İnsan Hakları ve İnternet Şirketleri

0
sz
EFF, yaklaşık iki yıldır, insan hakları grupları, yatırımcılar, akademisyenler ve İnternet şirketlerinin -- Yahoo!, Google ve Microsoft da dahil -- işlerinin, dünya çapında özgür ifade ve gizlilik konularını nasıl geliştirilebileceği ile ilgili görüşmelerine katıldı. Bu tartışmaların sonucu ise bazı şirketlerin iş yaptıkları bütün ülkelerde uygulamayı kabul ettikleri bir takım ilkelerden oluşan Global Network Initiative kurumudur.
Bugüne kadar İnternet şirketleri, insan hakları ihlali suçuna karşı bir şey yapamayacaklarını iddia ediyorlardı. EFF'ye göre belgeler mükemmel değil. Belgeleri iyileştirmek için çalışacaklar da ama ilk antlaşmadaki bazı sınırlamalar ile endişeliler:
  • İnternet kullanıcılarının kişisel bilgilerinin nerede depolandığına dair ve nereden ulaşabileceğini bilgilendirme yükümlülüğü yok.
  • Kullanıcıları, bilgilerini devlet birimlerine veya kanun uygulayıcılara verdikleri hakkında bilgilendirme taahhütü yok.
  • Gizlilik ve anti-sansür teknolojileri geliştirme ve bunları yeni ürünlere dahil edilmesini sağlayacak bağlayıcı bir gereklilik yok.
  • GNI (Global Network Initiative) memurları, şirketlerin kendileri tarafından tarafsız gruplardan seçiliyor ve ilgili şirket belgelerinin tümüne erişim sağlanmadı.
Haberin aslı burada.

İlgili Yazılar

Sanal İlişkiler

mambo

Geçenler de uzun zamandır görüşmediğim bir arkadaşımla karşılaştım yolda birbirimizi yaklaşık 2-3 senedir görmüyoruz. Fakat işin ilginç tarafı ikimiz de birbirimizin ne yapıp ne ettiğinden haberdarız. Oturduk konuştuk, uzun süredir görüşmememize karşın mail ve cep telefonu yoluyla bunu hallettiğimizin farkına vardık.

Akşam eve gidince düşündüm, sanırım teknoloji ilerledikçe ilişkiler de gittikçe sanal yaşanacak. Teknoloji insanları birbirine yaklaştırması gerekirken uzaklaştırıyor mu?

Belkide biz (ya da sadece ben) teknolojiyi yanlış mı kullanıyoruz? İlişkilerimizi arkadaşlıklarımızı sadece dijital yolu kullanarak idare etmek daha mı kolay geliyor? Belki bilgisayar ve de cep telefonunun arkasına saklanarak yüz yüze konuşmanın stresini bize hissetirmediği için bu yolu kullanıyoruzdur. Bilemiyorum.

Gerçek Dünya - Sanal Dünya

sundance

İbn-i Haldun`un bir hikayesi vardır; `Rüyasında bir adama rastlar, adamla sohbet ederler. Uyandığında artık emin değildir hangisinin rüya, hangisinin gerçek dünya olduğundan`

\r\r\r\r \r\r\r\r California Üniversitesi Ekonomi Bölümünden, Edward Castronova isimli bir araştırmacı da benzer bir şüpheye düşmüş olacak ki, online oyun dünyası olan Everquest ve Everquest`de ele geçirilen malların satıldığı ebay açık arttırma sitesindeki işlemleri inceliyor ve sanal bir dünya olan Norrath`ın gerçek dünya üzerindeki ekonomik profilini çıkartıyor. Bazı sonuçlar korkutucu derecede ilginç;

\r\r -Öncelikle kişi başına düşen üretim yıllık $2266
\r -Dünyanın en zengin 77.ci devletine karşılık geliyor
\r -Everquest parası Amerika`da yen'den daha geçerli :))
\r

Facebook takipte! Çevrimdışı olsanız bile!

parsifal

Bu adreste detaylarını görebileceğiniz üzere facebook'un reklam servisi, çevrimdışıyken bile kullanıcılarının bilgilerini raporlamaya devam ediyor. CA güvenlik uzmanlarının belirttiklerine göre kullanıcılar bilgilendirilmeden facebook'a bilgi göndermeye devam ediyorlar. Bunu aktif hale getirmekiçin tek yapmanız gereken "beni hatırla" seçeneğini işaretleyip giriş yapmanız.

İntihar.ppt

sundance

Proje yöneticisi Ron Butler Şubat 2005'de geride 48 slaytlık bir PowerPoint sunumu bırakarak intihar etmiş!.

Otuzbir yaşında (fotoğraf en az kırk gösteriyor) intihar eden Butler'ın son notu olan sunumdan bazı bölümler haberin içinde yeralıyor. Çok emek harcanarak hazırlandığı söylenen sunumun tamamını çalıştığı şirket "keşke imkan olsa da yayınlayabilsek" diyerek yayınlamamış.

Sanal Gerçek ve Gerçek

FZ

Hacettepe Üniveristesi, Bilişsel Psikofizyoloji Araştırma bölümünden Prof. Dr. Sirel Karakaş ile `meta-biliş´, `kokteyl partisi etkisi´, `meta bellek´, `sanal iletişim ile gerçek fiziksel iletişim arasındaki farklar´ üzerine ilginç bir söyleşi.

Prof. Karakaş genellikle insanların pek de üzerinde durmadıkları `koku alma ve buna göre duygu oluşturma´ özelliğimizden ve bunun iletişimi ne kadar ciddi olarak etkileyebileceğinden tutun da TV karşısında sürekli belli türde bir yayına maruz bırakılan çocuklarda görülen otizm hastalığına dek pek çok şeyden bahsediyor.

Söyleşinin tamamını bu adreste okuyabilirsiniz.