Torvalds: Linux, yoluna devam edecek

0
anonim
Mart ayında Unix kodları telif haklarını elinde bulunduran SCO Group şirketinin IBM’i Linux’un Unix’e dayandığı ve IBM’in bu Unix kodlarını Linux’u geliştirmek için kullandığı iddiasıyla mahkemeye vermesi ve Linux kullanıcılarından telif ücreti tazmin edeceğini açıklamasının ardından Linux’un ‘bağımsız”lığı tartışmaya açıldı.

Linus Torvalds daha önce bir çok kereler Linux’un Unix kodlarıyla Berkeley Software Solution kodlarını paylaştıkları için akraba olduğunu ancak bunun bir bağlayıcılık içermediğini belirtmişti.

Torvald ile yapılan söyleşiyi de sizlere iletelim:
SCO-IBM arasındaki dava Linux’u nasıl etkiledi?

Torvalds: Bence etkisi sadece zaman kaybından ibarettir. Bu davadan etkileneceğini düşünüp endişelenenler olmuştur ama davanın Linux’a reel bir etkisi olmamıştır. Kesinlikle şunu diyebilirim ki, Linux’u geliştirme çabalarımıza herhangi bir etkisi olmadı, zira Linux’un ilk aşamasından şu son haline gelene dek tüm katkılar ve eklemeler açık ortamda geliştiği için herkes ne olduğunu biliyor.
Biz Linux’çular olarak Linux kodlarının nereden geldiğini ve buna bağlı olan telif haklarını çok iyi biliyoruz. Kanımca SCO’nun derdi kodların vesayeti değil; tek problemleri IBM ile aralarındaki kontrattan kaynaklanan bir problem. Ben IBM’in kontratları hakkında bilgi sahibi değilim.



Ancak iş IBM’in Linux’a neler katabileceği neler verebileceğine geldiğinde biz son derece dikkatli davranıyoruz. SCO’nun öne sürdükleri arasında ‘Read Copy Update’ kodu var ki onu bize telif haklarını elinde bulundurduğunu söyleyen IBM vermişti, ama biz bu kodu IBM’den alırken üstüne basa basa “bu kodların telifinin sende olduğunu açıkça göstermezsen almayız” demeyi de ihmal etmedik.


Linux’un geliştirilme aşamasında IP koruması sağlıyor musunuz?

Torvalds: Açıkça yok. Açık kaynak tayfası serbest takılmayı oldukça severler. Ancak işi yapan kişi olarak hepimiz telif hakkı olgusunu ciddiye alıyoruz. Telif hakkı bir anlamda bizim işimiz; ben şahsen telif hakları yasalarını çok iyi bilmek durumundayım. Ancak açık kaynağın doğası gereği bizim telif hakkı süreçlerimiz bir şirketinkisinden farklı işler.


SCO’nun sizin linux haklarınızı lisansa bağlaması ve kullanıcılardan ücret talep edeceğini açıklaması sizin telif haklarına bakışınızı değiştirecek mi?

Torvalds: Eğer tasarımlarda bir problem ortaya çıkarsa, açık kaynak olduğumuz için takip edebiliriz, ne olduğuna bakabiliriz, kim olduğunu görebiliriz, bu noktaya nasıl vardığını tespit edebiliriz, ki böylesi telif haklarının ihlali pek karşılaştığımız bir olay da değil zaten. Ana liste arşivlerinden gidilemeyen diğer sistemlerde iş daha kötü, çünkü o zaman telif hakkı ihlali alıp başını gidiyor; açık kaynakta ise biz girip takip edebiliyoruz.


SCO’nun iddiasını da gözönünde bulundurarak Linux ile ‘business solutions’ ortaklarına ne gibi önerileriniz olacak?
Torvalds: Şunu oturtumak lazım, SCO’nun davası kesinlikle telif hakları ya da IP ile ilgili değil. SCO ve CEO’ları Darl McBride, hadi ona şimdilik sevgili Darl diyelim bari, IP hakkında atıp tutsalar dahi, dava esasında SCO ile IBM arasındaki kontratlardaki anlaşmazlık üzerine. Ve IBM ve SCO arasındaki kontrat anlaşmazlıkları beni uzaktan yakından ilgilendirmiyor.
IBM’in bu konuyla uğraşan kendi avukatları var, onlar uğraşsınlar, ama SCO davasının Linux’la herhangi bir alakası yok. Kullanıcıları ise hiç ilgilendirmiyor.
SCO IBM’in kontratları ihlal ettiği imajını yaratmaya çalışıyor ve şimdi zaten IBM de bu telif haklarını AIX’e kaybedince, SCO’nun kimi dava edeceği bile açık değil. Ama bu Linux’u bağlamaz.


