Barış ve Adaletten Yana Tavır Alıyorum

0
SHiBuMi
Neyi ne kadar değiştirir bilemiyorum ama, aşağıdaki metin ile hemfikirseniz, http://www.zmag.org/wspj/sign_statement_frm.cfm adresinden altına imzanızı atabilirsiniz.

Bu tip eylemlere fazla katılmayan ve sonuçlarına fazla inanmayan biri olarak, metnin gereksiz duygusallıktan arındırılmış kesin dili, zmag.org gibi dünyadaki bir sürü değerli düşünürün yer aldığı bir platformda olması ve savaşın görüntülerinin insanda giderek daha fazla isyan uyandırması sebebiyle ben imzamı attım. Belki bir gün bu imzalar, bu savaşa sebep olanlar yargılanırken "biz bunu insanlık için yaptık" diye kendilerini savunmak istediklerinde, bu iddialarını çürütücü delil olarak kullanılabilir.
Barış ve adaletten yana tavır alıyorum.

Demokrasi ve bağımsızlıktan yana tavır alıyorum. Ne Amerika, ne de başka bir ülke, kamuoyunun isteklerini göz ardı etmemelidir. Uluslararası hukuğa uymalı, zayıf düşürmemelidir. Güvenlik Konseyinde tehdit ve rüşvetle oy kazanmaya çalışmamalıdır.

Uluslararacılıktan yana tavır alıyorum. Tüm dünya üzerinde sürekli büyüyen bir askeri üsler ağı kuran ve benzersiz boyutta bir silah yığını yaratan ülkelere karşı çıkıyorum.

Eşitlikten yana tavır alıyorum. Ne Amerika, ne de başka bir ülke imparatorluk kurmaya çalışmamalıdır. Amerika Birleşik Devletleri, Amerikan şirketlerinin çıkarları ve başka ülkeler üzerinde politik kontrol sağlamak için Ortadoğu petrollerini kontrol etmeye çalışmaktan vazgeçmelidir.

Özgürlükten yana tavır alıyorum. Irak ve başka yerlerdeki totaliter rejimlere karşı çıkıyorum; aynı zamanda sürekli ve çok tehlikeli savaşlara yol açacak 'önleyici savaş' doktrinine de karşı çıkıyorum. Bu doktrin, dünyanın çoğu yerinde Amerika'nın uluslararası barışa karşı büyük bir tehdit oluşturduğu görüşüne yol açmıştır. Kamuoyunun istekleri doğrultusunda, her türlü emperyalizme, diktatörlüğe ve köktenciliğe karşı çıkan bir dış politikadan yana tavır alıyorum.

Dayanışmadan yana tavır alıyorum. Tüm fakirler ve dışlanmışlar için, onlarla beraber tavır alıyorum. Yaygın yanlış bilgilendirmelere rağmen, milyonlar bu adaletsiz, yasadışı ve ahlaksız savaşa karşı çıkıyorlar; ben de onlarla beraber tavır alıyorum. Tüm dünya üzerindeki ahlaki kaygılar taşıyan liderler, isçiler, ve dünya üzerindeki tüm ülkelerde büyük çoğunlukla savaşa karşı çıkan halklarla beraber tavır alıyorum.

Çeşitlilikten yana tavır alıyorum. Göçmenler ve farklı etnik kökenden gelen insanlara karşı ırkçılığın sona erdirilmesinden yana tavır alıyorum. Ülkemdeki ve diğer ülkelerdeki baskılarin sona ermesinden yana tavır alıyorum.

Barıştan yana tavır alıyorum. Bu savaşa, savaşları ve adaletsizlikleri besleyen ve körükleyen şartlara, zihniyetlere ve kurumlara karşı tavır alıyorum.

Sürdürülebilirlikten yana tavır alıyorum. Yeryüzündeki hayatın sürmesi için şart olan ormanların, toprağın, suların, çevrenin ve biyolojik çeşitliliğin yokedilmesine karşı çıkıyorum.

