Tren gelir hoş gelir...

0
butch
Trendeyiz Ankara'ya doğru. Malum yarın 1. Türkiye Serbest Yazılım Konferansına katılacağız. Yanımızda bir Laptop'ımız ve bir de gprs destekli bir cep telefonumuz var. Eskişehir dolaylarından geçerken dedik ki şu gprs teknolojisinin güzelliklerinden dostlarımıza bahsedelim.
Bir kaç saatimizi yemek vagonunda sörf yaparak geçirdik. Yarın için son hazırlıklarımızı yaptık. Ama az önce bizi kovdular (aslında şarj da bitiyo). Bir kaç bölge dışında hattımız hiç kesilmedi ve 56K bir modemle başabaş bir hızla ulaşabiliyoruz internete. Herkes horluyor, bizim fazlamesai'miz tuttu yine.

Çok ucuz olacağı söyleniyor ama gerçeği fatura gelince göreceğiz. Bir daha ki tren yolculuğunda tavla oynamayı tercih edebiliriz.

İyi geceler hepinize. Yarın ODTÜ'dekilerle görüşürüz...

Görüşler

0
anonim
Gerçekten bravo birkez daha fazla mesai yaptığınızı kanıtlamış oldunuz.Saat 4:00 sahur için kalktım uykulu uykulu bilgisayarı açtım nete bağlantım şu fazlamesaiye bi göz atiim dedim ne göriim saat 3:19 da güncellenmiş şu gprs teknolojisi ne kadar güzel bir nimettir yawff
0
anonim
ayni trende, wap uyumlu bir cep tel ve laptop kullanaraktan 9600 bps ve zirt pirt kesilerek 1 senedir ayni yollarda surunuyorum. demek gprs az kesintili 56kpbs sagliyor ve de oldukca ucuz oldugu soyleniyor ha, helal valla, fatura geldiginde de sonucu yazarsaniz memnun olacagim,
0
anonim
su gprs olayini biraz daha acarsaniz iyi olur sanirim
nedir, ne degildir nerede ne sekilde kulanilir yada bunlari anlatmak yerine anlatan bir kaynagi gostermekde o kadar tembellik olmaz sanirim...
0
anonim
Bide ODTÜ'dekilerle görüşebilseydiniz daha iyi olurdu tabii 3 dinleyici 3 konuşmacı çift kale maçtan başka şeylerde yapabilirdik...
0
fevka
bencede hoş gelir ama sormak istediğim bişey var

bir bilgisyar üzerinde 2 telefonla birlikte
gprs bağlantısı yapmak mümkünmü ?

malum hızzzzzzzzzzzzz.....
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

İnternet Kafede Güvenlik

redogre

fazlamesai.net'e soralım: İçerik Yönetim Sistemleri, Deneyimler, İzlenimler

FZ

CMS (Content Management System) sistemlerini inceleyen siteleri gezmek, eleştirileri okumak, bizzat gidip bazı sistemleri çekip kurup denemek mümkün ama ben yine de FM camiasına bir sorayım dedim:

Bir arkadaşım, hukuk ile ilgili basit bir site açmak istiyor. Yazı yayınlamak ve/veya diğerlerinin yazılarını onaylayıp, düzenleyip yayınlamak. Belki bir miktar kategorizasyon, arama tarama, vs. Uzun lafın kısası en basit bir CMS'ten beklenen en temel özellikler. Kendisi yazılımcı değil, etrafındaki bilgisayarcılar ona yardım edecek ama yine de olabildiğince kurulumu ve bakımı basit bir sistem olmasında, minimum müdahale ve özelleştirme gerektirmesinde fayda var.

FM camiası bu konuda neleri tavsiye eder? Tavsiye ederken lütfen dil kriterini de göz önünde bulundurun. Söz gelimi drupal yakışıklı bir sistem gibi duruyor ancak download kısmına gidip baktığımda Türkçe çevirisinin (en azından resmi olarak) olmadığını görüyorum (debian-tr.org sitesinin Türkçe olarak drupal kullandığını hatırlıyorum ama bildiğim kadarı ile hazır bir çeviri ile değil kendi yaptıkları bir çeviri ile çalışıyorlar).

IBM Özgür Yazılım #2 Çıktı

butch

IBM Türk tarafından hazırlanan, Türkiye'nin ilk Özgür Yazılım dergisi yayın hayatına yeni ismiyle devam ediyor. IBM Özgür Yazılım'ın 2. sayısına ulaşmak için yapmanız gereken üyelik bilgilerinizdeki adres bilgilerinizi güncellemek ve "IBM Özgür Yazılım Dergisinin Adresime Gönderilmesini İstiyorum" seçeneğini işaretlemek.

Başarılı bir açık kod programcısının maddi durumu

FZ

"I didn't have the money to buy a new laptop"
Yukarıdaki cümle genç bir çocuğa ait değil. Yukarıdaki cümle genç bir üniversite öğrencisine de ait değil. Yukarıdaki cümle sıradan bir programcıya ait değil. Yukarıdaki cümle başarısız ya da meşhur olmayan bir programcıya da ait değil.

