Her çocuğa (veya büyüğe?) bir dizüstü!

0
roktas
MIT Medya Laboratuvarları tarafından yürütülen heyecan verici bir proje: "100$'lık dizüstü". Bu ucuzlukta bir dizüstü bilgisayarla asgarî bilgiişlem gereksinimlerinin karşılanması amaçlanıyor. Projenin temel hedef kitlesi dünya çocukları (bk. haber başlığı). Proje ön sayfasında girişime öncülük eden Nicholas Negroponte ile yapılmış bir mülakat mevcut.
Dizüstünün başlıca özellikleri:
  • GNU/Linux tabanlı
  • 500MHz işlemci
  • 1GB bellek
  • Renkli LCD (ekonomik DVD oynatıcılarında karşılaşılan türde)
  • Bir kurma kolu vasıtasıyla bataryanın yüklenmesini öngören yenilikçi güç sistemi (yaklaşık 10 dk.lık enerji sağlıyor)
  • Kablosuz ağ ve cep telefonuyla bağlantı imkanı
  • Çok sayıda USB kapısı
Özellikler listesinde sabit disk yok, yani bu dizüstü kalıcı veri depolamak için tasarlanmamış. (Sanıyorum USB bellekler bu ihtiyacı karşılayacaktır.) Proje sayfasında prototip resimleri de sunulmuş. Bu FM haberini tetikleyen InfoWorld haberine göz atmakta da yarar var.

Görüşler

0
tongucyumruk
İçinde hard disk yok. Onun yerine 1GB civarında flash bellek geliyor. Böylece alette hareketli parça sayısı azaltılarak dayanıklılığı artırılıyor. Zaten bu dizüstü bilgisayarların öncelikli hedefi dayanıklılık.

Bana kalırsa ekibin en ilginç fikirlerinden biri bunların çalınmasını önleme konusunda. Bu aletler sadece öğrenci ve öğretmenlere dağıtılacağı ve tüm dizüstü bilgisayarlar birebir aynı olacağı için çalınması durumunda aletin bir öğrenci veya öğretmenin eline olmamasından çalıntı olduğunun bir bakışta farkedileceği iddia ediliyor.
0
exalted
Flash belleklerde kalıcı bilgi saklanıp saklanmadığını buraya birisi kesin yanıt olarak yazarsa sanırım güzel olur.
0
anonim
Aslinda soyle bir sey olabilir
daha önce hatirlayan varmi vestel in bir
terminalleri vardi sanirim adi funkey tarzi bi sey
limitli bellege sahip üzerinde win ce var
bu tarz bir sey rahatlikla yapilabilir zaten o zamanki
fiyatida 200 kusur $ di
su an icin bu fiyat baya bi indirilebilir
üreticiler bu konuda ciddi adimlar atmali
belkide milli egitim bakanligi gibi bir kurum bu
konuda ihale acabilir
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

Her şeyden önce Çatalhöyük vardı!

sefalet

Picasso sergisini ulusal hezeyan haline getiren bizler (iyi ki de öyle oldu) şimdi bir o kadar önemli bir başka sergiyi İstanbul'da görme şansına sahibiz.Çatalhöyük kazılarından çıkan önemli eserler Yapı Kredi Vedat Nedim Tör Müzesi'nde sergilenmeye başlandı.

Bir kahraman

ganzo66

Hyoichi Kohno Dünya vatandaşı. Gezgin. Bisikletle dünyayı dolaştı, Yukon Nehri'nde rafting yaptı, McKinley Dağı'na tırmandı, Los Angeles'tan New York'a yürüdü. Amacı Kuzey Kutbu'ndan ülkesi Japonya'ya ulaşmaktı. 'Küresel Isınma'nın etkisiyle incelen buzlar geri dönmesine izin vermedi. 43 yaşında, yolculuğunun 670. kilometresinde buzun kırılması sonucunda düştüğü kutup sularında öldü. "Macera, kişinin hayatını savurup atması değil, olduğu yerden bir adım ileriye gidebilme cesaretini göstermesidir." www.reachinghome.org

Genome Projesi

anonim

Bir çoğunuzun bildiğini sanıyorum, "Human Genome Project", insanın gen haritasını çözme uğraşında olan oldukça geniş kapsamlı bir proje. Bu araştırmalar insan ırkının geleceği (eğer varsa) için oldukça pozitif sonuçlar doğuracak. Bu aşamada en büyük problem, tek bir gen için bile yoğun CPU gücü ve zaman gerekli olması. Stanford üniversitesi, SETI@HOME a çok benzer bir GENOME@HOME uygulaması geliştirmiş.

Doktora Tezi Başa Bela Oldu!

FZ

Sean Gorman isimli doktora öğrencisinin tezine bakan profesör "basit ve önemsiz" bir çalışma demişti. Gorman´ın kendisi de çıktığı kızlara tezinden pek bahsetmiyordu çünkü "o kadar sıkıcı idi ki genellikle gözlerini tavana dikip ıslık çalmaya başlıyorlardı."

Ancak 11 Eylül 2001 saldırılarından sonra Gorman´ın tezi öyle bir önem kazandı ki şirketler onu ele geçirmek, hükümet parça parça etmek, El Kaide ise kullanmak istedi.

Gorman doktora tezinde ne yapmıştı?

Şimdide elektronik bomba korkusu sardı..(EMP)

kuzen

DIŞ HABERLER SERVİSİNDEN... ABD'nin gelecek yıl deneyeceği "EBomb", yani eletromekanik bomba, aklın sınırlarını bile zorlayacak kadar büyük felaketlere yol açabilecek. Her şey bir göz kırpması kadar kısa bir zaman içinde olup bitecek. Evinin içinde kendi halinde oturan biri önce uzaktan keskin bir çatırtı duyacak. Muhtemelen bu sesi bir şimşek veya yıldırım sanacak. Ama o bunları düşünene kadar, uygar dünya en az 200 yıl önceye, elektriğin henüz keşfedilmediği yarı karanlık dönemlere geri dönecek.