Adaletten yana tavır alıyorum. İnsanların ölesiye çalışması üzerine kurulmuş bir zihniyetin destekçisi olan ekonomik, politik ve kültürel kurumları reddediyorum. Böyle kurumların ve bu zihniyetin sebep olduğu muazzam ekonomik ve kuvvet eşitsizliklerine, işi köleliğe, ırkçılığa ve cinsel ayrımcılığa kadar vardırabilen şirketlerin egemenliğine karşi tavır alıyorum.

Savaşa ve askeri harcamalara giden paraların sağlığa, eğitime, barınmaya ve istihdama ayrılmasını savunan politikaları destekliyorum.

Ekonomik, politik ve sosyal kurumları, dayanışmayı ve eşitliği önemseyen, katılımcılığı geçerli kılan, çeşitliliğin korunmasına destek olan ve tam demokrasiyi hedefleyen bir dünyadan yana tavır alıyorum.

Barıştan ve adaletten yana tavır alıyor; dahası, barıştan ve adaletten yana çaba göstermeye söz veriyorum.

İlgili Yazılar

Kısa bir ara

butch

Site kodlarındaki bir açık sebebiyle veritabanımıza izinsiz erişimler gerçekleştirilmiş bulunmaktadır. Sistemin gözden geçirilmesi amacıyla yayınımıza bir süreliğine ara veriyoruz.

En kısa zamanda tekrar görüşmek üzere - Fazlamesai.net ekibi

Başarılı bir açık kod programcısının maddi durumu

FZ

"I didn't have the money to buy a new laptop"
Yukarıdaki cümle genç bir çocuğa ait değil. Yukarıdaki cümle genç bir üniversite öğrencisine de ait değil. Yukarıdaki cümle sıradan bir programcıya ait değil. Yukarıdaki cümle başarısız ya da meşhur olmayan bir programcıya da ait değil.

Cümle, yaklaşık 15 yıl önce Perl programlama dilini yaratan karizmatik programcı ve dilbilimci Larry Wall´a ait. Bu programcının geliştirdiği Perl programlama dili sözlük hazırlama esnasında yine bu programlama dilinden faydalanan Oxford resmi İngilizce sözlüğe girdi. Onbinlerce sistem yönetim yazılımında kullanıldı. Yüzbinlerce web sitesi Perl kullanarak iş güç yaptı ve yapmaya devam ediyor. Perl son zamanlarda moleküler biyoloji alanında veri işleme için de kullanılıyor. Söz konusu adam işte bu dili geliştirmiş ve Linus Torvalds henüz lisede okurken insanlık kültürüne armağan etmiş olan adam. Bu adam şimdi yeni bir efsaneye, Perl 6´ya imza atmaya çalışıyor. Geliştirdiği Perl açık kodlu, karşılığında 5 kuruş istenmiyor ve aklınıza gelen hemen her işletim sisteminde çalışıyor. Böyle bir adamdan bahsediyoruz yani.

Bu adam, yeni bir dizüstü bilgisayar alacak kadar parası olmadığını söylüyor.

Şaşırdım mı? Evet. Şaşırdım mı? Hayır.

Larry Wall, efsanevi State of The Onion sunularının sonuncusunda, 4. sayfada bu yazının açılış cümlesini sarf ediyor.

Ne dersiniz? Sizce bu adam zor durumda mı? ;-)

Hani gündemdeki popüler konulardandır, "ya hoca biz şimdi bu kodları açarsak aç kalmaz mıyız yaa?" falan denir. Bunu diyenler muhtemelen Larry Wall kadar çok ve kaliteli kod üretmemişlerdir. Acaba diyorum şimdi Larry Wall gerçekten de acınası durumda mı? Başka bir perspektif: Daha çok kazanmak varken neden daha az kazanalım? Sahi, Larry Wall, bir dönem NASA için çalışmak dururken acaba daha bol paralı bir işe mi girseydi? Aklıma Once Upon A Time In China filmindeki bir sahne geliyor. Yağmurlu bir ortamda canını dişine takarak gösteri yapan ve sonra yere atılan paraları toplayan bir kung-fu, demir gömlek ustası. Bir süre sonra aynı usta çetin bir kavgada kılıçlı bir adamı silah kullanmadan yendikten sonra bir genç yanına gelip "usta bana da öğret, zor durumdayım, bana saldırıyorlar, artık para bile kazanamıyorum," der. Usta önce biraz ilerideki lokantadaki lezzetli yemeklere yutkunarak bakar, acı acı gülümseyip cevap verir: "Kung-fu ustası olsan ne olur ki, ben de pek para kazanamıyorum".

