E-MBA?

0
ninja-g
Hadi hep beraber bilgisayarların başına, açın quicktime'ları ders başlıyor. Ding doong, işte hoca konuşmaya başladı. O da ne hiç susmuyor! Hemen pause. Başa al, bi daha. Offf hala anlamadım. En iyisi e-mail atayım, ya da chat mi yapsam hocayla. Dur şu forumlara bakayım belki anlayan biri vardir. Geçen gün Aslı "Pazarlama Erişimi" dersindeki "intervizyonel senkronizasyonu" anlatmıştı, çok zeki kız vallaa. Hahahaha çok zeki çoook..
THIS IS $7000!
content + e-mail + forum + chat + video + "Master yaptım ben" belgesi
Hiç para kullanmadan bilgiyi paylaşırken, WHAT IS THIS?

Görüşler

0
conan
This is distance learning. This is e-diploma. This is bullshit! ;)

Bu konuda o kadar cok yazacagim var ki!! AAAH yorumlar yetmeeez! Neyse bu konuda bi yazi hazirliyim bari hehe.
0
anonim
This may be bullseye?
0
conan
Belki de. Bilinmez. Ben o sekilde bir iki ders aldim. Pek super gelmedi.
0
FZ
Valla dostum sundance yorum yaz dedi diye yazıyorum ama olumlu ya da olumsuz bir şey yazamayacağım çünkü açıkçası pek bir şey anlamadım. Biraz semantik kriptografi gibi olmuş. Yani tam olarak ne eleştiriliyor merak ettim. MBA ders programının INTERNET üzerinden insanlara ulaştırılması mı? Yoksa bunun paralı olması mı? Dolar üzerinden olması mı? Yoksa INTERNET üzerinden yapılması güzel ama yeterince iyi yapmamışlar şeklinde bir eleştiri mi? Ya da ne bileyim güzel yapmışlar ama çok pahalı daha ucuz olmalıydı şeklinde bir eleştiri mi? Eğer bu gibi sorulara cevap verilerek INTERNET üzerinden, Türkiye'deki bir üniversitenin ilk kez gerçekleştirdiği (İstanbul Bilgi Üniversitesi) MBA (Master of Business Administration - İşletme Yönetimi Yüksek Lisansı) eğitimi ile ilgili eleştiri biraz daha anlaşılabilir hale getirilirse ben de olumlu ya da olumsuz bir şeyler yazabilirim diye düşünüyorum.
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

Biz Birbirimizi Anlamazsak

butch

Açık Kodlu Özgür Yazılım: Minik Bir Vaka Analizi

FZ

Kısa bir süre önce FM kurucu editörlerinden sundance bana FeatherLinux (kuştüyü linux :-P ) isimli çok hafif ve bir mini CD´ ye sığabilen bir GNU/Linux dağıtımından bahsetti. Söz konusu dağıtım Debian GNU/Linux ve Knoppix dağıtımlarından yola çıkarak hazırlanmış epey pratik bir şeydi.

Dağıtımı olabildiğince küçültmek için dokümantasyon çıkarılmıştı, yani man sayfaları CD´de mevcut değildi. sundance ile bunu tartışırken aklıma şöyle bir şey geldi: Eğer bu CD ile boot ettiğim bilgisayarın Internet bağlantısı varsa neden komut satırından alışık olduğum şekilde man sayfalarına erişmeyeyim? ``Aaa iyi fikir yaa!´´ şeklinde karşılıklı mesajlaşmadan sonrası açık kodlu özgür yazılım dünyasında insanların pratik problemlere pratik çözümleri nasıl geliştirdiklerine dair güzel bir vaka analizi (mini case study) olarak okunabilir.

O'Reilly'den Open Books

sundance

Bilgisayar yayıncılığı alanında önde gelen firmalardan OReilly aynı zamanda Özgür Yazılım dünyasına büyük katkılarda bulunan web siteleri ve düzenlediği organizasyonlarla "toplumdan aldığını topluma geri verme" konusunda en başarılı şirketlerden biri olarak, Open Book Project'i başlattı.

Öncelikle, yeni baskısının yapılması pek karlı gözükmeyen fakat yine de insanların ihtiyaç duyduğu kitaplara erişebilmelerini sağlamak amacıyla başlayan bu proje kapsamında bir çok kitaba web üzerinden özgürce erişilebilecek ki bunlar arasında Learning Debian GNU/Linux ve Free As In Freedom gibi kitaplar da bulunmakta.
Not: Asıl merak ettiğim, sözkonusu kitapların Türkçe'ye çevrilip yayınlanması konusunda da bu kadar Özgür yaklaşırlar mı ;) Eğer olursa Fazlamesai için bu bir proje olabilir

Pardus

redogre

17 Ağustos 2001: Deprem Rantı ve Depremzadeler

parsifal

Aradan iki yıl geçmiş. Hayatlarımızda pek çok şey değişti, değişmekte... 2 yıl sonra ilk defa 17 Ağustos gecesi evimdeyim. Koşturmacalar, yorgunluklar geride kalmış. Ama yaralar hala kapanmamış. İnsanlar hala evsiz, işsiz. Yaşam mücadelesi onlar için daha zor geçiyor. Bizler sadece onlara bir müddet yardım elimizi uzatabildik elimizden geldiğince...
Konutları hala bitmemiş, yardıma muhtaç binlerce insan varken biz birde kalkıp SOS 2001 diye fuar düzenliyoruz. Yüzlerce arama kurtarma ekibi kuruldu. Milyonlarca doları kurtarma malzemesine yatırıyorlar, yatırmaya devam edecekler... Fuarda gezip görecekler, siparişlerini verecekler. Tam teşekküllü ekipler olacaklar.

Dediği gibi: "Bana mı olacaklar???"