Bilgisayar Atıklarından Sanat Eseri

0
FZ
Kullanılmış disketler, bilgisayar kasaları, vs. sanat eseri oldu. Sanatçı ROŞ'un (Rukiye Onurel Şimşek) bilgisayar atıklarından yararlanarak yaptığı eserler, 11 Kasım'a kadar İTÜ Taşkışla'daki Deneme Bilim Merkezi'nde sergilenmeye devam edecek.
Sergiyi organize eden Geri Kazanım e-Çaba Platformu Yöneticisi Melik Çelik yaptığı açıklamada, geçmişten bu yana üretilen, kullanılan ama teknolojinin hızına yetişemeyip atık sınıfına giren bilgisayarların beri kazanımının sağlanmas çalışmaları kapsamında sanattan da yararlanmayı düşündüklerini söyledi. Sanatçı ROŞ'un bilgisayar atıklarından sanat eseri ortaya çıkardığını belirten Çelik, ROŞ'un eserlerinden oluşan bu sergi ile geri kazanım konusuna dikkati çekmeyi amaçladıklarını söyledi.

1991 yılında İstanbul Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Kimya bölümünden mezun olan sanatçı ROŞ, halen Yusuf Taktak yönetimindeki Atölye Üçgende çalışmalarını sürdürüyor. Birçok karma sergiye katılan sanatçının beş kişisel sergisi bulunuyor.

Kaynak: Finansal Forum, 20 Ekim 2002

İlgili Yazılar

Fazlamesai.net'e soralım : Ne olacak bu YouTube'un hali?

iozeren

Hızını alamayıp üst üste YouTube kapattıran, bu sefer de kapatma varken üstüne bir kapatma daha vererek YouTube'un kapatma kuvvetini artıran memleketimin yargısı !

Fazlamesai okuyucularına sorsak bu yasalar nasıl işliyor ?

TDK Türkçe Sözlük olayında son perde

sefalet

Önemli bulduğum için yeni başlık açma gereği gördüm. Kapsamlı bir sayısal Türkçe Sözlük var mıdır diye araştırırken bana ilginç gelen bir şeye rastladım.TDK'nın çevrimiçi sözlüğünün CDsinin olduğunu öğrendim. İndirdim bir güzel kurdum. (CD istiyor o yüzden sanal sürücü ile kuruyorsunuz)

Yazılım, Halıcı yazılım tarafından TDK için üretilmiş.Çevrimiçi sözlüğü yapanlar da onlar. Kurduğum sözlük çevrimiçi sözlük ile aynı içeriğe sahip. Halıcı yazılımın sitesinde biraz gezinince pek çok devlet işi aldığını gördüm. Milletvekili olan bir insanın devlet ile bu kadar maddi ilişkisinin olması beni açıkçası rahatsız etti. Şirket hakkı ile almış olsa bile.

TV'leri Kapatıp Kitap Okumaya ve Öğrenmeye Başlamanın Zamanı Gelmedi mi!

FZ

En nihayetinde zoru başardık gene. Türkiye televizyon seyretme istatistiklerinde 1. sıraya oturdu, ne kadar gururlansak azdır. Günde 4 saatlik ortalama ile ABD'yi geçerek televizyon konusundaki azmimizi cümle aleme kanıtladık.

Bunlar olurken bir de baktık ki kitap okuma konusunda da gelişmekte olduğunu iddia eden bir ülke olarak kırılması zor bir rekora imza atmışız: Ortalama bir Japon vatandaşı yılda 25, ortalama bir İsviçreli yılda 10 ve ortalama bir Fransız yılda 7 kitap okuyorken Türkiye'deki dünyaya bedel her 6 vatandaşımıza yılda bir kitap düşüyor! Çocuklarımızın kitap okumasındaki en önemli engelleyici faktörlerden biri olarak TV görünüyor.

Türkiye´de Bilim Teknoloji ve İnsani Gelişme Düzeyi

FZ

Gerçek bilimin değeri hatta göstergesi, kanımca, ondan türetilebilen buluş ve ürünlerdir. G.W.Leibniz

``Bu yazı Türkiye’de bilim ve teknoloji politikalarının hazırlanması, uygulanması ve ARGE çalışmaları konusunda atılan adımların kısa bir özetini çıkarmak, bununla ilişkili olarak Türkiye adresli (çıkışlı değil) bilimsel yayın sayısındaki artışa ilişkin son günlerdeki tartışmaları Türk insanının gelişimi ile ilişkilendirerek irdelemek için hazırlanmıştır. Burada anahtar sözcük "insan gelişimi"dir.

