı lisansı gibi lisanları saklar.

Mesela siz bir sanatçının mp3'ünü aldığınızda sizin isminizle birlikte satın alınan bu parçanın sizde bulundurma, dinleme ve kullanma gibi haklarının olduğuna dair bilgilerin yer aldığı bir veritabanına bu satınalma ile ilgili bilgi gönderilir. Daha sonra siz bu mp3 dosyasını kaybetseniz bile elinizdeki lisans vasıtası ile bu dosyayı tekrar hiçbir ücret ödemeden edinebilirsiniz.

Burada kilit noktada olan şey sizin sadece mp3 lisansına sahip olmanız değil o müzik parçasının lisansına sahip olmanız. Yani istediğinizde sadece maliyetini ödeminiz karşılığında mp3'ünün sahibi oluduğunuz müzik parçasının müzik cd'si yada DVD'sinide edinebilmeniz.

Bu veritabanı meselesi aslında enbaşından düşünülmeliydi ve uluslararası veritabanı oluşturulmalıydı. Bu çok zor bir sistem değil. Milyardolarların döndüğünün söylendiği müzik ve film endüstirisi için bu çok zor birşey olmasa gerek.

Benim kızdığım asıl nokta ise yasal mp3 ya da yasal film kullanımını zorlamak amacıyla tamamen yasal olan paylaşım programlarının köşeye sıkıştırılmak istenmesi.

Neden herkes bu programlara mp3 paylaşım tarafından bakıyor. Bu programların engellenmesi veya bu programlara ceza verilmesi tamamen yasa dışıdır.

Çok iddialı bir söyle değilmi. Birde şöyle düşünün ben internetten kendi yaptığım müziğin Türkiye çapında duyulması için bir paylaşım programını kullanıyorum. Aynı sanatçıların albümlerini dağıtmak için dağıtım şirketlerinin karayollarını kullanması gibi.

Şimdi düşünün aynı kara yolunu hem korsan cd satan kişiler kullanıyor hemde yasal. Bir deneyelim bakalım. Karayollarını CD satan tüm şirketlere kapatalım. O zaman ne tepki verirler.

İnternet için farklı bir şey düşünmek aptallıktır ve tamamen hukuk dışı, özgürlük dışı birşeydir. Burada aslolan kolluk kuvvetlerini görevidir.

Nasıl mı? Mesela korsa CD için nasıl polis denetlesin ve baskınlar yapsın diyorsanız yasadışı bir yolla mp3 paylaşımının önünede paylaşımı yapan kişileri tek tek bularak geçmeleri gerekmekte.

Hiçbir servis sağlayıcısını engellemek için çabalamaya zorlayamazlar. Bu karayolları genel müdürlüğüne karayolunu kullanan korsan CD satıcıların bul demeye benzer. Bu ne kadar abes ise paylaşım programlarını engellemeye çalışmak ve servis sağlayıcıları bu tür tedbirler almak için zorlamakta o kadar abes.

Ya ben bu programlar vasıtası ile tamamen yasal dosyalar paylaşıyor isem. Şimdi kim benim bu hakkımı engelleyebilir. Hangi hukuk kuralı bunu emreder.

Bu olanları düşününce aslında bunların tamamen zengin müzik endüstrisinin biraz daha zenginleşmek için gücünün kullanmasından ibaret olduğunu düşünmekteyim.

Müzik endüstirisinin bize aynı müzik parçasını tekrar tekrar almaya zorlaması sistemin bize bir oyunu. Cep telefonuna indirmek için ayrı para öde. Bilgisayar için ayrı para öde. Yasal mp3 için ayrı para öde. Üstelik yasal mp3'ünün kopyasını alamayacağın için silinirse bir daha satın al ve bir daha para öde.

Bir bu açıdan bir düşünün özgürlüğü engelleyenler ne kadar haklı.

Bu arada bu yazımdan sakın korsan mp3 kullanmanın mazeretleri olduğu sonucunu çıkarmayın. Sonuçta herşey yasalar ile çözülecektir. Yasalar karşısında o an ne yasadışı ise ona uymak gerekir. Ama haklarımızıda savunmamız gerekir.
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

Apple OSX 10.2 Jaguar´la piyasada...

