Birleşik Devletler Bölgesel Güvenlik Departmanı, Linux ve Oracle dedi!

0
redial
27 Ocak 2003, Pazartesi - [ 14:16 ]
Newsforge.com, Tina Gasperson
Birlesik Devletler Bölgesel Güvenlik Departmanı (www.dhs.gov) birkaç aydır Windows 2000 üzerinde çalıştırmakta olduğu sunucularını geçen hafta Linux üzerindeki Oracle ortamına geçirdi.

Uzmanlar bu değişikliğin geçtiğimiz hafta Internet'i Çalkalayan "Slammer" adındaki MS SQL Server virüsüne karşı bir tepki olmayabileceğini söylüyor. Netcraft, değişikliğin 24 ve 25 Aralık tarihlerinde meydana geldiğini belirtiyor.
www.dhs.gov sitesi, geçmişte ABD Personel Yönetim Ofisi sunucularını barındırmakla iş yapan ve şu anda Beyaz Saray web sitesine de servis veren Energis Squared grubu ile birlikte anılıyor.

Söz konusu değişiklik Internetin MS SQL Server virüs nedeniyle sarsıldığı dönem ile aynı zamana rastladı. Bölgesel Güvenlik Departmanı çalışanları bu değişiklikle ilgili yorum yapmaktan kaçınıyor; fakat federal hükümete danışmanlık hizmetleri sunan güvenlik firması Guardent'in yönetim kurulu üyesi olan Jerry Brady yeni bir sunucunun bu kadar çabuk kurulup çalıştırılır hale getirilmesinin pek mümkün olmadığını belirtiyor. "Aslında bu değişikliği meydana getirmek için daha zaman vardı" diyen Jerry Brady sözlerine şöyle devam ediyor, "Ancak, MS Server işlerinin hassas olma eğilimi, süreci hızlandırdı."

Bastille Linux'un baş geliştiricisi olan Jay Beale de bu görüşe katılıyor; "bu değişimin sadece bir Windows virüsünden kaynaklandığını söylemeyi çok isterdim. Ne yazık ki bir işletim sisteminden diğerine geçiş yapmak, bu işlemin planlama, test ve uygulama süreçlerini de hesaba katacak olursak genellikle bir hafta sonundan daha uzun sürer. Dolayısıyla muhtemelen sadece bu virüs yüzünden geçiş yapılmadı. Daha kolaylıkla koruyabileceklerini düşündükleri bir işletim sistemine geçiş yaptıklarını varsaymak daha akıllıca olur," diyor.

Yine de Brady'e göre bütün aksaklıklara ve ortaya çıkan olumsuzluklara rağmen geçen hafta her şey çok daha kötü olabilirdi. "Doğrudan hedefler seçerek, çok daha fazlası yapılabilirdi. Planlı programlı olunmamasından dolayı, neyse ki, her şey tıpkı bir fizik deneyiymiş gibi gerçekleşti." diyen Brady sözlerine şöyle devam ediyor; "İleride karşılaşabileceklerimiz konusunda çok daha endişeliyim." Muhtemelen tüm bu sebeplerden dolayı, sorumlu kişiler Bölgesel Güvenlik Departmanı sitesini Linux üzerinde çalıştırmaya karar verdiler.

Linux veya diğer açık kaynak çözümlerinin de güvenlik konusunda sıkıntıları yok değil tabii ki, hatta daha bugün Engarde Linux çeşitli MySQL problemlerine yönelik bilgiler ve düzeltmeler sunmakta. Beale'e göre fark, Linux ve Unix'in çok daha verimli bir şekilde "emniyete alınabilmesinden" kaynaklanıyor.

"Deneyimli bir sistem yöneticisi özellikle Linux olmak üzere Unix tabanlı bir işletim sistemini koruma ve emniyete alma konusunda çok daha fazla seçeneğe sahip," diyen Beale sözlerine şöyle devam ediyor, "Windows 2000 ise ne benzer bir sistem konfigurasyonu ne de işletim sisteminin belli parçalarını denetleme olanağı sunabiliyor."

Microsoft'un kendisi, MS SQL sunucusunun bu güvenlik açıgının, dışarıdan birisinin sistem üzerinde tam anlamıyla hakimiyet kurmasına yol açabileceğini bildirmişti. Microsoft bu problemin çözümüne yönelik olarak Temmuz 2002'de bir yama çıkarmıştı, fakat son bir kaç gündür yaşanan aksaklıklara bakılırsa, MS kullanıcılarının bu çözume pek rağbet göstermediği anlaşılıyor.