Sizce bu davanın tam da Linux’un kurumsal kullanıcılar arasında tutulmaya başlamasıyla arasında bir ilişki var mı? Diğer bir deyişle, SCO’nun zamanlamasını nasıl yorumluyorsunuz?

Torvalds: Garip, ben kalkıp da SCO’nun IBM’i dava edeceğini tahmin ediyordum diyemem, ama zamanlama düşündürücü. Amerika’da iş dünyasında bir noktalarda bir kar edinme durumları oldu mu, anında bir yerlerden dava açılıyor. Böyle bir gelenek var. Linux o derece büyüdü ki, artık üzerinden dava açarak para kazandıracak karlılığa ulaştı ve basın da bunu fırsat bilip davayı gündeme getirince, iş gösteriye döndü. Sonuçta böylesi bir davanın SCO gibi şirketten gelmesi şaşırtıcı değil, işleri iyi gitmiyor, karları düşüyor, kendilerini gündeme taşımak için başka çareleri yok.


Sizin bu davada herhangi bir arabulucu rolü üstlenmeniz olası mı?

Torvalds: Bu gerçekçi olmaz, ben bu tarz davalara müdahil olma taraftarı değilim, ben şimdi belki de iki taraftan biri için tanıklık etmek durumunda bile kalabilirim, büyük ihtimal IBM için olacak. Ama ben yine de bu davaya dahil olmak istemiyorum.


Çözüm ortaklarınızdan ne bekliyorsunuz, onların bakışı nedir?

Torvalds: Ben onlarla o kadar da içli dışlı değilim. Ancak tüm bildiğim bu dava hiç birinin umrunda değil. Burada benim yanımda çalışan teknik elemanların tek derdi kendilerinin herhangi bir telif hakkını çiğnememiş olmaları.


Geçtiğimiz günlerde Microsoft şu tartışmalı Münih ihalesini kazanmak için fiyatını yüzde 35 düşürdü. Microsoft’un Linux tehditine karşı geliştirdiği yeni stratejileri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Torvalds: Bu sorunun adresi ben değilim. Kanımca bir CA uzmanı ile görüşmeniz gerekiyor. Ben gerçekten de satış işleriyle uğraşmıyorum, iyi ki uğraşmıyorum, zira bu hiç benim ilgi alanım olmadı. Kısacası Microsoft beni ilgilendirmiyor.


Sizin Linux anlaşmaları için sistem sağlayıcıları ya da üreticileri tarafından arandığınız oluyor mu?

Torvalds: Ben müşterileri hiç görmem bile. Ticari işler benim anladığım işler değil. Ben kendi işime bakıyorum.


Bu nedenle mi bir üretici firma yerine, Open Source Development laboratuvarına katıllıyorsunuz?

Torvalds: Bana göre en önemlisi insanların bana güvenmesi. Benimle hemfikir olunması şart değil, ama insanların güvenini kazanmak isterim. Bunun içinde insanların beni neyin motive ettiğini bilmeleri lazım. Ve bu şirket ortamı değil.



İnsanların benim kararlarımı bir şirketin çıkarlarına göre değil, kendi ilkelerime göre verdiğimi bilmelerini isterim. Ben ticari bir kurumun stratejilerine göre çalışsaydım Linux için daha mı iyi olurdu? Hayır, bu Linux’un felsefesine aykırı olurdu.


Kaynak:www.cehennem.com


Görüşler

0
Teorisyen
Haberin kaynağı NTVMSNBC'dir.

Haberin aslına ise buradan [www.nt] erişebilirsiniz.

Saygılar....
0
sundance
1) Kaynağı bir başka türkçe site olan haberleri Fazlamesai'ye yollamayın, özellikle NTVMSNBC ve gazete haberleri konusunda daha da hassas davranmamız gerekiyor.

2) Yollayacaksanız bile, gerektiği gibi kaynak belirterek yollayın (Kaynak: Cehennem.com gibi değil, asıl kaynağıyla)

3) Kaynak belirtirseniz bile haberi bu şekilde bütün metnini copy paste yaparak yollamayın, sadece NTVMSNBC´de yayınlanan röportaja göre diyerek link verin.
0
Teorisyen
Ben yorumumu yazarken linki a takısı ile veriyorum
mesela,
köşeli parantez a href=http//www.... gibi...
ama görüyoruz ki benim bir önceki yorumdaki ntvmsnbc linkine tıkladığınızda
http://www.fazlamesai.net/"http://www.ntvmsnbc.com/news/225841.asptitle=/'http://www.nt/'/"
gibi bir şey açılıyor ve böylelikle site açılmıyor !

Şimdi sorularım :

1) Bu sorunu düzeltirseniz sevinirim...

2) Ne olacak bu Linux'un hali ?

