21 Günde Değil 10 Yılda Programlama Öğrenin

0
FZ
Herhangi bir kitapçıya gittiğinizde Teach Yourself Java in 7 Days (7 Günde Java Öğrenin) benzeri, size birkaç günde veya birkaç saatte Visual Basic, Windows, Internet (vs.) öğretmeyi vadeden kitaplarla karşılaşırsınız...

... Birkaç günde, Beethoven, kuantum fiziği ya da köpek eğitimi öğreten kitaplar yok. Bu sonuçlara bakılırsa, ya insanlar bilgisayar hakkında yeni şeyler öğrenmek için çok hevesli ve aceleci ya da bu iş bir şekilde inanılmaz derecede kolay.

... Araştırmacıların da (Hayes, Bloom) ortaya koyduğu üzere, satranç oynamaktan beste yapmaya, resimden piyanoya, yüzmeden tenise ya da nöropiskoloji ve topoloji alanlarında araştırma yapmaya kadar bir çok alanda uzman olmak, on yıl civarında bir zaman alıyor ve bunun bir kısayolu var gibi gözükmüyor.

Peter Norvig'in "Teach Yourself Programming in Ten Years" başlıklı makalesinin çevirisini On Yılda Programlama Öğrenin adresinde okuyabilirsiniz.

Görüşler

0
FZ
Şık bir Türkiye bayrağı kullanarak çeviriye link veren Peter Norvig'e teşekkürler! (Not: Bir yanlış anlama olmuş sanırım, yazının çevirmeni olarak ben görünüyorum, bu yanlış anlamayı düzeltmek namına çeviriyi gerçekleştiren genç bilgisayar bilimleri öğrencisi arkadaşın ismini de yolladım, en kısa sürede düzeltileceğini umuyorum).
0
FZ
Hiç yorum gelmedi çünkü:

a- Zaten FM'yi takip eden herkes bu yazıyı daha önce orjinalinden okumuştu.

b- FM'yi takip eden herkes zaten yazar ile benzer düşünceleri paylaşıyorlar.

c- FM'yi takip eden herkes zaten bu durumun aşikar olduğunu düşünüyor ve hiç şaşırmadı, dolayısı ile yorum yazmaya tenezzül etmedi.

d- FM'yi takip eden hiçkimse yazıyı okumadı, okusa da anlamadı.

e- Hiçbiri.

f- Hepbiri
0
ttk
Merhaba

Ben de program yazmaya çalışıyorum kendi iş alanımızla ilgili ama gerçek anlamda programcılık eğitimi almadığım için bu konuya yorum yazmak istemedim.
Yazı gerçekten faydalı ve de açıklayıcı. Bilmem kaç günde, saatte, haftada ... programcılık öğrenme kitaplarını görüp de bir türlü bunlardan pek bir şey anlayamadığım için kendimi aptal hissediyordum :)

Yazıda sene cinsinden verilen rakamın yuvarlak olmadığına gerçekçi olduğuna inandım. Delphi ile olan bu kadar seneye yakın uğraşım sonucunda (her ne kadar şu kadarı bana yeter diyen tembellerden olsam da) denildiği kadar sene sonunda insan aptal değil ise kullandığı dilin inceliklerine hakim olmaya başlıyor kanaatimce, benim de tecrübeye dayalı görüşüm bu yönde.

Ayrıca en önemlisi, yazıdaki demet haline getirilip verilmiş tavsiyeler çok kıymetli ve de isabetli.
Güzel ve seneler boyunca ancak elde edilebilecek tecrübelerle "haa yahu şu da şöyleymiş, bunca sene sonra ancak farkedebilldim" deme zahmetinden bu tavsiyelerin kıymetini bilebilenleri kurtarabilecek, hayatta zaman kazandırıcı bir makale.
Yazan da, buraya ulaştıranlar da oldukça faydalı bir iş yapmışlar diyorum (birileri çıkıp da yağcı demez umarım, çünkü samimiyim.)