Evil_Empire

OSX'i ben de birçok kişi gibi merakla bekliyordum. Final CD'lerini bulmuştum bir yerden bir hevesle yükledim. Arayüzü falan çok hoşuma gitmedi önce.. Sonra kullandıkça akıllıca ayrıntılar falan gördüm, gerçekten de çok az kilitleniyordu ama bazı eksileri de yok değildi. Mesela geriye doğru uyumluluk dedikleri klasik ortam(OS9) sadece emülasyondan ibaretti ve klasik programlar oldukça yavaş çalışıyordu. Arayüz cicili bicili ve oldukça süslüydü ama oldukça akıcı ve hızlıydı. Şu Quartz bayağı hoşuma gitti. Ben sistemi ilk denediğimin üstünden bir yıldan fazla zaman geçti sanırım. Bilkom 10.1 i neredeyse bir sene sonra Türkçeye çevirebildi. Programların portlanması falan derken, şu anda adam gibi OSX kullanan bir arkadaşım yok. Sanırım bu OSX Turkiye'ye pek yaramadı. Şimdi Apple 10.2 versiyonunu çıkardığını duyuruyor ve 150 yeni özellikten bahsediyor ilgilenenlerin http://www.apple.com/macosx/ adresine bir göz atmasını öneririm. Umarım Jaguar Türkçe öğrenir...

Apple´ın Yeni Internet Tarayıcısı Konqueror Tabanlı

FZ

Apple'ın yeni Internet tarayıcısı Safari, açık kodlu Internet tarayıcılarından Konqueror temel alınarak geliştirildi.

iTunes Music Store, Windows sürümü geliyor.

Evil_Empire

Apple iMac ten sonra iMovie, iTunes, iChat, iPod, iSight, iPhoto gibi ürünler çıkardı. Bunlar Mac kullanıcılarını "ayrıcalıklı" yapan ürünlerdi.

iTunes MacOS'la birlikte gelen ücretsiz bir all in one müzik istasyonu. Apple'ın iTunes'u windowsa portlamak için yeni programcılar alması ve Safari browser'ı da windowsa taşıyacağının haberleri MacOSX'in intel işlemcilerde çalışacağını düşündürüyor(muş).

MacOS X Server 10.1 Huzurlarınızda

anonim

Bildiğiniz gibi Apple yeni işletim sistemini tamamen BSD temeli uzerine kurdu ve bundan yaklaşık 2 yıl once MacOS X Server çıktı. Yaklasik 8 ay öncesinde de MacOS X ile kullanıcılara yönelik işletim sistemini piyasaya sürdü, aslına bakarsanız şu an için piyasada iki MacOS X var biri MacOS X Aqua client versiyonu bir de Server olarak kullanilan MacOS X Server. Daha önceleri MacOS X Server Aqua kadar fazla grafik arayüzüne sahip değildi. Ama son sürümü ile tamamen arayüz Aqua nin arayüzüne sahip, ve Aqua da olmayan bazı özellikler eklenmiş. Mesela Apache ve QuickTimeStreaming Server üzerinden default kurulu geliyor, WebObjects 5 Application Server üzerinde geliyor. File Server olarak SMB, NFS, Apple dosya sunucusu üzerinde hazır kurulu olarak geliyor. Bu uygulamaları konfigüre etmek ise Aqua arayüzü ile gayet basit. Daha nice yazılım ve sunucu uygulamaları üzerinde hazır şekilde geliyor. Daha fazla bilgi için: www.apple.com/macosx/server/specs.html

Motorola PPC 8500 1GHZ Hazır

anonim

Motorola sonunda 1Ghz PowerPC işlemcisini bitirdi ve önumuzdeki 2 yıl içinde seri üretime geçileceğini ve tüm Mac`lerde olacağını duyurdu. Intel 1.4 Ghz`i çıkardı fakat halen PowerPC 800Mhz ile Intelin 1.4 GHz`inden daha büyük bir performans sergilemekte, Intel 32 bit mimaride kaldığı sürece PowerPC Intel`in hız olarak herzaman önünde olmaya devam edecek gibi görünüyor. Kimbilir Intel 64 bit`e geçiş yaptığında Motorola ve diğer RISC işlemci üreticileri de 128 bite geçiş yaparlar. Galiba Intel herzaman arkadan gelicek gibi gözüküyor.