Google'dan Kadın Bilgisayar Bilimcilere Anita Borg Bursu

0
FZ
Google Anita Borg Bursu Kazanan Bir Araştırmacı: Sara Adams Google, kısa ömrünü teknoloji hakkındaki düşüncelerimizi dönüştürmeye ve kadınlar ile azınlıkların teknolojiye erişmelerindeki engelleri kaldırmaya adamış Dr. Anita Borg (1949-2003) adına bir burs veriyor.

Google'ın Anita Borg bursu Avrupa, Ortadoğu ve Kuzey Afrika'daki öğrencilere yönelik. Google, bu burs ile bilgi işlem ve teknoloji geliştirmede kadın araştırmacıların mükemmelleşmesini ve kendilerinden sonra geleceklere örnek olmalarını hedefliyor.

Bursa başvuranlar arasından seçilecek başarılı lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencileri 2009 - 2010 akademik yılı için kişi başına 5000€ alacaklar.

2009 Haziran ayında tüm finalistler Google'ın Zürich'teki Mühendislik Merkezine davet edilecekler ve oradaki atölye çalışmalarına, panellere, sosyal aktivitelere katılma ve birbirleri ile tanışıp fikir alışverişinde bulunma imkanına kavuşacaklar.

Adayların sağlaması gereken özellikler:
  • Lisans eğitiminin son senesine girmiş olmak ya da yüksek lisans ya da doktora programına kayıtlı olmak.
  • Avrupa, Ortadoğu yahut Kuzey Afrika'daki bir üniversiteye kayıtlı olmak.
  • Bilgisayar bilimi, bilgisayar mühendisliği, enformatik ya da bunlara çok yakın bir alanda çalışıyor olmak
  • Önceki derslerinde yüksek notlar alarak geçmiş olmak.


Detaylı bilgi için http://www.google.com/anitaborg-emena adresine, bursu kazanmış araştırmacılarla ilgili bilgi almak için http://www.google.com/anitaborg-emena/profiles.html adresine bakılabilir.

İlgili Yazılar

E-Devlet İçinde İneklerin Yeri

mambo

Artık ineklerimizde bir kimlik numarasına sahip hemde internetteler e-devlet içindeler.Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nın yaptığı uygulama ile ineklerde aynı bizim gibi Kimlik mernis no'suna sahip hemde 12 haneli burdan ineğinizin kesilip kesilmediğine, sağlık durumuna bakabilirsiniz. İneği olanlara :) İlgili Haber

Windows 2000 5 yıllık toplam maliyette Linux`u geride bırakıyor.

conan

Bu yazıda, IDC şirketinin yaptırdığı bir araştırmaya göre Windows 2000'in 5 yıllık toptan maliyette Linux'tan daha ucuza geldiği anlatılıyor. 104 şirkette yapılan araştırmaya göre %11 ila %22 daha karlı olan taraf Windows`muş. Linux'un Windows servislerine sağladığı üstünlük ise %6 ile sadece web servislerindeymiş.

İlk satın alma maliyetleri çok daha düşük olsa da, Linux sistemleri yönetmek için Linux profesyonellerine ödenen paralar sistemi 5 yılda toptan maliyet konusunda sınıfta bırakıyormuş. "Windows 2000 Versus Linux in Enterprise Computing" çalışmasında belirtilene göre Linux sistemlerin yönetimi, bakımı, sorun çözümlemesi, ve de yeniden kurulması Windows 2000'e göre çok büyük maliyet gerektiriyormuş.

Aynı zamanda da Windows 2000 için 3. parti programlar Linux'ta olduğundan çok daha fazlaymış.

Raporda belirtilen başka bir husus ise, IBM, HP, BMC, CA, NetIQ, Novell gibi şirketlerin Linux'ta çalışan programlar yazmaya başlamalarıyla bu maliyet farkı zamanla azalacakmış.

Tüm dillerin kökeni Anadolu mu?

FZ

Yeni Zelandalı iki bilim adamının Nature dergisinde yayımlanan araştırmasına göre Sanskritçeden İngilizceye kadar bütün Hint-Avrupa dilleri 8 bin yıl önce Anadolu'da doğmuş.