Güvenlik açıkları tespit edildikten hemen sonra bunları giderebilen daha güvenli bir işletim sistemine geçiş yapmak çok daha akıllıca görünebilir, ne var ki Bölgesel Güvenlik Departmanı'nın aksine ülkedeki çoğu site sahibi henüz bunu gerçekleştirmiş değil. Hatta bünyesinden dhs.gov web sitesinin çıkarıldığı federasyona bağlı Personel Yönetim Ofisi sunucuları dahi şimdilik Windows 2000 ile çalıştırılıyor.

Kaynak: Oracle Türkiye Haber Bülteni

İlgili Yazılar

Eller Gider Açık Yazılıma Biz Gideriz Microsoft'a

Ragnor

Bugünkü Vatan gazetesindeki habere göre Başbakan Recep Tayyip Erdoğan gizli gizli eğitimle ilgili bir projeye üzerinde çalışıyormuş ve eğitimde teknoloji ağırlıklı bir hamleyi amaçlayan projede Erdoğan'a en büyük desteği ise dünyanın en zengin insanı Bill Gates verecekmiş.

Şehr-i Münih´in Linux´a geçme planları

alper

Münih şehir yönetimi Microsoft'la olan bütün sözleşmelerini iptal edip Linux'a geçmeyi düşündüklerini beyan etti.

Sueddeutsche gazetesinde yayınlanan bir araştırmada Münih'te Enformasyon teknikleri alanında Linux'a geçilmesiyle verilerin daha güvende olacağı ve milyonlar kar edeceğinin söylenmesi üzerine harekete geçen yönetim, durumu değerlendirip kararın 28 Mayıs günü verileceğini söyledi. Bu zamana kadar Microsoft'un bir teklif yapması bekleniyor.Söz konusu teklif NT'lerin XP'ye geçişini, eğitim vs. durumları kapsıyor. Bu da en az 30 Milyon Euro şehir yönetiminin kasasından çıkması demek.

PDF: Yeni ISO Standartı

parsifal

Adobe PDF 1.7, belge yönetimi ve taşınabilir belge biçimi olarak ISO 32000-1 standartı kabul edildi. Böylece Adobe, pdf dosya biçiminin kontrolünü ISO'ya devretmiş oldu.

Genetik Algoritma İle `Cluster´ Topolojisi Oluşturma

FZ

Kentucky Üniversitesi araştırmacıları 128 işlemcili bir Beowulf `cluster´ını Athlon XP kullanarak inşa ettiler. Araştırmacılar son geliştirdikleri bu paralel bilgi işlem sisteminin fiyat/performans rekoru kıracağını belirtiyorlar. Toplam maliyeti 39,000$ olan bu sistem gigaflop başına 100$ gibi bir maliyete sahip.

Şimdi gelelim işin asıl ilginç kısmına: Söz konusu 128 bilgisayarı bir araya getiren ağın topolojisi bir genetik algoritma ile tasarlanmış!

Detaylı bilgi için buraya bakabilirsiniz.

Kültür kılığında dolaşan cehalet...

bm

Bugünkü Radikal'den başyazı. Başlık: "Tanrı'nın varlığı bir teoremdir", bitiş cümleleri: "Oysa, bilimsel metodoloji açısından Tanrı bir teoremdir; ileri sürülmüş ama kanıtlanmamış bir iddia. Bunu söyleyince hemen karşı çıkanlar olacaktır: 'Peki yokluğunu kanıtlayabilir misiniz?' Bu bir totolojidir; Tanrı'nın yokluğunu kanıtlamaya gerek yok. Varlığını kanıtlamak ya da kanıtlayamamak aynı kapıya çıkar."

Tanrı'nın varlığı ve yokluğu yerine önce XXX koyun ve okuyun. Bu yazı "ben mantık bilmiyorum, mantık bilmediğimi de bilmiyorum, hatta bilmenin ne olduğunu da bilmediğim için neyi bildiğimi neyi bilmediğimi de çıkartamıyorum üç beş terimini duyduğum konuları anladım sanıyorum" demiyor mu sizce?