Cümle, yaklaşık 15 yıl önce Perl programlama dilini yaratan karizmatik programcı ve dilbilimci Larry Wall´a ait. Bu programcının geliştirdiği Perl programlama dili sözlük hazırlama esnasında yine bu programlama dilinden faydalanan Oxford resmi İngilizce sözlüğe girdi. Onbinlerce sistem yönetim yazılımında kullanıldı. Yüzbinlerce web sitesi Perl kullanarak iş güç yaptı ve yapmaya devam ediyor. Perl son zamanlarda moleküler biyoloji alanında veri işleme için de kullanılıyor. Söz konusu adam işte bu dili geliştirmiş ve Linus Torvalds henüz lisede okurken insanlık kültürüne armağan etmiş olan adam. Bu adam şimdi yeni bir efsaneye, Perl 6´ya imza atmaya çalışıyor. Geliştirdiği Perl açık kodlu, karşılığında 5 kuruş istenmiyor ve aklınıza gelen hemen her işletim sisteminde çalışıyor. Böyle bir adamdan bahsediyoruz yani.

Bu adam, yeni bir dizüstü bilgisayar alacak kadar parası olmadığını söylüyor.

Şaşırdım mı? Evet. Şaşırdım mı? Hayır.

Larry Wall, efsanevi State of The Onion sunularının sonuncusunda, 4. sayfada bu yazının açılış cümlesini sarf ediyor.

Ne dersiniz? Sizce bu adam zor durumda mı? ;-)

Hani gündemdeki popüler konulardandır, "ya hoca biz şimdi bu kodları açarsak aç kalmaz mıyız yaa?" falan denir. Bunu diyenler muhtemelen Larry Wall kadar çok ve kaliteli kod üretmemişlerdir. Acaba diyorum şimdi Larry Wall gerçekten de acınası durumda mı? Başka bir perspektif: Daha çok kazanmak varken neden daha az kazanalım? Sahi, Larry Wall, bir dönem NASA için çalışmak dururken acaba daha bol paralı bir işe mi girseydi? Aklıma Once Upon A Time In China filmindeki bir sahne geliyor. Yağmurlu bir ortamda canını dişine takarak gösteri yapan ve sonra yere atılan paraları toplayan bir kung-fu, demir gömlek ustası. Bir süre sonra aynı usta çetin bir kavgada kılıçlı bir adamı silah kullanmadan yendikten sonra bir genç yanına gelip "usta bana da öğret, zor durumdayım, bana saldırıyorlar, artık para bile kazanamıyorum," der. Usta önce biraz ilerideki lokantadaki lezzetli yemeklere yutkunarak bakar, acı acı gülümseyip cevap verir: "Kung-fu ustası olsan ne olur ki, ben de pek para kazanamıyorum".

Sanırım en temel kavramların yeniden düşünülmeye ve irdelenmeye ihtiyacı var; sanırım felsefeye keyfi yerinde, sadece entelektüel olarak huzursuz olan insanların değil asıl ciddi anlamda zor durumda olan insanların ve belki de en çok gençlerin ihtiyacı var. Sanırım büyük adamlar küçük adamların bazı temel kavramları yeniden düşünmelerini istemiyor. Sanırım bu isteklerini gerçekleştirmeleri sahip oldukları muhteşem güce rağmen yine de kolay olmayacak. Ne dersiniz? Şimdi biz bu kodları kapayıp da mı saklasak yoksa açıp da mı saklasak? ;-)

fazlamesai.net'e soralım: J2EE mi yoksa .NET mi?

FZ

MIT hocalarından Philip Greenspun tercihini .NET'ten yana kullanmış. Greenspun'ın 11 Nisan 2002 tarihli yorumlarından sonra en son 8 Mart 2005'te bir yorum gelmiş. Son 3 sene içinde gelen yorumlar ağırlıklı olarak .NET taraftarı yorumlar. Genel hava şu: Eğer bir sürü programcı çalıştırmak istiyorsanız, çok büyük şirketseniz, bol bol paranız varsa, vs. buyrun J2EE ile sistem geliştirin. Daha sıkı koşullar altında çalışıyorsanız şu anda .NET çok daha hızlı ve etkin sistem geliştirmeye ve programlamaya izin veriyor. Tabii buna itirazlar da var: EJB'den yola çıkarak J2EE'yi kötüleme hatasına düşmeyin! gibi. Bir başka yazılımcı ise "yahu bir satır kod değiştiriyoruz, application server'ı başlatmak 3 dakika sürüyor, el insaf" şeklinde şikayet ediyor.

IT sektörünün acar FM üyeleri bu konuda ne der? Acı dolu yazılım deneyimlerini bizimle paylaşmak isteyenler, hodri meydan, yanınızda rakamlarla gelin ve hangi platformu neden tercih ettiğinizi güçlü bir şekilde açıklayın.