VZA Yöntemi İle Verimlilik Analizi

0
FZ
Bir firmada bilgi üretimi, birikimi ve kullanımı, nitelikli insangücü, sosyal, fiziksel altyapı gibi çeşitli kaynakların dengeli dağılmaması, departmanların yapısal ve örgütsel farklılıkları ile birleştiğinde, iş akışı açısından potansiyel sorun alanlarının oluşmasına yol açmaktadır.

Bu saptamalar altında, departman değerlendirmesinde sadece iş hacmi, üretim miktarı, ciroya etki gibi büyüklüklerle ölçüm yapmanın yanlış olmasa da eksik bir yaklaşım olduğu söylenebilir. Departman aktivitelerini mümkün kılan insan kaynağı, sosyal ve fiziki altyapı, teknoloji ve yenilik kapasitesi gibi departmana tahsis edilen kaynakların da irdelenmesi ve bu kaynakların, firma ciro hedefine ulaşırken ne derece verimli kullanılabildiğinin de analiz edilebilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla departmanın, sonuç odaklı etkinlik göstergeleri haricinde, aktivitelerinin niteliğini değerlendiren verimlilik göstergeleri açısından da yorumlanabilmesi gereklidir.

Birden çok ve farklı ölçeklerle ölçülmüş ya da farklı ölçü birimlerine sahip girdi ve çıktıların karşılaştırma yapmayı zorlaştırdığı durumlarda, karar birimlerinin göreceli performansını ölçmeyi amaçlayan doğrusal programlama tabanlı bir teknik olan Veri Zarflama Analizi, Günhan Kürkçüoğlu tarafından (Tolga Kürkçüoğlu'nun da katkıları ile) gerçekleştirilen ve bilgi işlem yöntemlerinin, bilgisayarların üretime katkısına önemli bir örnek teşkil eden bu çalışmada metod olarak kullanılmıştır.

İlgili Yazılar

Sistem Çağrıları Nedir ve Nasıl Çalışır?

anonim

Her şey burada başladı. FM'de yayımlanan bir yazıda gördüğüm "kernel mode" ve "user mode" deyimlerini araştırıken bu konuda açık bir Türkçe makale olmadığını farkettim. Bu konudaki araştırmalarım sonucu günlüğüme yazdığım ufak bir bilgi notundaki hataların Sn. Tonguç Yumruk tarafından düzeltilmesi ve gelip giden e-postalar sonucunda aklımdaki soru şuydu: "Sistem Çağrıları Nedir ve Nasıl Çalışır?"

Sorunun cevabı ise artık bu kısa makalede. Faydalı olması dileğiyle...

Buffer Overflows

anonim

Buffer overflowlar hakkında güzel bir döküman uzun olmakla beraber sıkılmayacağınızı tahmin ediyorum :)

http://www.enseirb.fr/~glaume/bof/report.html

E-bergi Şubat 2009 Sayısı Okuyucularını Selamlar

ilke444

Yeni yıla çok güzel bir başlangıç yapan aylık bilgisayar bilimi ve özgür yazılım derginiz e-bergi, Şubat 2009 sayısıyla da yine çok konuşulacak.

Özgür Yazılım Projeleri başarıyla nasıl yürütülür?

roktas

CVS ve Subversion'un arkasındaki isim: Karl Fogel'den bir kitap: Özgür Yazılım Projeleri başarıyla nasıl yürütülür?. Diktatör proje yöneticilerinden, proje içi iletişime, "Nasıl geçiniyorsunuz peki?"den, proje sürüm kriterlerine kadar uzanan bir dizi konuyu da irdeleyen kitap özgür bir lisansla sunulmuş. Afiyet olsun!

Dil Üstadları ile Araç Ustaları: IDE Ayrımı

FZ

Geliştirici dünyası iki kampa ayrılmıştır. Bir kampta dil üstadları vardır, bu yazılımcılar yüksek seviyeli programlamadan -- birinci-sınıf fonksiyonlar, aşamalı programlama, AOP, MOP, kendi kendini sorgulama -- bahsederler. Araç ustaları ise tümleşik geliştirme ve hata ayıklama araçlarında ustadırlar, kod tamamlama, "refactoring", vs. Dil üstadları Emacs ya da VIM kullanır, bu tür editörler yeni dilleri denemek için daha uygundur. Araç ustaları ise Visual Studio, Eclipse, IntelliJ gibi IDE'leri kullanırlar.

Laszlo ve Groovy gibi yeni diller ya da AOP (Aspect Oriented Programming) gibi dil uzantıları genellikle öncelikli olarak metin-editörü tabanlı yazılım geliştirme ortamlarında ortaya çıkarlar ve ancak ondan bir süre sonra IDE dünyası bu tür desteklere kavuşur. Eğer dil ya da uzantı gerçekten başarılı ise araçlar da bunu desteklemeye başlar. Bu ayrımın tek sebebi araç geliştirmenin dil geliştirmekten zor olması değildir. Asıl mesele bir dile hakim olmak ile bir araç setine hakim olmanın çok farklı iki mantalite olmasıdır, belli bir ölçüye dek bunlar birbirlerini dışlayan alternatiflerdir. Acaba neden? İşte sebepleri...

Oliver Steele'nin The IDE Divide başlıklı makalesini tüm yazılım geliştiricilerin okumasında fayda var. (Not: Şöyle sağlam bir FM üyesi çıksa da bahsi geçen makaleyi Türk diline kazandırsa... hani yani küçük bir olasılık olsa da, belki diyorum, belki biri üstlenir, FM'ye bir katkıda bulunur...)