Intel ve Cisco yeni mezun öğrencileri işe almamak için üste para veriyor!

0
larweda
Mikrochip devi Intel ve ağ arabirimleri devi Cisco, yeni mezun öğrencilere kendi şirketinde çalışmamaları için rüşvet teklif ediyor. Son aylarda tüm dünyada teknoloji sektörünü vuran krizden önce üniversitelerden bu yaz mezun olacak olan öğrencilerle anlaşmalar imzalayan Intel ve Cisco, şimdi sessizce geri çark ederek bu insanlara sözleşmelerini fes ederek beraber çalışmamak üzere para teklif ediyor.
Intel, Mart ayında 5000 kişinin işe son vererek küçülmeye gideceğini ve sektördeki tüm firmaları etkileyen krizden bu sayede daha az etkilenerek kurtulmayı hedeflediğini açıklamıştı. Hal böyleyken daha önce anlaşma yaptığı mezun olacak öğrencilerin de hepsini işe alma fikri de pek sıcak bakılan bir düşünce olmaktan çıkıverdi. Intel`deki bir görevlinin yaptığı açıklamaya göre bu durumda olan öğrenciler için yapılacak en iyi şey parayı alıp paçayı kurtarmak, çünkü sözleşme gereği Intel'de çalışmayı tercih edenlere de yüksek ihtimalle ilk teklif edilen pozisyonlar verilemeyecek. Teklif edilen paranın miktarı ise belli değil, Intel bunun yapılacak işe ve başlanacak pozisyona göre değişeceğini söylüyor.

Aynı şekilde Cisco da daha önce mezun olduktan sonra işe başlamak üzere anlaşma yaptığı öğrencilere 12 haftalık maaşlarını önererek başka işler aramalarını tavsiye ediyor.

The New York Times`da çıkan habere göre, aynı hareketi danışmanlık şirket PricewaterhouseCoopers ve Mercer Management Consulting de, Credit Suisse de yapıyor. Biz burda insanlar günün bir saatinde sorgusuz sualsiz tazminatsız hatta en ufak bi özürsüz işten atılıyor hergün "bugün kimin kellesi gidecek" diye huzursuz oluyor diye bitarafımızı yırtarken, elalem amerikanyalarda benzer bir kriz durumunda (en azından üç aşağı beş yukarı) daha işe başlamamış çocukların haklarını vererek aylar önceden neler olabileceğini haber veriyolar. Ve hatta isteyenlere tazminat almak, isteyenlere başka pozisyonlar ya da alternatifler sunmak gibi delikanlılıklar yapıyor. Belki çok klasik olucak ama biz hakkaten adam olamıycaz abi galiba...

İlgili Yazılar

Solar Splash Yarışmasında Türk teknesi Nusrat 3. Oldu

kosumi

Her sene Amerika'da gerçekleştirilen Güneş Enerjisi ile Çalışan Tekne Yarışması Solar Splash'a bu sene ilk defa bir Türk takımı katıldı. İTÜ güneş teknesi adını Çanakkale Savaşında kahramanca çarpışmış ünlü Türk mayın gemisi Nusrat'tan alıyor. Nusrat bu sene hem genel sıralamada 3. oldu hem de En Başarılı Elektrik Dizaynı, En Başarılı Solar Sistem Dizaynı, En Başarılı Görsel Dizayn ve En Başarılı Yeni Takım ödüllerinin sahibi oldu.

Müjde! Bilişimin arsa derdi çözülüyor...

bm

Biz burada Larry Wall'un davranışından felsefi manalar çıkartmaya, hem Malkoçoğlu rumuzu kullanıp hem beynelmilel seviyede kaliteli yazılar yazarak Türk'ün Türk kalarak sadece batılının sanılan oyunu oynabileceğini göstermeye ve bu nevi pek çok faydalı iş yapmaya çalışırken öbür taraftan birileri devletimizin aklına bilişimle ilgili birşeyler sokuyor. Buradaki habere göre Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun "Uygun yerde bedelsiz arsa tahsis etmeye ve Bakanlar Kurulu kararıyla enerji ve vergi muafiyeti gibi teşvikleri vermeye söz veriyoruz" demiş. Vergi muafiyetini anladım ama arsa ve enerji nereden çıktı? "Bilişim şirketlerinin toplanarak bir sanayi bölgesi kurmaları" teşvik edilecekmiş. Bana mı öyle geliyor yoksa "sanayi bölgeciliği" diye bir rant işi mi var Türkiye'de?

