GNU/Linux Dağıtımları Belgesi

0
Evreniz
Linux Dağıtımları Belgesi, GNU/Linux ile tanışmaya hazırlanan kullanıcıların cevap vermekte -ve hatta insanlardan cevap almakta da- zorlandıkları "Hangi Linux dağıtımı?" sorusuna anlamlı bir yanıt verebilmeleri için hazırlanmaya başlanmış, belli başlı dağıtımların özelliklerini anlatmayı ve bu yolla Linux ve dağıtımlar hakkında kullanıcıların kafasında anlamlı bir fikir oluşturmayı hedefleyen bir belge.
LKD'nin linux-başlangıç e-posta listesinde ardı ardına yaşanan bir kaç ilmeğin ardından Linux dağıtımlarının belli başlılarının, yer yer dağıtımı kullanan kişinin yorumları ile de beraber, yeni kullanıcıların fikir sahibi olabilmesi için anlatan derli toplu bir belgenin gerekliliği ortaya çıktı. Şu anda belge, "taslak" olarak kabul edilebilecek bir seviyeye ulaşmış durumda fakat henüz yeterince olgun değil. Belgenin makul bir sürede ve kalite ile olgunlaştırılabilmesi için destek verilmesi bekleniyor. Gelecek muhtemel yardımların "Şurası olmamış", "burayı düzelt" yerine, "şu paragrafı şununla değiştirelim", "şu paragraftaki cümleyi şu cümle ile değiştirelim", "şuraya şöyle bir paragraf ekleyelim", "şu dağıtımı da şu açıklama ile ekleyelim" şeklinde, bir nevi patch gönderir gibi olması ve belgenin maintaining yükünü üzerine almış kişiye e-posta ile gönderilmesi metodolojik çalışma ve kolaylık açısından tercih edilen yaklaşım.

Belgenin adresi: http://cekirdek.uludag.org.tr/~meren/belgeler/dagitim_belgesi/dagitim_belgesi.html

Belge düzenleyicisi A. Murat Eren'e, meren~uludag.org.tr adresinden ulaşabilirsiniz.

İlgili Yazılar

Python 101: Eğlenceli bir programlama diline genel bir bakış

FZ

FM üyelerinden tongucyumruk'un yazdığı Eğlenceli bir programlama dili: Python başlıklı belgeyi FM camiası ile paylaşıyoruz.

Hazır 2.4 sürümü çıkmış iken meraklısı için iyi bir başlangıç olur diye düşündük.

Not:Bu belge LATEX belge hazırlama sistemi ile hazırlanmıştır. LaTeX ile üretilen PDF ve sıkıştırılmış PostScript belgelerini de kağıda kaliteli çıktı almak için kullanabilirsiniz.

50 Sene Sonra Üniversite Olacak Mı? E-öğrenme Üstüne Serbest Bir Diyalog

FZ

Acaba sizce gelecek 50 sene içinde üniversiteler başta olmak üzere eğitim kurumları ve e-öğrenme nasıl şekillenecek? Bilgiye bakış açımız nasıl dönüşecek?

Bilgi biriktirme ve bunu sunmanın ötesine geçeceğimiz kesin. Günümüzde okul soru sormayı öğretmekten ziyade cevapları öğrenmeyi sağlayıcı bir rejime dönüşmüş durumda. Orta vadeli gelecek tahminlerimize göre, bilgi artık edinilmeye değer bir meta olarak görülmeyecek. Kolay elde edilen her şey toplumun gözünde değer yitirir ve aynı durum bilginin de başına gelecektir. Değer verilen şey güzel sorular olacak.

Unutmayın ki cevapların değeri düştükçe soruların değeri artar. Dolayısı ile insanları soru sormaya yöneltmek ve bunu sağlayacak türden soru sorabilme tekniklerini geliştirmek önemli olacaktır.

Yazının devamı buradan okunabilir.