... Üstelik toplam yayın sayısında sağlanan bu artışa karşın ortalama atıf sayısının düşmesi (yayın sayıları Türkiye’nin altında olup ta atıf sayıları Türkiye’nin üstünde hatta iki katı olan ülkelerin sayısı azımsanmayacak düzeyde) ve etki faktörünün hemen hemen sabit kalması (bkz., CBT 832), aşağıda da gösterileceği üzere, yapılan yayınların kaliteden ödün verilerek, endüstri ve üretimden kopuk, genelde ünvan ve parasal ödül alma amaçlarına yönelik olduğunun önemli bir göstergesi.

... Küçük örneklemelerle yapılan çalışmalar bu yayınların ne değerde olduğunu ortaya koymakta. Örneğin, (elektrik, elektronik, haberleşme, bilgisayar ve benzeri dalları içeren) bilişim teknolojileri ve uygulamaları alanlarında uluslararası saygın dergilerin başında ABD’de basılan IEEE, İngiltere’de basılan IEE dergileri gelmekte. Bu dergilerde basılan Türkiye adresli toplam yayın sayısı son on yılda ortalama 50 civarında (bu 50 yayının da ortalama % 60’ı sadece Türk yazarlarınca, % 40’ı ise yurt dışı ortaklıklarla gerçeklenmekte). Gelişmiş ülkelerde istihdamın % 50'sinden fazlasını yaratan böyle bir alandaki yayınlarımızın toplamın sadece % 0.5 oluşturması çok düşündürücü ve yayınlarımızın ne kadar ülke gereksinimlerinden kopuk olduğunun iyi bir göstergesi.´´

Prof. Dr. Levent Sevgi ve Prof. Dr. Nejat İnce tarafından yazılmış olan bu önemli makalenin tam metnine buradan erişebilirsiniz.

Kaynak: Cumhuriyet Bilim Teknik, 24 Ocak 2004, Sayı: 879

Dijital Ayrımın Önüne Geçebilmek...

FZ

Bilgisayarsız bir hayatı düşünmek zor ancak ABD gibi bir ülkede bile halen teknolojiye erişip onun nimetlerinden faydalanabilenlerle buna sahip olamayanlar arasında büyük bir boşluk var. Annie E. Casey Vakfı tarafından son zamanlarda yapılan bir araştırmaya göre düşük gelirli bölgelerdeki ailelerin %84'ünün çocukları bilgisayar sahibi değil. Bundan ötürü bilgiye erişim ve diğerleri ile kolayca iletişim sonucunda edinecekleri bilgisayar becerileri ve bunların getireceği fırsatlardan mahrum kalıyorlar.

Teknoloji hızla yaygınlaşsa da kütüphaneler ve okullardaki bilgisayarların sayısı bu açığı kapatmak için yeterli değil. Yapılan çalışmalara göre kendi evinde bilgisayara ve Internet'e erişebilen bir çocuğun kendine güveni artıyor, yeni beceriler kazanıyor ve öğrenme konusunda proaktif yaklaşım geliştirmesi, keşfetmeyi öğrenmesi mümkün olabiliyor.

Yukarıdaki sözler yabancı bir siteden çevrildi. ABD'deki durumun çok iyi olmadığına bir işaret. Böyle bir durumda, Türkiye gibi gelir dağılımı çok daha dengesiz bir ülkenin durumunun da bu bakımdan pek parlak olmadığı su götürmez. Biz ne yapabiliriz bilgisayarı ve Internet erişimi olmayan çocuklarımız, gençlerimiz için? Bu konuda çalışan organizasyonlar kimlerdir ve şimdiye dek ne tür çalışmalar yapılmıştır? Çocukların evlerinden Internet'e erişmeleri ve ufuklarının genişlemesi için, bu ülkenin en sağlam hazinesi olan genç beyin çokluğundan faydalanması için ne tür adımlar atılabilir somut olarak?