Russell Gray ve Quentin Atkinson'ın 'evrimci biyoloji' tekniklerine dayanan araştırmasına göre Hititçe, Yunanca, Latince, İngilizce, Almanca, Fransızca, Sanskritçe, Kelt dilleri, Farsça ve Rusçanın tohumlarının Anadolulu ilk çiftçiler tarafından atıldığını ve zamanla tüm dünyaya yayıldı. GlaxoSmithKline ilaç firmasının Biyoinformatik bölümünden David Searls, Gray ve Atkinson'ın dil ağacının gelişimiyle ilgili değerlendirmesinin bilinen tarihi olaylarla da çakıştığını söyledi.

Kaynak: Radikal

İşbirliği Teorisi: Hile Yapmanın Zararları Üstüne

malkocoglu

Ünlü bilim adamı Darwin, bir insan özelliğinin eğer avantaj sağlayan bir özellik ise bir nesilden ötekine geçeceği fikrini öne sürmüştü. Fakat Darwin, gene kendi teorisi olan en güçlünün hayatta kalacağı kuralını çiğnemeden, ilk insanların hayatla mücadelede niye ilk kez işbirliği yapmaya karar verdiklerini bir türlü açıklayamamıştı. Geçen hafta ortaya çıkan bir matematikçi gurubunun teorileri, bu sorunun nihai olarak çözmeye aday gözüküyor.

Müjde! Bilişimin arsa derdi çözülüyor...

bm

Biz burada Larry Wall'un davranışından felsefi manalar çıkartmaya, hem Malkoçoğlu rumuzu kullanıp hem beynelmilel seviyede kaliteli yazılar yazarak Türk'ün Türk kalarak sadece batılının sanılan oyunu oynabileceğini göstermeye ve bu nevi pek çok faydalı iş yapmaya çalışırken öbür taraftan birileri devletimizin aklına bilişimle ilgili birşeyler sokuyor. Buradaki habere göre Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun "Uygun yerde bedelsiz arsa tahsis etmeye ve Bakanlar Kurulu kararıyla enerji ve vergi muafiyeti gibi teşvikleri vermeye söz veriyoruz" demiş. Vergi muafiyetini anladım ama arsa ve enerji nereden çıktı? "Bilişim şirketlerinin toplanarak bir sanayi bölgesi kurmaları" teşvik edilecekmiş. Bana mı öyle geliyor yoksa "sanayi bölgeciliği" diye bir rant işi mi var Türkiye'de?

Internet yavaş, pahalı ve kesiliyor; ilginç donanım buraya getirilmiyor, iyi teknik kitap bulamıyoruz filan diye şikayet edildiğini duydum ama doğru dürüst iş yaptığını düşündüğüm bilişimcilerden "ah ah keşke bütün şirketler yanyana olsa" diye bir şey hiç duymadım. Pardon düzeltiyorum, hiçbir bilişimciden duymadım bunu. "Ne güzel ofis bilmemne maliyeti olmadan evimizden çalışabiliyoruz" yahut "net sağolsun bir sürü bilgili insanla dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar etkileşebiliyoruz" diyen çok bilişimci tanıyorum tabii. Bunun sebebi galiba benimle konuşan bilişimcilerle devletimizin aklına bu fikirleri sokan bilişimcilerin farklı olmaları.

Sizin aklınız eriyor mu "ithal veya yerli bilişim profesöründen gelir vergisi almayacağım", "telekom işini dehal halledeceğim", "bilişimde şirketleşmek artık 5 dakika", "Türk gençleri evde oturup annelerine çay yaptırıken ABD'nın yüksek katma değerli bilişim sektörününde yer almalı" gibi şeyler demek varken, "arsa tahsis edeceğim", "teşviği insana değil bölgeye vereceğim, siz bölgeye gelin", yani bir yerde efektif olarak "Türkler Türkler'le yakın durup hep Türkler'le konuşsunlar ki Türkiye dışında hiçbir yerde doğru olmayan doğrular üretelim" denmesine? Kimler bu insanların aklına bunları sokuyorlar Allah aşkına? Ben mi çok huysuz veya cahilim yoksa hakikaten ters bir perspektif mi bu?