Müzik ve Psikoloji

0
FZ
Boğaziçi Üniversitesinin Uludağ Üniversitesi ve TÜBİTAK ile birlikte düzenlediği bir etkinlikte konuşacak olan ve Max Planck Enstitüsü'nden gelen bilişsel bilim araştırmacısı Peter Keller'in 23 Kasım Cuma günü saat 15:00'da Kriton Curi salonundaki konferansına müzik, psikoloji ve bilişsel bilimler ile ilgilenen herkes davetlidir.
JOINT ACTION IN MUSIC PERFORMANCE

Peter Keller
Max Planck Institute for Human Cognitive and Brain Sciences, Leipzig, Germany

Abstract

Ensemble musicians coordinate their actions with remarkable precision. The ensemble cohesion that results is predicated upon group members sharing a common goal; a unified concept of the ideal sound. I will present research addressing three cognitive processes that enable musicians to realize such shared goals while engaged in musical joint action. The first process is auditory imagery; specifically, anticipating one's own sounds and the sounds produced by other performers. The second process, prioritized integrative attending, involves dividing attention between one's own actions (high priority) and those of others (lower priority) while monitoring the overall, integrated ensemble sound. The third process relates to adaptive timing, i.e., adjusting the timing of one's movements in order to maintain synchrony in the face of tempo changes and other, often unpredictable, events. The results of a new study that investigated how these three cognitive processes interact to determine coordination in piano duos will be reported.

İlgili Yazılar

GNU/Linux ile İnsanlığa Yardım: BOINC

anonim

SETI sistemini hepimiz hatırlarız: Boşta duran bilgisayarlara ekran koruyucu olarak kurulup, bilgisayar işlemcilerinin boş zamanını uzaydan gelen radyo sinyallerini işlemek için başkasına vakfettiğimiz bir sistem idi SETI. Fakat bilgisayarınızın atıl zamanınız ile dünyaya yardım etmek için tek proje SETI değil, hatta BOINC altayapısı ile Windows ya da GNU/Linux makinanınızı dünyada hesap gücüne ihtiyaç duyan bir bilimsel projenin hesap kümesine dahil etmeniz mümkün. Nasıl projeler mi var?

Bilim Tarihi Araştırmaları Çıktı

anonim

Merhaba,

Bir süre önce hazırlıklarını duyurduğumuz üç aylık bilim tarihi dergisi, "Bilim Tarihi Araştırmaları", "Başlarken" sayısı ile okurlarıyla buluşmak üzere hazır…

2005 yılı Einstein'ın "Özel Görelilik Teorisi"nin 100. yılı olması nedeniyle Dünya Fizik Yılı ilan edildi. "Başlarken" diyen bir bilim tarihi dergisinin bu başlığı es geçmesi mümkün değildi ve "Einstein" dosyamız da bu şartlarda doğdu.

Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi Bilim Tarihi Anabilim Dalı öğretim üyeleri Doç. Dr. Yavuz Unat ve Dr. Ayten Aydın Koç tarafından hazırlanan"Einstein Kronolojisi" hem Einstein'ın yaşamının önemli dönüm noktalarına işaret ediyor hem de Einstein araştırmacıları için bir kaynak olma özelliği taşıyor. Derginin diğer konularına gelince:

Sesiniz Sizi 30 Saniyede Ele Veriyor

FZ

İzlenimler yanıltıcı olabilir ama İsrailli araştırmacı Dr. Yoram Levanon bir kişiyi 30 saniye dinleyerek onun hakkında muazzam bilgiye sahip olabileceğini belirtiyor.

Ortağı Dr. Lan Lossos ile birlikte geliştirdikleri insan sesini analiz etme yöntemiyle 30 saniyelik ses kaydına bakarak konuşan kişinin temel kişiliğini, sevdiklerini, sevmediklerini ve gelişimsel bir bozukluğu olup olmadığını söylemenin mümkün olduğunu belirtiyorlar.

Bilgisayarlar ve Ses Tanımada Gelinen Son Nokta

FZ

SRI International'dan Kemal Sönmez 20 Aralık 2006'da yani öbür gün Boğaziçi Elektrik Elektronik Mühendisliği binasındaki "EE Lounge"da saat 15:00 - 16:30 arasında konuşma ve konuşmacı tanıma konusunda bir seminer verecek. Konuşmanın İngilizce özeti haberin devamındadır...

Dr. Güzeldere ile robotlar, yapay zekâ, bilişsel bilimler üstüne bir sohbet

FZ

Milliyet'ten Derya Sazak, Dr. Güven Güzeldere ile bir röportaj gerçekleştirmiş. Röportajda ele alınan konular arasında yapay zekâ, bilişsel bilimler, beyin ve zihin araştırmaları, Türkiye'deki akademik durumun dünyadaki yeri gibi konular var. Röportajdan birkaç çarpıcı kısmı alıntılamak gerekirse:

"Felsefi meseleleri ya da bilimle teknolojiyle ilgili şeyleri toplumdan, siyasetten bağımsız düşünmek imkânsız. Ama birinden ötekine giden yol uzun ve karmaşık olabiliyor. Duke Üniversitesi ile Boğaziçi Üniversitesi'ndeki değişim programı çerçevesinde bu yaz İstanbul'a gelerek bilişsel bilimler üstüne ders verdim. Dersimizin adı 'Tanrı üzerine düşünmek'ti. ABD'li ve Türk öğrencilerle zor ve karmaşık bir alanı, 'inanç dünyası konusunda nasıl düşünülebilir' sorusunu tartışmaya açtık. Eğer yolumuzu bulacaksak bazı varsayımlardan başlayıp sonuçlara ulaşacaksak, doğru düşünebilmeyi öğrenmemiz lazım. Bu bilimsel düşünmenin yöntemidir ama inanç dünyasına da uygulanabilir."