Internet yavaş, pahalı ve kesiliyor; ilginç donanım buraya getirilmiyor, iyi teknik kitap bulamıyoruz filan diye şikayet edildiğini duydum ama doğru dürüst iş yaptığını düşündüğüm bilişimcilerden "ah ah keşke bütün şirketler yanyana olsa" diye bir şey hiç duymadım. Pardon düzeltiyorum, hiçbir bilişimciden duymadım bunu. "Ne güzel ofis bilmemne maliyeti olmadan evimizden çalışabiliyoruz" yahut "net sağolsun bir sürü bilgili insanla dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar etkileşebiliyoruz" diyen çok bilişimci tanıyorum tabii. Bunun sebebi galiba benimle konuşan bilişimcilerle devletimizin aklına bu fikirleri sokan bilişimcilerin farklı olmaları.

Sizin aklınız eriyor mu "ithal veya yerli bilişim profesöründen gelir vergisi almayacağım", "telekom işini dehal halledeceğim", "bilişimde şirketleşmek artık 5 dakika", "Türk gençleri evde oturup annelerine çay yaptırıken ABD'nın yüksek katma değerli bilişim sektörününde yer almalı" gibi şeyler demek varken, "arsa tahsis edeceğim", "teşviği insana değil bölgeye vereceğim, siz bölgeye gelin", yani bir yerde efektif olarak "Türkler Türkler'le yakın durup hep Türkler'le konuşsunlar ki Türkiye dışında hiçbir yerde doğru olmayan doğrular üretelim" denmesine? Kimler bu insanların aklına bunları sokuyorlar Allah aşkına? Ben mi çok huysuz veya cahilim yoksa hakikaten ters bir perspektif mi bu?

Jim Starkey MySql Firmasına Geçti

inoxes

Interbase/ Firebird Sql Server'larının tasarimcisi ve SQL dünyasında guru olarak kabul edilen Jim Starkey'in sahibi olduğu Netfrastructure firması Mysql tarafından satın alındı.

Bağımlı basın ve Internet'in farkı

sundance

Dün akşam üzeri, önemli bir olay oldu ve Emin Çölaşan'ın, 22 yıldır çalıştığı Hürriyet'teki görevine son verildi.

Sebepleri, neydi nasıldı tartışmayacağım. Fazlamesai bunun ortamı da değil zaten.

Sadece Türkiye'nin önde gelen gazetelerinin web sayfalarını bir dolaşın. Acaba konu ile ilgili ne sayıda ve nitelikte haber bulabileceksiniz?

Bir de (dağıtım imkanı bulamayıp, sadece Internet'ten yayın yapan) bağımsız haber kaynaklarına bakın

Yoksa biri bize gözetlettiriyor mu?

Kültür kılığında dolaşan cehalet...

bm

Bugünkü Radikal'den başyazı. Başlık: "Tanrı'nın varlığı bir teoremdir", bitiş cümleleri: "Oysa, bilimsel metodoloji açısından Tanrı bir teoremdir; ileri sürülmüş ama kanıtlanmamış bir iddia. Bunu söyleyince hemen karşı çıkanlar olacaktır: 'Peki yokluğunu kanıtlayabilir misiniz?' Bu bir totolojidir; Tanrı'nın yokluğunu kanıtlamaya gerek yok. Varlığını kanıtlamak ya da kanıtlayamamak aynı kapıya çıkar."

Tanrı'nın varlığı ve yokluğu yerine önce XXX koyun ve okuyun. Bu yazı "ben mantık bilmiyorum, mantık bilmediğimi de bilmiyorum, hatta bilmenin ne olduğunu da bilmediğim için neyi bildiğimi neyi bilmediğimi de çıkartamıyorum üç beş terimini duyduğum konuları anladım sanıyorum" demiyor mu sizce?