Emacs ile Oracle Sql*Plus ve sql-mode

zekzekus

İş yerinde yoğun olarak Oracle veritabanı ile çalışıyorum. Sorun tespit etmek için sorgular yazıyorum, PL/SQL ifadeleri çalıştırıyorum. Bu işlemleri en rahat yaptığım araç Oracle tarafından sağlanan Sql*Plus. Rahat dediğime bakmayın sade ve son derece hafif olan bu istemcinin insanı deli eden “özellikleri” var. En basitinden yazdığınız uzun bir SQL cümlesinin başında küçük bir hata yaptıysanız, imleci geri götüremiyorsunuz (henüz enter tuşuna basmamış olsanız da). Daha önce yazdığınız komutları listeleyen ve çabuk bir şekilde kullanmanıza olanak veren bir tarihçe (history) özelliği de yok. Emacs editörü (editör demek bir nevi haksızlık oluyor artık) her zaman olduğu gibi bu konuda da devreye giriyor.

Emacs ve sql-mode ile ilgili bilgi veren yazının devamı burada...

Free as in Freedom

FZ

Sam Williams'ın GNU hareketi ve Richard Stallman üzerine, bu yılın Mart ayında kaleme aldığı "Free as in Freedom" adlı kitabın tamamına Internet üzerinden de erişebilirsiniz.

Kitabın belki de en zevkli bölümü 1. bölüm: Bu bölümde 80'li yılların başında MIT yapay zekâ laboratuvarında çalışan Stallman'ın bozuk bir XEROX yazıcının yazılımına düzeltmek için müdahale etmek istemesi ama XEROX'un kaynak kodunu vermemesi ve sonrasında gelişen olaylar anlatılıyor. Önce efendi ve nazik bir dille derdini anlatmaya çalışan Stallman, insanların "hadi len, biz burada ticari iş yapıyoruz, yok sana kaynak kod, mod, ne halin varsa gör!" demesi üzerine ufaktan bir şok geçiriyor ve "sizin allahınız, kitabınız var mı üleennn!" diye elini kolunu sıvıyor ve GNU isimli organizasyonu kuruyor. (Ve bugün çoğumuzun bu organizasyona ait olduğunu bilmeden, Linux ve benzeri sistemler üzerinde kullandığımız bir ton çok önemli yazılım geliştirilmeye başlanıyor.)

Dil Üstadları ile Araç Ustaları: IDE Ayrımı

FZ

Geliştirici dünyası iki kampa ayrılmıştır. Bir kampta dil üstadları vardır, bu yazılımcılar yüksek seviyeli programlamadan -- birinci-sınıf fonksiyonlar, aşamalı programlama, AOP, MOP, kendi kendini sorgulama -- bahsederler. Araç ustaları ise tümleşik geliştirme ve hata ayıklama araçlarında ustadırlar, kod tamamlama, "refactoring", vs. Dil üstadları Emacs ya da VIM kullanır, bu tür editörler yeni dilleri denemek için daha uygundur. Araç ustaları ise Visual Studio, Eclipse, IntelliJ gibi IDE'leri kullanırlar.

Laszlo ve Groovy gibi yeni diller ya da AOP (Aspect Oriented Programming) gibi dil uzantıları genellikle öncelikli olarak metin-editörü tabanlı yazılım geliştirme ortamlarında ortaya çıkarlar ve ancak ondan bir süre sonra IDE dünyası bu tür desteklere kavuşur. Eğer dil ya da uzantı gerçekten başarılı ise araçlar da bunu desteklemeye başlar. Bu ayrımın tek sebebi araç geliştirmenin dil geliştirmekten zor olması değildir. Asıl mesele bir dile hakim olmak ile bir araç setine hakim olmanın çok farklı iki mantalite olmasıdır, belli bir ölçüye dek bunlar birbirlerini dışlayan alternatiflerdir. Acaba neden? İşte sebepleri...

Oliver Steele'nin The IDE Divide başlıklı makalesini tüm yazılım geliştiricilerin okumasında fayda var. (Not: Şöyle sağlam bir FM üyesi çıksa da bahsi geçen makaleyi Türk diline kazandırsa... hani yani küçük bir olasılık olsa da, belki diyorum, belki biri üstlenir, FM'ye bir katkıda bulunur...)