Saygılar..
0
Nightwalker
2 ve 3 numaralı yorumlarına katılıyorum. Ancak Kaynağı türkçe olan bir haberi yollanmaması konusunda itirazım var. Eğer bu sitenin insanlara kaliteli bilgiyi az ve öz olarak sunmak gibi bir amacı varsa onlarca türkçe sitede onları dolaştırmak yerine bu sitede ilgilerini çeken kaliteli bilgiyi bulmak onların hakkıdır diye düşünüyorum.

Be The Source With You
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

gnuLinEx ile 'Bilgi Toplumu' Hedefleri

anonim

İspanya'nın federe eyaletlerinden biri olan Extremadura, özgür ve açık kaynak yazılımları üniversite, özel sektör, ve kamu işbiriliği ile destekleyen, geliştiren ve uyarlayan ilk yerel yönetimlerden biridir. 1997'den beri tekno-politik bir kararla süreç resmi yönetimin insiyatifi ile başlatılmış ve başarı ile sürdürülmüştür.

GNOME 2.6 beta1

roktas

GNU/Linux masaüstü cephesinde gelişmeler devam ediyor. Kısa bir süre önce yapılan KDE 3.2 duyurusundan sonra şimdi de GNOME 2.6 beta1 duyuruldu. Bu yeni sürümde benim bilgim dahilindeki en göze çarpıcı yenilik GtkFileChooser widget değişiklikleri. (2.6`yı kuran arkadaşların görsel deneyimlerini bekliyorum.)

Mandrake´den Gizemli açıklama!

ghanthar

Mandrake Linux un yaratıcısı Gael Duval tarafından Mdk Kulüpe bir mesaj atıldı.
"Mandrake Linux seçim özgürlüğü olduğu için
Mandrake Linux insanları güçlendirmek olduğu için
İnsanların hareket etme kapasitesi olduğu için
İnsanların yeni ürünlerle neler yaptığını izlemeyi sevdiğimiz için
Onu yıl sonuna doğru bir tatil hediyesi olarak yayımlayacağız"
Mdk Club'ta herkes bu aralar bunun ne olabileceğini konuşuyor. Hareketten bahsedildiği için herkesin ilk aklına gelen laptop veya cep bilgisayarı için özel bir sürüm. Bir ay daha beklememiz gerekecek sanırım ne olduğunu anlamak için.
Kaynak:LinuxMerkezi

WOOM: Window Object-Orientated Maker veya Windowmaker`in geleceği

m1a2

Gnustep cephesinde son aylarda yoğun bir hareketlilik gözleniyor. Ocak ayında Gnustep-base ve Gnustep-gui`nin üstüste duyurulan yeni sürümlerinden sonra ortaya çıkan önemli bir gelişmeyi gözden kaçırmışız. Windowmaker`in şef programcısı Alfredo Kojima`nın öncülüğünde bir grup, Gnustep-base ve Gnustep-gui library`lerinin kıvama geldiğini düşünmüş olacaklar ki 14 Ocak`ta Windowmaker`ın geleceğini de belirleyecek `WOOM: Window Object-Orientated Maker` projesine start verdiler. İşte oldukça ilginç bulduğum duyuru. Kojima, `Windowmaker`in yeterince popüler hale geldiğini ve artık projeyi ölçeklendirme (yani Gnustep`le birleştirme) zamanının geldiğini belirttikten sonra şöyle konuşmuş: (küçük değişikliklerle)

RAM Tabanlı Sabit Disk

malkocoglu

Bir borsa şirketinde çalışan arkadaş ile sohbetten paylaşıyorum:
Arkadaşımız, bir ABD finans şirketinde şöyle bir sistem geliştirmiş: Borsa sistemindeki yavaşlıklardan faydalanıp çabuk al/sat yaparak para kazanan otomatik bir program. Sistemin özellikleri: Veri tabanı: MySQL ; Işletim sistemi: Linux ; Disk: Rocket Disk
Sistemin mimarisinde çok ilginç bir ozellik, Linux'a bağlı kullanılan Rocket Disk markalı bir donanım birimi. Rocket Disk kendi belleği ile geliyor, ve bilgisayarın PCI girişi üzerinden işletim sistemine sabit disk gibi gözüküyor. Daha önceden solid state teknolojisi olarak duyduğum bu uygulamayı ilk kez gerçek hayatta kullanan birini görünce, tecrübelerini hemen gagaladım.
MySQL bir günlük veri için (8 GB'lik) veri tabanını tamamen rocket disk üzerine geçirmişler, ve tabii ki uygulamaları "kanatlanmış". Bir günlük al/sat işlemleri tamamen rocket disk üzerinde yapılıyor, ve saat 5'ten sonra (borsa kapanınca) rocket disk'teki veriler sabit diske geçiriliyor (zamanlı bir betik ile kolay, cron, perl, vs ile).