Teşekkürler ilgililere.
0
FZ
Ben yağcı demem! :)

Şaka bir yana yorum için teşekkürler, programlamanın gerçek doğasına dair insanları ne kadar bilgilendirebilirsek o kadar iyi olur diye düşünüyorum.
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

Dr. Cem Say´la Yapay Zekâ ve Doğal Dil İşleme Üstüne

FZ

Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği öğretim görevlilerinden Dr. Cem Say ile bilgisayar dünyasının popüler ve bir o kadar da zorlu konuları olan yapay zekâ, doğal dil işleme ve kuantum bilgi işlem üzerine söyleştik.

FZ: Hocam, yapay zekânın hangi alanlarında, ne kadar süredir çalışıyorsunuz?

CS: Doktora zamanından beri yapay zekâ (YZ) ile ilgileniyorum. Doktora konum, İngilizcesi "Qualitative Reasoning" olan ve "Nitel Uslamlama" olarak Türkçeye çevirebileceğimiz konu idi, ne olduğunu birazdan açıklayacağım. Demek ki, işte 1980'lerin sonlarından bu yana YZ ile ilgileniyormuşum. Ayrıca yukarıda bahsi geçen konuya ek olarak Doğal Dil İşleme özellikle Türkçe dil işleme ile bir süredir ilgileniyorum. YZ konusunda ilgilendiğim temel iki alan bu ikisi.

Kısıt Koşul Programlama

FZ

Roman Barták'ın "On-line Guide to Constraint Programming" (Kısıt Koşul Programlamaya Giriş) kılavuzu farklı bir yazılım geliştirme paradigması için öenmli bir kılavuz niteliğinde.

Kısıt koşul programlama, kabaca istenen çözümün sağlaması gereken şartların (kısıt koşulların) sunulduğu ve çözümün adım adım tarif edilmediği programlama şekli olarak tanımlanabilir.

Kısıt koşul programlama gitgide popülaritesini artırmaya başladı, Mozart Programming System gibi somut uygulamalar pek çok problemin çözümünde kullanılıyor. NP-zor problemler, yapay zekâ, mantık, elektronik, bilgisayar grafikleri gibi konularda çalışan yazılımcıların kısıt koşul programlama konusunda bilgi sahibi olmalarında fayda var.

Kaynak: Computer Science Daily News

Versiyon Yönetim Sistemi Olarak SVN Kurulum ve Kullanımı

anonim

Açık kod camiasında en çok tercih edilen versiyon yönetim sistemleri (VYS) Concurrent Versions System(CVS) ve Subversion(SVN)'dir. VYS'leri sadece programların kaynak kodlarını yönetmek için değil ihtiyaçlarımıza ve hayal gücümüze bağlı olarak farklı birçok yerde kullanabiliriz. Mesela geçen günlerde okuduğum makalede bir GNU/Linux sistemde home dizininin nasıl başarıyla yıllardır CVS/SVN'de tutulduğu anlatılıyordu.

Yeniden Düzenleme (Refactoring) Video Sunumu

malkocoglu

Yazılım mühendisliği dünyasında özellikle XP (eXtreme Programming) gruplarında, "Yeniden Düzenleme" (Refactoring) tekniği oldukça ilgi görmeye başladı. Birim testler mevcut ise, kodumuzun tasarımını değiştirmenin artık bir ismi, değişik teknikleri ve de destekleyen yardımcı programları var.

Emacs üzerine eklenti olarak kullanılan Xrefactory böyle bir program. Xrefactory kuruluşu, kullanılışı (ilk kez video ile) sitemizde yayınlandı.

Kod Kitabı: Eski Mısır'dan Kuantum Kriptolojisine Gizlilik Bilimi

SHiBuMi

"The Code Book: The Secret History of Codes and Code-Breaking" ya da Türkçe bulabileceğiniz ismiyle "Kod Kitabı: Eski Mısır'dan Kuantum Kriptolojisine Gizlilik Bilimi", bir bulmaca ve zeka oyunları yaratıcısı / yayıncısı olan ablam tarafından yaklaşık bir ay önce masama bırakıldığında, okunmak için bende fazla bir istek uyandırmamıştı. Tümü şifreleme ile ilgili 400 küsür sayfalık bir kitabın sıkıcı olmadan sonuna kadar okunabilirliğinin çok düşük olacağını düşünüyordum ama yanılmışım.