Sanırım en temel kavramların yeniden düşünülmeye ve irdelenmeye ihtiyacı var; sanırım felsefeye keyfi yerinde, sadece entelektüel olarak huzursuz olan insanların değil asıl ciddi anlamda zor durumda olan insanların ve belki de en çok gençlerin ihtiyacı var. Sanırım büyük adamlar küçük adamların bazı temel kavramları yeniden düşünmelerini istemiyor. Sanırım bu isteklerini gerçekleştirmeleri sahip oldukları muhteşem güce rağmen yine de kolay olmayacak. Ne dersiniz? Şimdi biz bu kodları kapayıp da mı saklasak yoksa açıp da mı saklasak? ;-)

GNU/Linux'dan MS Windows'a Geçen Bilge

gumush

Bu yazılım incelemesine bir itiraf ile başlamalıyım. Son üç yıldır kötülerin tarafındaydım. Bir anlık gaflet ile, bir yabancıdan bir CD kabul ettim, evime götürdüm ve bilgisayarıma kurdum. CD'de şu kötü ünlü, bulaşıcı ve Amerikan karşıtı işletim sistemi, Linux vardı! İşte böylece benim "özgür yazılım"ın karanlık dünyasına giden kaygan yokuştan aşağı uzun inişim başladı.

Copyright © 2003 Robert Storey - Çeviri: Tanju Taşçılar

fazlamesai.net'e soralım: J2EE mi yoksa .NET mi?

FZ

MIT hocalarından Philip Greenspun tercihini .NET'ten yana kullanmış. Greenspun'ın 11 Nisan 2002 tarihli yorumlarından sonra en son 8 Mart 2005'te bir yorum gelmiş. Son 3 sene içinde gelen yorumlar ağırlıklı olarak .NET taraftarı yorumlar. Genel hava şu: Eğer bir sürü programcı çalıştırmak istiyorsanız, çok büyük şirketseniz, bol bol paranız varsa, vs. buyrun J2EE ile sistem geliştirin. Daha sıkı koşullar altında çalışıyorsanız şu anda .NET çok daha hızlı ve etkin sistem geliştirmeye ve programlamaya izin veriyor. Tabii buna itirazlar da var: EJB'den yola çıkarak J2EE'yi kötüleme hatasına düşmeyin! gibi. Bir başka yazılımcı ise "yahu bir satır kod değiştiriyoruz, application server'ı başlatmak 3 dakika sürüyor, el insaf" şeklinde şikayet ediyor.

IT sektörünün acar FM üyeleri bu konuda ne der? Acı dolu yazılım deneyimlerini bizimle paylaşmak isteyenler, hodri meydan, yanınızda rakamlarla gelin ve hangi platformu neden tercih ettiğinizi güçlü bir şekilde açıklayın.

GNU/Linux Kullanışlılık Testi için Gönüllü Katılımcılar Aranıyor

gorkem

Coğrafi ve kültürel açıdan dağıtık bir yardımlaşma ve imece ortamında geliştirildikleri ve insan-bilgisayar etkileşimi İIBE) uzmanlarının bu sürece katılımlarının az olması nedeniyle Linux ve benzeri açık kaynak kodlu yaziımların kullanışlılık alanında diğer işletim sistemlerinin gerisinde kaldığı düşünülüyor.

Bu alanda yapılan laboratuvar testleri, şimdiye kadar çok kısıtılı imkanlarla gerçekleştirildi. Hazırlanan raporların nitelik ve nicelik açısından yeterli olmaması, bu çerçevede çalışma yapan yazılım geliştiricilerinin de referans alabileceği kaynakların sınırlı sayıda olmasına neden oluyor. Bu nedenle, İstanbul Bilgi Üniversitesi Dolapdere kampüsünde 10 Aralık - 31 Aralık tarihleri arasinda 12 test katılımcısının yer alacağı "Linux işletim sistemi kullanışlılık testi" yapılacaktır.