Paragent Artık Açık Kaynak

0
zekzekus
Dana önce bu haberde adı geçen Paragent firması, geliştirdiği Bilgi İşlem Birimlerinin, sorumlulukları altında olan bilgisayarları izlemelerine ve gerektiğinde müdahele etmelerine olanak sağlayan yazılımını artık açık kaynak modeli ile dağıtacağını duyurdu.

Bahsi geçen yazılım, istemci/sunucu mimarisi ile tasarlanmış. Ağdaki makineleri izlemek ile görevli bir sunucu yazılımı ve izlenecek bilgisayarlara kurulan bir "agent" programcıkdan ibaret. Sunucu üzerinde çalışan yazılım bir Common Lisp gerçekleştirimi olan SBCL üzerinde UnCommon Web çatısı ile geliştirilmiş. İstemciler üzerine kurulan program ise C++ ile geliştirilmiş.

Sistem, ajan programların bulundukları makina hakkındaki donanım ve yazılım bilgilerini toplayarak sunucuya göndermesi üzerine kurulu. Web tabanlı arayüzden ağınızdaki makinaların donanım bilgilerini görebiliyorsunuz ve belli durumlar için uyarıcı tanımlayabiliyorsunuz. Örnek olarak sabir disk doluluk oranı belli bir seviyeyi aştığında web arayüzünden bilgilendirilmeniz olası. Ayrıca web arayüzünden istediğinizde uzak masaüstü olarak istemcilerinize bağlanmanızda mümkün.

Henüz işlevleri vaad edilen düzeyde mi değil mi test edememiş olsam da incelemeye değer bir demo uygulaması mevcut. Sistemi indirip kurmakla uğraşamam diyenler ise 30 günlük deneme için üye olabilir ve ajan programcığı kendi sistemlerine kurarak yazılımı test edebilirler.

Görüşler

0
FZ
"Common Lisp gerçek hayatta ne işimize yarayacak ki?" sorusuna bir cevap daha ;-)
0
eevrim
Paragent yaziliminin destegini yerel olarak veriyoruz. Bilgi icin bilgi@core.gen.tr adresine eposta atabilirsiniz.
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

Neuromancer radyo tiyatrosu

sundance

Beğenerek takip ettiğimiz sitelerden Boing Boing'in haberine göre bir Neuromancer hayranı, BBC'nin yayınladığı iki saatlik radyo tiyatrosunu, mp3 olarak kendi sitesinden yayınlamaya başlamış.

Bilmeyenler için, Neuromancer, William Gibson'ın 1984 yılında yayınladığı ve bütün belli başlı bilim kurgu ödüllerini toplayan meşhur romanı. Matrix ve Cyberspace kavramlarının ilk kez telaffuz edildiği bu çığır açan romanın radyo tiyatrosunu Bittorrent üzerinden bulmanız mümkün. Ben dinledim, oldukça güzel yapmışlar. (Not: Haber yayınlandığı sırada sözkonusu torrent fazla kaynak tükettiği için yaından kaldırılmıştı. Fakat, yeteri kadar dağılmış 40Mb'lık neuroplay.zip dosyasını, dc, emule ya da torrent üzerinden aratabilirsiniz)

Müjde! Bilişimin arsa derdi çözülüyor...

bm

Biz burada Larry Wall'un davranışından felsefi manalar çıkartmaya, hem Malkoçoğlu rumuzu kullanıp hem beynelmilel seviyede kaliteli yazılar yazarak Türk'ün Türk kalarak sadece batılının sanılan oyunu oynabileceğini göstermeye ve bu nevi pek çok faydalı iş yapmaya çalışırken öbür taraftan birileri devletimizin aklına bilişimle ilgili birşeyler sokuyor. Buradaki habere göre Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun "Uygun yerde bedelsiz arsa tahsis etmeye ve Bakanlar Kurulu kararıyla enerji ve vergi muafiyeti gibi teşvikleri vermeye söz veriyoruz" demiş. Vergi muafiyetini anladım ama arsa ve enerji nereden çıktı? "Bilişim şirketlerinin toplanarak bir sanayi bölgesi kurmaları" teşvik edilecekmiş. Bana mı öyle geliyor yoksa "sanayi bölgeciliği" diye bir rant işi mi var Türkiye'de?

Internet yavaş, pahalı ve kesiliyor; ilginç donanım buraya getirilmiyor, iyi teknik kitap bulamıyoruz filan diye şikayet edildiğini duydum ama doğru dürüst iş yaptığını düşündüğüm bilişimcilerden "ah ah keşke bütün şirketler yanyana olsa" diye bir şey hiç duymadım. Pardon düzeltiyorum, hiçbir bilişimciden duymadım bunu. "Ne güzel ofis bilmemne maliyeti olmadan evimizden çalışabiliyoruz" yahut "net sağolsun bir sürü bilgili insanla dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar etkileşebiliyoruz" diyen çok bilişimci tanıyorum tabii. Bunun sebebi galiba benimle konuşan bilişimcilerle devletimizin aklına bu fikirleri sokan bilişimcilerin farklı olmaları.

Sizin aklınız eriyor mu "ithal veya yerli bilişim profesöründen gelir vergisi almayacağım", "telekom işini dehal halledeceğim", "bilişimde şirketleşmek artık 5 dakika", "Türk gençleri evde oturup annelerine çay yaptırıken ABD'nın yüksek katma değerli bilişim sektörününde yer almalı" gibi şeyler demek varken, "arsa tahsis edeceğim", "teşviği insana değil bölgeye vereceğim, siz bölgeye gelin", yani bir yerde efektif olarak "Türkler Türkler'le yakın durup hep Türkler'le konuşsunlar ki Türkiye dışında hiçbir yerde doğru olmayan doğrular üretelim" denmesine? Kimler bu insanların aklına bunları sokuyorlar Allah aşkına? Ben mi çok huysuz veya cahilim yoksa hakikaten ters bir perspektif mi bu?

Sex.com`un sahibi 65 milyon $ tazminat alacak

larweda

1994 yılında sex.com alan adını alan ve bir sene sonra Stephen Cohen`e çaldıran Gary Kremen, 5 yıl sonunda verilen mahkeme kararıyla 40 milyonu kazanç kaybı ve 25 milyonu da tazminat olmak üzere toplam 65 milyon $ tazminat almaya hak kazandı.

Minik hikayeler, linkler... [1]

conan

Madem uzun zamandır oturup da bir şeyler yazamıyorum, bari ilginç bulduğum haberleri derleyeyim de minik başlıklarla linkleyeyim diye düşündüm.

Gerçi bu tip haberlerin çoğu burada türkçe olarak çevrilip ya da link gösterilip yazılıyor ama yine de denemeye değer. Beğenilirse devam ederim, beğenilmezse de arşivde örnek kalır ;)

Tübitak-Ulakbim Yansı Hizmeti

anonim

Şubat 2006 itibarı ile Tübitak-Ulakbim açık kaynak kodlu geliştiriciler için yansı (mirror) hizmeti vermeye başladı. açık kaynak kodlu geliştirdiğiniz projeninizin www, ftp, rsync yansılarını UlakNet yansı sunucusunda tutulması için başvuru yapmanız yeterli.