Fazlamesai.net'e soralım: Açık Kaynak İş Modeli

0
noyton
Yakın zamanda Bora Güngören konuyla ilgili birçok yazı yazdı kendi blogunda, Türkiyedeki açık kaynak iş modellerinde ve şirketlerinden yola çıkarak. Ama bu tek taraflı bir görüş olduğu için Fazlamesai.net'e soralım:
Dünyada başarılı uygulamaları bulunan açık kaynak iş modellerinin Türkiye şartlarında nasıl uygulanması gerektiği, bu modelin burada tutup tutmayacağını, hali hazırda açık bulunan (linux.org.tr firma listesi ve acik-kaynak.org şirket listesi ) açık kaynak şirketlerinin bu modele tam olarak uyup uymadıklarını ve modelin uygulanaması için fikirleri soralım?

Görüşler

0
anonim
Verdiğiniz blog linki çalışmadığı için yazılanlarla ilgili bir yorum yapamıyorum. Ancak öncelikle açık iş modeli ile çalışan işletmeler ile açık kodlu yazılım çözümleri sunan işletmeleri birbirlerinden ayırmak gerekir diye düşünüyorum. Açık iş modeli yalnızca yazılım sektörü ile sınırlı değil ve dünyada Wikinomics kavramı ile ifade edilmeye başlandığını söylemek yanlış olmaz. Ben henüz Türkiye'de buna benzer bir ekonomik modelle çalışan bir işletmeye rastlamadım...
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

RadyoODTÜ: Cybercafe

postexitus

Yaklaşık 5 haftadır RadyoODTÜ'deki bilişim haberleri programı CyberCafe'yi sunuyorum (daha doğrusu sunmaya çalışıyorum). Program cumartesi günleri 17.00-18.00 arasında 103.1 Mhz frekansında RadyoODTÜ'de yayınlanıyor. Programda elimden geldiğince özgür yazılımdan (özellikle Firefox'tan) bahsetmeye çalışıyorum, ancak sizin de tavsiyelerinize ihtiyacım var.

İki Amerikalı üniversite öğrencisi reklam için hayatlarını kiralıyor!

larweda

İki Amerikalı üniversite öğrencisi, daha önce denenmemiş bir olaya girişerek hayatlarının tüm detaylarında üniversite eğitimlerine sponsor olucak bir şirketin ürünlerinin reklamını yapmayı öneriyorlar.

Chris and Luke, sponsor olucak firmanın tişörtlerini, ayakkabılarını giyip, arabalarında, bisikletlerinde, sörf tahtalarında sponsor firmanın logosu ile dolaşacaklar.

Internet`de Kızılderili Olmak!!!

sundance

1992 yılından beri Internet yaygın bir şekilde kullanılmakta. Bu süre içinde öncelikle daha önceden bilgisayar merakı olanlar, sonra da hemen herkez yavaş yavaş bu yeni medyaya dahil olmaya başladı... Öncelikle tamamen teknik adamlardı bu ortamın müdavimleri, daha sonra yavaş yavaş sanatçılar da dahil olmaya başladı. Herne kadar altyapıyı sağlayanlar yine aynı insanlar olsa da, içerik daha bir ön plana çıkmaya, sayfalar artık birer sanat eseri kategorisi haline gelmeye başladılar.

Ve sonra kıyamet koptu, Üniversiteler Visual Communication Design bölümleri açmaya başladılar ve artık hobi olarak bile bilgisayarla ilgilenmeyen insanlar bile tasarım ve Internet konusunda söz sahibi olmaya başladılar.

E-MBA?

ninja-g

Hadi hep beraber bilgisayarların başına, açın quicktime'ları ders başlıyor. Ding doong, işte hoca konuşmaya başladı. O da ne hiç susmuyor! Hemen pause. Başa al, bi daha. Offf hala anlamadım. En iyisi e-mail atayım, ya da chat mi yapsam hocayla. Dur şu forumlara bakayım belki anlayan biri vardir. Geçen gün Aslı "Pazarlama Erişimi" dersindeki "intervizyonel senkronizasyonu" anlatmıştı, çok zeki kız vallaa. Hahahaha çok zeki çoook..
THIS IS $7000!
content + e-mail + forum + chat + video + "Master yaptım ben" belgesi
Hiç para kullanmadan bilgiyi paylaşırken, WHAT IS THIS?

Bilgisayar Biliminin/Mühendisliğinin Anlamı

FZ

Eminim bu siteyi takip eden insanlardan bir kısmı genç arkadaşların sorduğu "ya, hocam ben bilgisayar okumak istiyorum, bilgisayar mühendisi olacağım, ne dersin?" şeklindeki sorulara maruz kalmıştır. Bu tür sorulara kapsamlı ve sistematik olarak cevap vermek, genç (ya da yaşlı) insanları "bilgisayar mühendisliği/bilgisayar bilimleri" nedir, ne değildir konusunda aydınlatmak kolay değildir. Ancak geçen gün sundance arkadaşımın bana gönderdiği bir belge bu konuya son noktayı koymuş durumda: ODTÜ'den Dr. Göktürk Üçoluk'un BİLGİSAYAR MÜHENDİSLİĞİNE İLİŞKİN SIKÇA SORULAN SORULAR başlıklı yazısı sanırım konu ile ilgili hemen herkesi aydınlatacak nitelikte.